Boşanmada Kadının Hakları

Boşanma davaları ile ilgili olarak merak edilen konulardan birisi de ” Boşanmada Kadının Hakları ” olmaktadır. Boşanma sürecinde kadının haklarını bilmesi ve koruma adına Aile Hukukuna hakim olunması gerekir. Aksi durumda boşanmada kadın hakları hususunda hak kaybı yaşanması ihtimali oldukça yüksektir. Bu makalemizde boşanmada kadın hakları konusuna değineceğiz.

Boşanmada Kadının Hakları Nelerdir?

Evliliğin yasal olarak bitirilmek istenmesi sürecinde kadın, velayet, mal paylaşımı, nafaka ya da tazminat gibi bir çok konuda haklara sahiptir. Fakat bu hakların kullanılabilmesi için belirli koşullarında yerine getirilmesi gerekir. Boşanmada kadının hakları ile ilgili olarak hangi hakkın nasıl kullanılacağı hususunda ayrıntılı bilgiler vereceğiz.

Boşanma Davasında Kadının Mal Paylaşımı Hakkı Var Mıdır?

Boşanmalarda kadının mal paylaşımı hakkı, eşlerin seçmiş oldukları mal rejimi esasına göre yapılmaktadır. 2002 yılında yapılan düzenleme ile birlikte bu tarihten itibaren yapılan evliliklerde eşlerin farklı bir mal rejimi seçmemiş olmaları durumunda, yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimi olmaktadır. Buna göre boşanma davasının kadının mal paylaşımı hakkı edinilen malların yarısıdır. Burada kanun ortak mal ve kişisel mal ayırımı yapmaktadır. Evlilik içerisinde edinilen ev, araba, arsa gibi mallar ortak mal kapsamındadır ve boşanmada kadın hakları açısından mal paylaşımı hakkı bulunmaktadır.

Boşanmada Kadının Velayet Hakkı Var Mıdır?

Boşanma davalarında kadının hakları açısından elde edebilecekleri haklardan birisi de velayet hakkıdır. Fakat velayetin alınabilmesi için temel belirleyici unsur, çocuğun menfaatleri olması nedeniyle velayet hususunda boşanmada kadının haklarını koruyabilmesi için etkili bir savunma yapması gerekir. Bu noktada çocuğun anne ile yaşamasının çocuğun geleceği açısından daha olumlu olacağına hakimin kanaat getirmesi durumunda velayet için boşanmada kadının hakları korunabilmektedir.

Boşanmada Kadının Nafaka Alma Hakkı Nasıl Olur?

Boşanma davası sürerken ya da boşanma davası sonrası nafaka alabilmek, boşanmada kadının hakları arasında yer alan bir unsurdur. Boşanmada kadının nafaka alma hakkından yararlanabilmesi adına talep edeceği nafaka türüne göre belirli şartları sağlaması gerekir. Boşanma davası sürerken alınabilecek olan tedbir nafakasında herhangi bir şart aranmaksızın, kadının maddi zorluğa düşeceği durumlarda talep edilmesi ile alınabilir. Boşanamda kadının hakları açısından yoksulluk nafakası alınabilmesi içinse, boşanmayı getiren olaylardakadının eşinden daha az kusura sahip olması ya da kusursuz olması gerekir. Yani aldatma nedeniyle açılan boşanma davasında aldatan kadın kusurlu olacağından yoksulluk nafakası alamaz. İştirak nafakası ise çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması adına ödenen nafaka türüdür. Kadının iştirak nafakası alabilmesi için çocuğun velayetini almış olması gerekir. Çocuğun velayetini alan kadının, boşanmada iştirak nafakası alma hakkı vardır. Boşanmada kadının hakları açısından önemli bir unsur olan nafaka hususunda, etkili bir savunma yapılarak gerek çocuğun velayeti sonrası iştirak nafakası gerekse de eşinden daha az kusura sahip olunarak yoksulluk nafakası alınabilir.

Boşanmada Kadının Tazminat Hakkı Var Mıdır?

Boşanmada kadının hakları açısından bir diğer önemli konu ise tazminat hakkıdır. Medeni Kanun talep edilecek olan tazminat türüne göre farklı koşullar aramaktadır. Buna göre boşanmada kadının hakları arasında yer alan tazminata ilişkin olarak maddi tazminat talep edecek kadının, boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip olması ya da kusursuz olması gerekir. Boşanmada kadının hakları arasında manevi tazminat talep etme hakkı da yer alır. Boşanmada manevi tazminat talep edecek kadının, boşanmayı getiren gerekçede kişilik haklarının saldırıya uğramış olması gerekir. Ancak bu durumda kadın manevi tazminat almaya hak kazanabilir.

Boşanmak istiyorum Ne Yapmalıyım?

Evliliğin beklendiği gibi gitmediği ve ortak yaşam kurulmasını imkansız hale getiren unsurların varlığı durumunda bireyler boşanma davası açarak yasal olarak evliliklerini bitirebilmektedirler. Bu noktada boşanmak istiyorum diyen kişilerin açacakları boşanma davası, farklı türlerde olabilmektedir. Tarafların boşanma hususunda hem fikir olmaları ve tüm hukuki sonuçlarda uzlaşmaları sonucunda “anlaşmalı boşanma” gerçekleştirebilecekleri gibi boşanma sürecinde eşlerin anlaşamamaları durumunda “çekişmeli boşanma davası da açılabilir. Boşanmak istiyorum diyen kişiler açısından boşanma sürecinin sağlıklı yürüyebilmesi ancak açılacak boşanma davasında hukuki altyapının doğru kurulabilmesi ile mümkün olacaktır.

 

Anlaşmalı Boşanmak istiyorum

Anlaşmalı boşanma davaları, çekişmeli boşanma ile kıyaslandığında hem daha kısa sürede sonuçlanmaktadır hem de boşanma davası süreci daha kolay atlatılmaktadır. Anlaşmalı boşanmak istiyorum diyen kişilerin bu noktada eşleri ile anlaşmalı olarak boşanabilmeleri için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içerisinde hükmedilen “anlaşmalı boşanma şartlarını” yerine getirmeleri gerekir. Kanuna göre anlaşmalı boşanma şartları, eşlerin en az 1 yıldır evli olmaları, eşlerin tüm konularda uzlaşmış olmaları ve bu durumu imzalayacakları anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde tek tek beyan etmeleri ve son olarak açılacak anlaşmalı boşanma davasında duruşmalara katılmaları şeklindedir.

 

Çekişmeli Boşanmak istiyorum

Çekişmeli boşanma davaları, taraflardan birisinin boşanma yönünde irade sergilememesi ya da her iki taraf da boşanmak istese dahi boşanmanın hukuki sonuçları olan çocuğun velayetinin alınması, mal paylaşımı yapılması, nafaka talepleri veya tazminat talepleri gibi hususlarda anlaşamamaları durumunda açılacak olan boşanma davasıdır. Çekişmeli boşanmak istiyorum diyen bireylerin açacakları boşanma davası anlaşmalı boşanma davasına göre daha uzun sürede sonuçlanabilmektedir. Hukuki anlamda doğru yürütülen bir çekişmeli boşanma davası ortalama olarak 4 ile 6 celse arasında sürecektir. Bu da davanın 1 yıl içerisinde sonuçlanmasını sağlar. Diğer yandan çekişmeli boşanmak istiyorum diyen bireyler açısından dava sürecinde gerekli adımların hızlı ve doğru şekilde atılmaması davanın 3 4 yıl sürmesine neden olabileceği gibi davanın reddi durumu da ortaya çıkabilmektedir. O nedenle boşanmak istiyorum diyen kişi mutlaka bu süreçte uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almalıdır.

 

Boşanmak istiyorum Ne Yapmalıyım?

Öncelikle boşanma davası açılması için gerekli belgeler ile birlikte yetkili Aile Mahkemesine Başvuru yapılmalıdır. Boşanma davalarında Aile Mahkemeleri görevlidir. Aile Mahkemesi olmayan yerlerde ise bu dava, Aile Mahkemesi görevini üstlenen Asliye Hukuk Mahkemesinde açılabilir. Davanın açılacağı yer mahkemesi ise, eşlerin son altı ay içerisinde birlikte ikamet ettikleri bölgede bulunan mahkemelerdir. Boşanmak istiyorum ne yapmalıyım diyen kişiler, boşanma dilekçeleri ile birlikte yetkili mahkemeye başvuru yapmalıdır. Bilinmesi gerekir ki boşanma zor bir süreçtir ve hukuki boyutu doğru yürütülemez ise gerek maddi gerekse de manevi hak kayıpları ile karşılaşılması kaçınılmazdır.

 

En Kısa Sürede Boşanmak istiyorum

En kısa sürede boşanma ancak eşlerin boşanma sürecinde uzlaşmaları ve anlaşmalı boşanma davası açmaları ile mümkündür. Anlaşmalı boşanma davalarında boşanmak istiyorum diyen kişi açısından tek celsede boşanmak mümkündür. Bu noktada açılacak boşanma davasında hukuki altyapı doğru bir şekilde işletilmelidir. Aksi durumda en kısa sürede boşanmak istiyorum diyerek anlaşmalı boşanma davası açan kişinin açacağı dava daha uznu bir vadede sonuçlanabilir.

 

Karımdan Boşanmak istiyorum Ne Yapmam Gerekir?

Eşinden boşanmak isteyen kişiler boşanma dilekçesi ile birlikte yetkili Aile Mahkemesine başvuru yaparak bu isteklerinin sonuçlanması adına boşanma davası açabilirler. Boşanma davası açarken mutlaka Medeni Kanunda belirtilmiş bir boşanma nedenine sahip olunması gerekir. Kanun içerisinde hangi durumların boşanma için gerekli olan haklı nedenler olduğu ifade edilmektedir. Söz konusu kanun, boşanma nedenlerini, özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenleri olarak ayırmaktadır. Bu haklı boşanma nedenlerine sahip bireyler boşanma davası açarak evliliklerini yasal olarak sonlandırabilirler.

 

Hemen Boşanmak istiyorum Ne Yapmalıyım

Boşanmanın en kısa süre içerisinde gerçekleşmesi isteniyorsa, hemen boşanmak istiyorum diyen kişilerin eşleri ile her konuda uzlaşarak anlaşmalı boşanma yoluna gitmeleri gerekmektedir. Medeni Kanun hangi durumlarda anlaşmalı boşanma yapılabileceğini ifade etmiştir. Hemen boşanmak istiyorum diyen kişilerin de bu noktada anlaşmalı boşanma şartlarını yerine getirmeleri gerekir.

 

Kocamdan Boşanmak istiyorum Ne Yapmalıyım

Yasal Olarak evlilik birliğinin sonlandırılabilmesi için boşanma davası açılması gerekir. Kocamdan boşanmak istiyorum diyen bireyler de yetkili aile Mahkemesine boşanma dilekçesi ile birlikte başvuru yaparak boşanma istemleri için hukuki süreci başlatabilirler. Boşanma süreci zor ve karmaşık bir süreçtir. Bu süreç sonunda kocamdan boşanmak istiyorum diyen bireylerin yasal haklarını bilmeleri ve korumaları önemlidir. Zira boşanma sonrası çocuğun velayeti, mal paylaşımı, nafaka, tazminat gibi hususlarda sıklıkla hak kaybı yaşanabilmektedir.

 

Boşanmak istiyorum Ama Çocuğum var

Boşanmak istiyorum diyen kişilerin bu süreçte en fazla merak ettikleri konulardan birisi de boşanma sonrası çocuğun velayetini alıp almayacaklarıdır. Boşanma sonrası çocuğun velayetini almak isteyen kişiler bilmelidirler ki, boşanma davalarında velayet belirlenirken esas üzeirnde durulan unsur, çocuğun menfaatleridir. Bu anlamda hakim çocuğun hangi ebeveyn ile yaşamasının çocuk adına yararlı olduğuna karar verir ve çocuğun velayetini anneye ya da babaya verir. Boşanmak istiyorum ama çocuğum var diyen bireyler açılacak boşanma davasında etkili bir savunma yaparak çocuklarının velayetini alabilirler. Diğer yandan boşanma davalarında verilen velayet kararı kesin karar niteliğinde olmadığından boşanma davasından sonra velayeti alamayan kişiler de velayet davası açarak çocuğunun velayetini alma adına girişimde bulunabilmektedirler.

 

Boşanmak istiyorum Ama Gidecek Yerim Yok

Boşanmak isteyen kişilerin merak ettiği bir diğer konu ise boşanma sonrası yaşam ile ilgilidir. Bu hususta boşanan kişi, maddi olarak yoksulluğa düşecekse eğer, mahkemede nafaka talebinde bulunabilmektedir. Yoksulluk nafakası alabilmek için, talepde bulunan kişinin boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip olması ya da kusursuz olması gerekir. Lakin kimi zaman hakimler eşlere eşit kusur biçseler bile boşanma sonrası yoksulluk nafakası bağlayabilirler. Boşanmak istiyorum diyen kişilerin bu noktada velayeti almaları durumunda çocuk için de iştirak nafakası almaları mümkündür. İştirak nafakalarında herhangi bir şart olmaksızın sadece çocuğun velayetini almış olmak yeterlidir.

 

Tek Celsede Boşanmak istiyorum

Tek celsede boşanma gerçekleştirilebilmesi için açılacak boşanma davası şekil ve usul olarak çekişmeli boşanma davasından farklıdır. Anlaşmalı boşanma davası olarak adlandırılan bu boşanma davası türünde taraflar etkili bir boşanma süreci yönetimi yapılarak tek celsede boşanma gerçekleştirebilirler.

Boşanma Nedenleri

Evliliğin yasal olarak bitirilmesinin şartları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içerisinde açıklanmıştır. Buna göre boşanmak isteyen kişilerin haklı boşanma nedeni ile birlikte boşanma davası açması gerekir. Boşanma için öne sürülecek haklı boşanma nedenleri Kanunda Özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenleri olarak ayrılmaktadır. Bu makalemizde hangi durumların boşanmaya yol açacağı ve açılacak boşanma davası içerisinde boşanma nedeni olarak öne sürülebilecek gerekçelerin neler olduğu ile ilgili ayrıntılı bilgiler vereceğiz.

Boşanma Nedenleri

Aldatma Nedeniyle Boşanma

Aldatma nedeniyle boşanma kavramı, evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirine olan sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmediği durumlarda gerçekleşen boşanma şeklidir. Medeni Kanun taraflardan birisinin aldatma davranışı gerçekleşmesi durumunda boşanma davası açılabileceğine hükmeder. Buna göre aldatma nedeniyle boşanma davası açacak kişilerin dava içerisinde ispat yükümlülüğü vardır. Aldatma nedeniyle boşanma davalarında ispat aracı olarak tanık beyanları kullanılabileceği gibi farklı belge ve argümanlar da kullanılabilir. Örneğin Facebook, Whatsapp, instagram, gibi internet mecralarında yapılan konuşmalar, fotoğraf paylaşımları, durum güncellemeleri, mesaj içerikleri boşanma davasında delil olarak sunulabilir. Aldatma nedeniyle boşanma davalarında aldatan kişi kusurlu durumdadır. Aldatılan birey bu hususta maddi ve manevi tazminat talep edebileceği gibi aldatma olayının gerçekleştiği 3. kişiye de manevi tazminat davası açabilmektedir. Diğer yandan aldatan kişi kusurlu olduğu için yoksulluk nafakası talep edemez. Aldatma nedeniyle boşanma davası içerisinde etkili bir savunma yapılması noktasında bireylerin tutacakları boşanma avukatı onların sağlıklı bir şekilde boşanma gerçekleştirmelerine olanak sağlayacaktır. Nafaka tazminat, mal paylaşımı ve çocuğun velayeti gibi konularda hak kaybı yaşanmaması için aldatma nedeniyle boşanma davası açacak bireylere uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almaları önerilir.

Aldatma nedeniyle boşanma, günümüzde en fazla görülen boşanma nedenleri arasında yer alır.

Eşi Darp Etme, Eşe Şiddet Uygulama , Dayak Atma, Eşi Dövmek Nedeniyle Boşanma

Eşi tarafından darp edilen kişiler bu husustan dolayı boşanma davası açabilirler. Eşi darp etme nedeniyle boşanma davası açarken bireylerin yaşadıkları darp ya da şiddeti ispat etmeleri gerekir. Bu noktada eşi dövme ya da eşe dayak atma nedeniyle açılacak boşanma davalarında, şiddete maruz kalan kişiler tanık beyanları ile bu durumu ispat edebilecekleri gibi hastane ve karakol kaydı, darp raporu, darp nedeniyle suç duyurusu gibi belgelerle de bu ispatı yapabilirler. Özellikle kadına yönelik şiddet nedeniyle boşanma davaları son yıllarda ülkemizde sıklıkla karşılaşılmaktadır. Kadına yönelik şiddet nedeniyle boşanma davası açacak kişilerin dava içerisinde yaşadığı şiddet olayının bir daha yaşanmasının önüne geçilmesi adına bazı tedbirleri de hakimden talep edebilmektedir. Örneğin eşin evden uzaklaştırılması, şiddet uygulayan eşin, kadına ve çocuklara yaklaşmasının engellenmesi… gibi koruma kararları boşanma sürecinde alınabilmektedir.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma

Evlilik içerisinde yaşanılan hayata kast ya da eşi öldürme girişimi, boşanma nedenleri arasında yer alır. Tıpkı aile içi şiddet, eşi darp etme, eşe karşı fiziksel şiddet uygulama durumlarında olduğu gibi bu tür boşanma davalarında da koruma talepleri uygulanabilir. Hayata kast nedeniyle boşanma davası, yaşanılan durumun önemi nedeniyle daha kısa süre içerisinde sonuçlandırılabilir. Hayata kast nedeniyle boşanma davalarında hakimler aynı durumun bir daha yaşanmaması adına davanın elzem bir hal olduğu kanısından dolayı daha kısa sürede boşanma kararı vermektedir. Hayata kast boşanma nedenleri içerisinde bu tür bir durumlar karşılaşmış olan birey hukuki prosedürleri etkili bir şekilde yerine getirerek gerek boşanmanın en hızlı şekilde sonuçlanmasını sağlarken gerekse de boşanmadan doğacak yasal haklarının da korunmasını sağlar.

Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında yer alan bir başka davranış biçimi ise onur kırıcı davranış olmaktadır. Eşlerden birisinin diğer eşi küçük düşürmesi, başkalarının yanında ağır bir şekilde rencide etmesi, eşe sürekli olarak ağır hakaretlerde bulunması gibi davranışlar, onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma kapsamında yer alır. Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davalarında hakimler eşler arasında olan küçük sayılabilecek saygısızlıklardan ziyade yapılan davranışın karşı taraf açısından ağır olması durumunda boşanmaya hükmederler. Onur kırıcı davranış boşanma nedenleri için bir kaç örnek verilebilir. Örneğin eşlerden birisinin diğer eşin cinsel hayatına dair yaşadığı problemleri başkalarının yanında dile getirmesi, başkalarının yanında eşi yalancılıkla suçlama, eşi ailesinin yanında rencide etme, başkalarının yanında eşinin sorumsuz olduğunu beyan etme… gibi durumlar onur kırıcı davranış çerçevesinde değerlendirilmektedir. Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davalarında bireylerin bu davayı açabilmesi için onur kırıcı davranışın gerçekleşmesinden itibaren altı ay içerisinde dava açılmış olmalıdır. Aksi takdirde maruz kalınan davranışın affedildiği algısı olması nedeniyle bpianma davası açma hakkı düşecektir.

Eşin Suç İşlemesi Nedeniyle Boşanma

Eşin suç işlemesi durumu her zaman boşanma nedenleri arasında yer almaz. Bu durumun boşanma nedenleri arasında yer alabilmesi için işlenilen suçun yüz kızartıcı ya da küçük düşürücü bir suç olması ve bunun neticesine ortak yaşamın kurulmasının imkansız olması gerekir. Eşin suç işlemesi nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için yaşanabilecek durumlara örnek vermek gerekirse; eşin cinsel taciz suçu işlemesi, eşin uyuşturucu satıcılığı yapması, Eşin hırsızlık yapması… gibi durumlar örnek gösterilebilir.

Terk Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında yer alan durumlardan birisi de eşlerden birisinin ortak yaşamı sekteye uğratmak amacıyla evi terk etmesidir. Terk nedeniyle boşanma davası, diğer boşanma nedenleri gibi olmayıp kendisine has prosedürleri içerir. Terk nedeniyle boşanma davası açacak kişiler açısından öncelikle evi terk eden eşe ihtar gönderilmiş olması gerekir. Eşin evi terk etmesinin ardından 4. aydan itibaren eşe ihtar gönderilebilir. Gönderilen eve dön ihtarına 2 ay sonunda yanıt alınamaz ve eş eve dönmemiş ise terk nedeniyle boşanma davası açılabilir. Terk boşanma nedenleri farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Burada esas unsur ortak yaşam kurmayı reddetmek olarak algılanmalıdır. Bu tür bir davranış sergilendiğinde terk nedeniyle boşanma davası gerekli prosedürlerin de uygulanmasıyla yapılabilir. Terk nedeniyle boşanma kapsamında değerlendirilen durumlar;

a) Eşin Evi Terk Etmesi

Eşin evi terk etmesi sonucu boşanma davası açılabilmesi için eşin meşru bir neden olmaksızın evi terk etmesi gerekir. Örneğin askerlik görevi için eşin askere gitmesi durumu terk nedeniyle boşanma kapsamında yer almaz. Burada eşin evi terk etmesi durumunun, boşanma nedenleri içerisinde yer alabilmesi için, ortak yaşamı devam ettirmemek için eşin evden ayrılması gerekir.

b) Eşi Evden Kovmak

Eşi evden kovmak da terk nedeniyle boşanma kapsamında yer alır. Terk nedeniyle boşanma davaları sadece evi terk eden kişiye değil, eşini evden kovan kişiye de açılabilir. Burada ortak yaşam kurmayı reddeden kişi eşini evden kovan kişi olduğundan, eşini evden kovan birey, açılacak boşanma davasında kusurlu olacaktır.

c) Eşin Eve Girmesini Engellemek (Kilidi Değiştirmek)

Eşin eve girmesinin engellenmesi amacıyla kilidi değiştirme davranışı da terk nedeniyle boşanma kapsamında yer alır. Kilidi değiştirme sonucu taraflardan birisinin eve girmesinin engellenmesi durumunda terk nedeniyle boşanma davası açılabilir. Boşanma nedenleri arasında terk nedeniyle boşanma kapsamında yer alan bu davranışta, boşanma davası açılması durumunda kilidi değiştiren kişi kusurlu olmaktadır.

d) Eşi Ailesine Göndermek

Boşanma nedenleri arasında terk nedeniyle boşanma içerisinde yer alan bir başka davranış ise, eşi ailesine göndermek, eşin ailesini arayarak gelip almalarını söylemek gibi davranışlardır. Eşi ailesine gönderen birey terk nedeniyle açılacak boşanma davası içerisinde kusurlu taraf olmaktadır.

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında yer alan bir başka unsur ise taraflardan birisinin haysiyetsiz yaşam sürmesidir. Haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için “haysiyetsiz yaşam sürme” unsurunun süreklilik arz etmesi gerekir. Örneğin eşin uyuşturucu ya da madde bağımlısı olması bu bu bağımlılığın evlilik birliğini çekilemez kılması geerekir. Bu durumda haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Akıl hastalığı Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında yer alan unsurlardan birisi de eşlerden birisinin akıl hastalığı sahibi olmasıdır. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için akıl hastalığının evlilikten sonra oluşmuş olması gerekir. Zaten kanunlarımıza göre de akıl hastası bir kişinin evlenebilmesi mümkün değildir. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için söz konusu hastalığın tedavisinin mümkün olmaması gerekir. Akıl hastalığı sonucu boşanma davası açacak kişinin akıl hastalığını ispat etmesi gerekir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma

En fazla görülen boşanma nedenleri arasında yer alan durum şiddetli geçimsizliktir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma kavramı halk arasında sıklıkla dile getirilen bir tabir olup hukuki olarak karşılığı “evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma” olmaktadır. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmak isteyen kişiler bu husustar bir çok davranışı öne sürerek boşanma davası açabilirler. Boşanma nedenleri arasında en geniş kapsamlı gerekçe şiddetli geçimsizliktir. Öyle ki ortak yaşam kurulmasını engelleyen her durum şiddetli geçimsizlik kapsamında yer alabilir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında da hakim yaşanılan durumun evlilik birliğinin devamının sağlanıp sağlanamayacı ve ortak yaşam kurulup kurulamayacağı üzerinde durmaktadır. Medeni Kanun, ortak yaşam kurulmasının taraflardan beklenmeyecek şekilde evlilik birliğinin sarsıldığı durumlarda boşanma davası açılabileceğine hükmetmiştir.

Eşin Alkol Kullanması Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Boşanma nedenleri arasında alkol kullanımı tek başına bir neden olarak sayılamaz fakat, alkol kullanımının getirdiği davranışlar boşanma davasına konu olabilmektedir. Örneğin eşin sürekli alkol kullanması ya da eşin alkol bağımlısı olması sonucu evlilik birliği içerisindeki görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği noktada boşanma davası açılabilir.

Bir Kerelik Aldatma Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Boşanma nedenleri arasında yer alan aldatma davranışının kaç defa gerçekleştiğinin hukuki açıdan bir önemi yoktur. Aldatma nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için aldatılma olayının öğrenilmesinden sonra 6 ay içerisinde boşanma davası açılmalıdır. Aksi durumda aldatma nedeniyle boşanma davası açma hakkı düşecektir.

Güven Sarsıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Güven sarsıcı davranışlar evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan unsurlardan birisidir. Boşanma nedenleri içerisinde sıklıkla görülen güven sarsıcı davranış kaba tabiri ile evlilik içerisinde açıklanamayan davranışları ifade eder. Örneğin eşin gittiği yerleri söylemekten kaçınması, ya da açıklanamayan telefon görüşmeleri güven sarsıcı davrnaış olarak kabul edilir. Boşanma nedenleri içerisinde yer alan güven sarsıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılmak istenmesi durumunda öne sürülecek hukuki sebep, evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanmadır.

Yalan Nedeniyle Boşanma

Evlilik içerisinde eşlerden birisinin sürekli olarak yalan söylemesi de evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamında yer alır. Yalan söyleme nedeniyle boşanma davalarında hakim söz konusu tutum ve davranışların ortak yaşam kurulmasını engelleyip engellemediğine bakar.

Kumar Oynama Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Kumar oynamak tek başına boşanma nedeni değildir. Fakat eşin kumar oynaması sonucu evlilik içerisindeki görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği durumlarda boşanma nedenleri arasında kumar bağımlılığı gösterilerek boşanma davası açılabilir.

Eşin Psikolojik Tedavi Görmesi Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Psikolojik tedavi görme boşanma nedenleri arasında direk olarak öne sürülebilecek geçerli bir neden olmasa bile psikolojik tedavi görülen dönemde sergilenen davranışların evlilik birliğini temelden sarsması durumunda boşanma davası açılabilmektedir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınma – Cinsel İlişkiye Girmeme Boşanma Nedeni

Eşlerden birisinin meşru bir neden olmaksızın cinsel birlikteliğe girmemesi, eşiyle yatmama, cinsel ilişkiye girmekten kaçınma gibi durumlar da boşanma nedenleri arasında yer alır. Bu gibi durumlarda hakimler ortada meşru bir neden olup olmadığı üzerinde durur. Örneğin eşin regl olması nedeniyle cinsel ilişkiye girmek istememesi meşru bir neden olduğundan boşanma nedeni olarak öne sürülemez.

Eşi Ailesiyle Görüştürmeme Boşanma Nedeni Midir?

Boşanma nedenleri arasında yer alan bir başka unsur ise eşi ailesiyle görüştürmeme, eşin ailesiyle görüşmesini engelleme gibi davranışlardır. Bu gibi davranışlar evlilik birliğinin temelden sarsılması kapsamında değerlendirilir ve açılacak boşanma davası içerisinde hakim ortak yaşamın kurulmasını engelleyen bir durum olup olmadığını inceler.

Eşi Arkadaşları ile Görüştürmeme Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Eşi tarafından sosyal ortamlardan soyutlanan ve arkadaşları ile görüştürülmeyen kişiler bu tutumun ortak yaşam kurulmasını engellediği durumlarda boşanma davası açabilirler. Yine bu boşanma sebebiyle dava açılmak istenmesi durumunda hakim evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığına bakar.

Ev işlerini Yapmama Boşanma Nedeni Midir?

Her ne kadar Medeni Kanun evlilik içerisinde eşlerin eşit sorumluluğa sahip olduğuna hükmetse de pratikte ev işlerini yapmama davranışı sergileyen kadına boşanma davası açılabilmektedir. Ev işlerini yapmama nedeniyle boşanma davası açacak kişiler Medeni Kanunda yer alan evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilirler.

Erkeğin Çalışmaması Boşanma Nedeni Midir?

Evin geçimini sağlamakla yükümlü olan erkeğin, meşru bir neden olmaksızın çalışmaması ya da çalışmayı reddetmesi boşanma nedenleri arasında yer alır. Burada meşru bir neden olup olmaması asıl unsurdur. Yani erkeğin hali hazırda iş arıyor olması, işinden yeni ayrılmış olması, işinden kovulması gibi durumlar erkeğin çalışmaması nedeniyle boşanma kapsamında yer almaz.

Eşin Ailesine Hakaret Etme Boşanma Nedeni Midir?

Eşin ailesine hakaret boşanma nedenleri arasında yer alır. Burada da asıl bakılan durum eşin ailesine hakaret davranışının evliliği temelden sarsıp sarsmadığıdır. Eşin ailesine hakaret nedeniyle boşanma davası açacak kişiler Medeni kanunun 166. maddesi uyarınca ortak yaşamı kuramadıkları için dava açabilirler.

Baskı Nedeniyle Boşanma

Evlilik içerisinde yapılan baskılar, boşanma nedeni olarak öne sürülebilmektedir. Eşlerden birisinin diğer eşe yaptığı psikolojik baskı ya da psikolojik şiddet evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olacağından boşanma nedenleri arasında gösterilebilmektedir.

Çocuklarla ilgilenmeme Boşanma Nedeni Midir?

Evlilik içerisinde müşterek çocuğun ya da üvey çocuğun bakımı ve ilgisi için her iki eş de eşit sorumluluğa sahiptir. Bu noktada çocuklarla ilgilenmeme ya da çocuğa bakmama evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle çocuklarla ilgilenmeme durumunda boşanma davası açılabilir.

İlgisizlik Nedeniyle Boşanma

Son yıllarda en fazla görülen boşanma nedenleri arasında ilgisizlik yer almaktadır. İlgisizlik nedeniyle boşanma davaları 2014 yılında aldatma nedeniyle boşanma davalarından daha fazla görülmüştür. İlgisizlik nedeniyle boşanam davası açılırken, yaşanılan ilgisizlik durumu farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin eşlerden birisinin diğer eşe karşı ilgisiz olması durumu yaşanabileceği gibi, çocuklarla ilgilenmeme, eşin ailesine karşı ilgisizlik… gibi farklı durumlar da oluşabilmektedir. İlgisizlik nedeniyle boşanma davası açacak bireyler yine Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilirler.

Çocuk İstememe Boşanma Nedeni Midir?

Evlilik içerisinde taraflardan birisinin çocuk istememesi durumunda oluşacak evlilik birliğinin temelden sarsılması gibi bir sonuç, boşanma nedenleri arasında çocuk istememe davranışının da yer almasına sebep olur. Bu durumda boşanma davası açılabilmektedir.