Eşlerden Birisi Boşanmak İstemezse Ne Olur?

Yasal olarak evliliğin bitirilmek istenmesi durumunda eşlerin boşanma davası açmaları gerekmektedir. Boşanma süreci eşlerin ikisinin de boşanmak istemesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içerisinde belirlenmiş anlaşmalı boşanma şartlarının yerine getirilmesi durumunda anlaşmalı olarak sonlandırılabilir. Bu fakat bu süreçte eşlerden birisi boşanmak istemezse bu defa açılacak olan dava çekişmeli olarak yürütülecektir. Bu makalemizde eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur, eşlerden birisinin boşanmayı istememesi, eşlerden birisinin boşanmaya yanaşmaması gibi durumlar ve bu durumların ortaya çıkaracağı sonuçlar üzerinde duracağız.

Eşlerden Birisi Boşanmak İstemezse Ne olur?

Eşlerden birisi boşanmak istemezse, boşanmak isteyen eş, çekişmeli boşanma davası açarak bu boşanmayı gerçekleştirebilir. Çekişmeli boşanma davası açarak boşanma yönünde irade sergileyen eş, boşanma gerçekleştirebilmek adına ispat yükümlülüğünü yerine getirmelidir. Burada boşanmaya neden olan olayların ispatı davacının üzerindedir. Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur diye merak eden kişi açısından boşanma davasını açan eş, öne sürdüğü boşanma sebebini ispat ederek boşanabilir. Boşanmak isteyen eşin boşanmayı gerçekleştirebilmesi için mutlaka öne sürdüğü boşanma sebebini ispat etmesi gerekir. Aksi durumda hakim ortada boşanmayı gerektirecek bir husus olmadığı kanısıyla boşanma davasını reddeder.

Eşlerden Birisinin Boşanmayı İstememesi Durumunda Dava Reddedilir Mi?

Boşanma davasının reddi, evlilik içerisinde gerçekleşen olay ya da durumların ortak yaşam kurulmasını engellemeyecek derecede olduğu ya da boşanma için öne sürülen gerekçenin ispatının yapılamadığı durumlarda olur. Eşlerden birisinin boşanmayı istememesi tek başına davanın reddi için bir neden değildir. Burada boşanma davasını açan kişinin eşinden boşanması için öne sürdüğü haklı boşanma nedenini ispat etmesi yeterlidir. Örneğin aldatma nedeniyle boşanma davası açan kişi, eşi boşanmayı istemese de, aldatma unsurunu ispat ederek eşinden boşanabilir. Eşlerden birisinin boşanmayı istememesi durumunda dava reddedilir mi diye merak eden kişiler açısından davanın reddi ancak gerekli ispatın yapılmaması ile mümkün olmaktadır.

Taraflardan Birisi Boşanmak İstemese de Boşanma Gerçekleşir!

“Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur” diyen bireyler açısından taraflardan birisinin boşanmayı reddetmesi açılacak boşanma davasının sonucunu değiştirmemektedir. Burada boşanma davası açan ve boşanmak isteyen kişinin Medeni kanunda yer alan hukuki sebeplerden herhangi birisine sahip olması ve bunu ispat etmesi yeterlidir. Evlilikte eşlerden birisi boşanmak istemezse diğer eş boşanmayı istemesi durumunda boşanma davası içerisinde hakim kanaati oluşturarak boşanabilir. Boşanmak istemeyen eş bu noktada ancak davanın süresini uzatabilecek hareketlerde bulunabilir.

Boşanmak İstemeyen Eş Neler Yapabilir?

Eşlerden birisi boşanmak istemezse, açılmış bir boşanma davası içerisinde davanın reddini sağlamak adına süreci yürütecektir. Bu noktada boşanma davası açan eşin boşanma için öne sürdüğü sebebin boşanmayı gerektirmeyecek bir husus olduğu yönünde hakim kanaati oluşturulması gerekir. Davacının deliller ve tanıklar ile boşanmada öne sürdüğü hukuki sebebi ispatı durumunda boşanma gerçekleşeceğinden dolayı boşanmak istemeyen eş, bu durumun tersi yönde savunma yapmak zorundadır.

Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur diye merak eden kişiler açısından eşin boşanmak istememesi bir çok nedenden dolayı gerçekleşebilir. Bunlardan ilki boşanmak istemeyen eş, evliliğini ve eşni seviyordur ve boşanmaya yanaşmamaktadır. Bunun dışında eş eşine boşanma sonrası çocuğun velayeti vermek istememe, boşanma sonrası mal paylaşımından eşine pay vermek istememe, boşanma sonrası nafaka ve tazminat ödememe gibi nedenlerden de boşanmayı istemeyebilir. Veya boşanma sürecinde eşine karşı hissettikleri nedeniyle eşinin acı çekmesi adına boşanmayı yokuşa sürme gibi bir tutum içerisinde de olabilmektedir.

Boşanmak İstemeyen Eşe Karşı Ne Yapılmalıdır?

Eşlerden birisi boşanmaya kesin kararlı ise boşanmak istemeyen eşine karşı çekişmeli boşanma davası açabilmektedir. Bu durumda boşanmayı getiren olayların ispatı, boşanma sonrası varsa çocuğun velayetinin alınması, nafaka ve tazminat taleplerinin durumu, mal paylaşımı gibi hususlarda hak kaybına yaşamamak adına uzman bir boşanma avukatı ile çekişmeli boşanma sürecini yürütmelidir. Burada tutulacak olan boşanma avukatı yasal hakların korunması adına hukuki destek verecek olup gerek boşanma davasının istenilen şekilde sonuçlanması gerekse de boşanmadan doğacak olan hakların korunmasını sağlayabilecektir.

Anlaşmalı Boşanmak İstememe

Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur diye merak eden bireyler açısından anlaşmalı boşanmaya karar verilip, daha sonra eşlerden birisinin anlaşmalı boşanmak istememesi durumu da sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Anlaşmalı boşanma hızlı ve sağlıklı bir boşanma yapılması önemlidir. Anlaşmalı boşanmaktan vazgeçme gibi bir durumda, anlaşmalı boşanma çekişmeli boşanmaya dönebilir. Eşlerden birisinin boşanmaktan vazgeçmesi ya da anlaşmalı boşanmanın sonuçlarında uzlaşmaktan vazgeçmesi gibi bir durumda boşanmak isteyen eş boşanma davasını çekişmeli olarak yürütebilir. Burada da yine boşanmayı belirleyecek olan esas unsur, boşanma nedeninin Medeni kanunda yer alması ve boşanma nedeninin tanık ya da delillerle ispatıdır.

Evliliğin İptali Nasıl Yapılır?

4721 sayılı Medeni Kanun, taraflara yaptıkları evliliğin iptali hakkını tanımaktadır. Söz konusu kanuna göre evlilik iptali ancak gerekli şartlar sağlanması durumunda gerçekleşebilmektedir. Bu makalemizde evliliğin iptali davası nasıl açılır, evlilik nasıl iptal edilir, evliliğin iptali şartları ve hangi durumlarda evlilik iptal edilebilir konuları üzerinde duracağız.

Evliliğin İptali Nasıl Yapılır?

Evliliğin iptali için, evlilik iptali davası açılması gerekir. 4721 sayılı Medeni Kanun evliliğin iptali hususunda ancak haklı bir iptal sebebi olması durumunda evliliğin yasal olarak iptal edilebileceğine hükmeder. Bu noktada kanun evliliğin iptali için mutlak sebepler ve nispi sebepler öne sürülebileceğini belirtmektedir. Kanunun öngördüğü bu iptal sebeplerinin olmaması durumunda evliliğin iptali de mümkün olmaz.

Evliliğin İptali için Mutlak Sebepler

  • Evlenilen kişinin zaten evli olması durumunda evliliğin iptali davası açılabilir. Kanunun hükmettiği evlilik iptali mutlak sebepleri arasında evlenilen kişinin hali hazırda zaten evli olduğunun öğrenilmesi de yer almaktadır.
  • Evlenilen kişinin sürekli ayırt etme gücünden yoksun olması durumunda evliliğin iptali mümkündür. Bu durumda evliliği iptal etmek isteyen kişileri evlilik iptali davası açabilirler.
  • Evliliğe engel teşkil edecek ölçüde akıl hastalığının bulunması durumunda evliliğin iptali davası açılabilir. Akıl hastalığına sahip bir kişiyle yapılmış olan evliliklerde bu evliliğin iptali mümkündür.
  • Evliliğin iptali için öne sürülebilecek mutlak sebeplerden birisi de evlenilen kişinin, evliliği engelleyecek kadar hısım olmasıdır. Evlilik gerçekleştirilen kişinin hısım olması durumunda evlilik iptali davası açılabilir.

Evlilik nasıl iptal edilir diye merak eden kişilerin 4721 sayılı Medeni Kanun uyarınca evliliklerini iptal edebilecekleri mutlak sebepler bu şekilde sıralanabilmektedir. Evlilik iptali davası için mutlak sebepler dışında nispi sebepler de vardır.

 

Evliliğin İptali için Nispi Sebepler

  • Evlilik yapıldığı zaman evlenen taraflardan birisinin ayırt etme gücünden geçici yoksun olması durumunda evlilik iptali yapılabiblir. Geçici ayırt etme gücünden yoksunluk evlilik nasıl iptal edilir diye merak eden kişiler açısından öne sürülebilecek nispi nedenler arasında yer almaktadır.
  • Evlilik gerçekleşirken yanılmış olma hali de evlilik iptali davası için öne sürülebilecek nedenler arasında yanılma hali de yer almaktadır. Burada evlilik gerçekleştiren kişilerden birisi hiç evlenmeyi istememiş olabileceği gibi evlendiği kişi ile evlenmeyi istememiş olmasına rağmen yanılgıyla evlilik gerçekleşmiş olabilir. Yanılma hali olarak öne sürülebilecek durumlardan birisi de evlilik gerçekleştirilen kişide sahip olunduğu düşünülen bir özelliğin aslında olmadığının anlaşılması halidir. Bu durumda da evliliğin iptali davası açılabilir.
  • Evliliğin iptali davası için öne sürülecek nispi iptal sebeplerinden birisi de aldatılmış olmaktır. Burada evlendiği kişi tarafından ya da 3. bir kişi tarafından aldatılan ya da diğer bir ifadeyle kandırılan kişi evlilik iptali davası açabilmektedir.
  • Evlilik sürecinde eşlerden birisinin tehdit şantaj yolu ile evliliğe ikna edilmiş olması durumunda evliliğin iptali davası açılabilir. Burada evlenilen kişi direk olarak tehdit veya şantaja maruz kalabileceği gibi evlenen kişilerden birisinin yakınının tehdit veya şantaja maruz kalması durumunda da öne sürülebilecek nispi sebep sayılmaktadır.

Evliliğin İptali İçin Zaman Aşımı Var Mıdır?

Evlilik iptali davalarında zaman aşımı, öne sürülecek olan iptal sebebinin nispi ya da mutlak olmasına göre farklılık gösterir. Örneğin evliliğin iptali davası açacak bireylerin mutlak sebeplerden herhangi birisine sahip olması durumunda evlilik iptal davası için zaman aşımı yoktur. Evliliğin iptali için zaman aşımı, nispi nedenlerde ise 6 ay olarak öngörülmüştür. Evlilik iptali için öne sürülecek nispi nedenlerde altı ay içerisinde davanın açılmış olması gerekir. Örneğin eşin ailesini tehdit ederek evliliğe razı olmasının sağlanması durumunda bu tehdit unsurunun ortadan kalkmasından itibaren altı ay içerisinde evlilik iptali davası açılması gerekir. Nispi nedenle evlilik iptali davası açmak isteyen kişilerin bu altı aylık süre zarfında davayı açmamaları durumunda evliliğin iptali davası açma hakları düşer.

Evlilik Nasıl İptal Edilir?

Evlilik iptali için açılacak olan evliliğin iptali davası, tıpkı boşanma davalarında olduğu gibi Aile Mahkemelerinde açılmaktadır. Aile Mahkemesinin her yerde bulunmaması nedeniyle bu tür Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde evlilik iptali davası, Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılabilir. Evlilik nasıl iptal edilir diyen kişilerin bu davayı açmaları gereken yetkili mahkeme ise eşlerin birlikte ikamet ettikleri yerde bulunan mahkemelerdir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanma süreci içerisinde merak edilen hususlardan birisini de boşanma durumunda mal paylaşımı almaktadır. Boşanmada mal paylaşımı eşlerin bağlı oldukları mal rejimi doğrultusunda yapılmaktadır. Boşanmada mal paylaşımı ile ilgili olarak bu makalemizde boşanma davasında mal paylaşımı nasıl yapılır, mal paylaşım davası, mal paylaşımı esasları, boşanma sonrası mal paylaşımı, anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı gibi konulara değineceğiz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanmanın maddi sonuçlarından birisi de eşler arasında yapılacak olan mal paylaşımıdır. Evliliğin boşanma ile noktalanması yalnızca eşlerin fiziki olarak birbirlerinden ayrılmaları değil bunun yanı sıra ekonomik olarak da ortaklıklarının bitirilmesi anlamına gelmektedir. Bu noktada boşanmada mal paylaşımı hususu, en fazla anlaşmazlık yaşanılan durumlardan birisidir. Boşanmada mal paylaşımı yapılırken hukuki olarak eşlerin bağlı oldukları mal rejimi esasına göre eşler arası mal paylaşımı yapılmaktadır.

Kanuna göre eşler arasındaki yasal mal rejimi, “edinilmiş mallara katılma rejimi” olmaktadır. 2002 yılında yasada yapılan değişiklikten önce eşler mal ayrılığı rejimi esaslarına göre boşanmada mal paylaşımı yaparken, 2002 yılından sonra yapılan evliliklerde eşler aksi bir mal rejimi seçmedikleri sürece edinilmiş mallara katılma rejimi doğrultusunda mal paylaşımı yaparlar. 2002 yılından önceki evliliklerde ise 2002 yılına kadar olan kısım için mal ayrılığı 2002 yılından sonraki kısım için ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.

Boşanmada mal paylaşımı konusunda sıklıkla uzlaşmazlık yaşanmakta ve bireyler bu konu üzerinde kimi zaman hak kaybı ile karşılaşmaktadır. Boşanmada mal paylaşımı yapılırken hak kaybı yaşamamak adına hukuki bilgi ve deneyime ihtiyaç duyulması nedeniyle mutlaka boşanma avukatı tarafından destek alınması önerilir.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma davası ile evliliğini sonlandıracak olan çiftlerin,bu süreçte tüm konularda uzlaşmaları gerekir. Bu durum anlaşmalı boşanma şartları arasındadır ve eşlerin her konuda uzlaşma sağlamadan anlaşmalı boşanma gerçekleştirmeleri mümkün olmamaktadır. Eşler açısından uzlaşma sağlanması gereken konulardan birisi de anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı olmaktadır. Anlaşmalı boşanmalarda hakim eşlerin hangi hususta anlaştıklarına müdahale etmez. Eşler mal paylaşımına kendi aralarında karar verir ve boşanma protokolü içerisinde bu şekilde beyan ederler. Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı yapılırken sıklıkla hak kaybı yaşanabilmektedir. Özellikle eşlerin bir an önce boşanmak istemeleri gibi bir durumda yasal haklarından vazgeçmeleri görülebilmektedir.

Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı

Çekişmeli boşanma isminden de anlaşılabileceği gibi eşlerin boşanma sürecinde hukuki sonuçlar üzerinde uzlaşı sağlayamamalarıdır. Bu çekişmeye neden olan konulardan birisi de mal paylaşımı olabilmektedir. Evlilik içerisinde sahip olunan malların nasıl paylaşılacağı, boşanma sonrası hangi malın kime verileceği hususları çekişmeli boşanma davalarında sıklıkla yaşanan çekişme mevzularından birisidir. Burada çekişmeli boşanma davasında mal paylaşımı yapılırken eşlerin mal rejimlerine bakılır. Eşler evlenirken mal ortaklığı, mal ayrılığı gibi farklı mal rejimleri de seçebilmekle birlikte genellikle herhangi bir mal rejimi seçmemektedirler. Bu durumda boşanmada mal paylaşımı yapılırken evliliğiniz 2002 yılından sonra gerçekleşmişse yasal olarak mal rejiminiz edinilmiş mallara katılma olmaktadır. Evlilik 2002 yılından önce gerçekleşmiş ve eşler herhangi bir mal rejimi seçmemişler ise bu durumda çekişmeli boşanmada mal paylaşımı 2002 yılına kadar olan kısım için mal ayrılığı esasına göre, 2002 yılından sonrası için ise edinilmiş mallara katılma rejimi esaslarına göre yapılır.

Boşanmada Miras, Mal Paylaşımına Dahil Edilir Mi?

Boşanmada yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma olan evliliklerde yapılacak mal paylaşımlarında kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı yapılmaktadır. Buna göre edinilmiş mal kapsamında olan taşınır ve ya taşınmaz her mal eşler arasında ortak şekilde paylaştırılır. Burada miras kalan kişi açısından bu miras payı, kişisel mal kapsamındadır ve boşanmada mal paylaşımına dahil edilmez.

Fakat kalan mirastan elde edilen gelir, yine edinilmiş mal kapsamına girmektedir. Örneğin aileden kalan ev boşanmada mal paylaşımına dahil edilmezken, bu evin kira geliri ve bu gelirle alınmış olan diğer mallar edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında yer alır.

Nafaka Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Boşanma sürecinde merak edilen konulardan birisi de nafaka olmaktadır. Bu makalemizde nafaka ile ilgili bilinmesi gereken önemli noktalar hakkında bilgi verirken, nafakanın türleri, nafaka nasıl alınır, kimler nafaka alabilir, kimler nafaka alamaz, nafaka artırma davası, nafakayı kaldırma davası, nafakanın ödenmemesi, geçmişe dönük nafakanın alınması, nafakanın tahsil edilmesi gibi hususlar üzerinde duracağız.

Nafaka Nedir?

Nafaka, boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinden sonra maddi olarak zorluğa düşecek olan kişiye bağlanan ve her ay ödenmesi gereken para olarak ifade edilebilir. Her nafaka türü için farklı şartlar gerekir. Bu şartların yerine getirilmiş olması durumunda ancak alınabilir.

Nafaka Türleri Nelerdir?

Boşanma sonrası ve boşanma davası sürerken alınabilecek 3 farklı nafaka türü bulunmaktadır. Bunlardan ilki tedbir nafakası olmaktadır. Tedbir nafakası, boşanma davası sürerken eşlerden birisinin maddi anlamda zor duruma düşmesi durumu var ise, boşanma davalarında hakimden tedbir nafakası bağlanması istenebilir. Boşanma davası boyunca maddi olarak mağduriyet yaşayacak olan eşin tedbir nafakası talebi hakim tarafından değerlendirilir ve kendisine nafaka bağlanır. Tedbir nafakası yalnızca boşanma davası sürerken alınabilir. Boşanmanın kesinleşmesinden sonra tedbir nafakası ödenmez. Boşanma davası sona erdikten sonra alınabilecek iki farklı nafaka türü bulunur. Bunlar iştirak nafakası yani çocuk bakım nafakası ve yoksulluk nafakası olmaktadır. İştirak nafakası ve yoksulluk nafakası alabilmek için bu iki nafaka türünün gerektirdiği şartları sağlamak gerekir. Şimdi ayrıntılı olarak hangi nafaka türünün ne anlama geldiği ve nasıl alınabileceğini başlıklar halinde vereceğiz.

Tedbir Nafakası Nedir Tedbir Nafakası Nasıl Alınır?

Tedbir nafakası, boşanma davası sürerken eşlerden yoksulluğa düşecek olana verilecek olan nafaka türüdür. Tedbir nafakası alabilmek için boşanma davası sürecinde hayat standardı belirli ölçüde düşecek olan eşin hakimden tedbir nafakası talep etmesi gerekir. Uygulamada tedbir nafakası çoğunlukla kadınlar tarafından talep edilir. Kadın eş boşanma sürecinde çalışmıyor ise hakimden geçimini sağlamak adına tedbir nafakası talep eder. Tedbir nafakası geçici bir nafaka türüdür ve tedbir nafakasının ödenme süresi boşanma davasının sona ermesiyle dolar.

Yoksulluk Nafakası Nedir Yoksulluk Nafakası Nasıl Alınır?

Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası alınabilecek nafaka türlerinden birisidir. Yoksulluk nafakası ödenmesindeki amaç, evlilik içerisinde maddi bir gelire sahip olan eşin, boşanma sonrası bu maddiyattan mahrum kalması ve yoksulluğa düşmesidir. Yoksulluk nafakası alabilmek için belirli şartların yerine getirilmiş olması gerektiğine değinmiştik. Boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip olunması ya da kusursuz olunması durumunda yoksulluk nafakası alınabilir. Eşinden daha fazla kusura sahip kişiler yoksulluk nafakası alamazlar. Örneğin aldatma nedeniyle açılmış bir boşanma davasında aldatan eş yoksulluk nafakası alamaz. Burada yoksulluk nafakası alabilmek için boşanma sürecinin doğru bir şekilde yürütülmesi gerekir. Eşinden nafaka almak isteyen kişilerin boşanma davasını doğru yürütememeleri bu gelirden yoksun kalmalarına neden olacaktır. Aynı şekilde eşine nafaka ödemek istemeyen kişiler de boşanma davasını doğru şekilde yürütememeleri durumunda kendisinden daha fazla kusura sahip eşine yoksulluk nafakası ödemek mecburiyetinde kalabilirler. Kimi zaman boşanma davalarında hakim iki eşi de eşit kusurlu olarak görebilir. Bu durumda nafakaya hükmedecek olan hakim incelemeyi yaparak nafakanın ödenip ödenmemesi noktasında karar vermektedir. Eğer ki eşit kusur durumunda eşlerden birisinin yoksulluğa düşeceği belirlenmişse yoksulluk nafakası alabilir.

İştirak Nafakası Nedir İştirak Nafası Nasıl Alınır?

İştirak nafakası, çocuğun bakımının yapılabilmesi ve çocuğun bakımı için gerekli olan mali desteğin sağlanması adına ödenen nafaka türüdür. İştirak nafakası halk arasında çocuk bakım nafakası olarak da adlandırılır. İştirak nafakası almak için tek şart çocuğun velayetini almış olmaktır. Çocuğun velayetini alan kişiye hakim çocuğun temel ihtiyaçlarının sağlanması amacıyla iştirak nafakası ödenmesine hükmeder.

Kimler Nafaka Alabilir?

Boşanma sürecinde ve boşanma davası sonrası nafakayı alabilecek olan kişiler;

  • Düşük gelire sahip ya da geliri olmayan kişiler
  • İş akdi sona erdirilmiş, yani işten kovulmuş ya da işten çıkartılmış kişiler
  • Ev hanımları
  • Asgari ücretle çalışan eşler
  • Geçici işlerde çalışan düzenli bir işi ve geliri olmayan eşler yoksulluk nafakası alabilirler.

Kimler Nafaka Alamaz?

Boşanma sonrası yoksulluk nafakası alamayacak olan kişiler;

  • Resmi olarak evli olmasa da fiili olarak başkası ile evli gibi yaşayan kişiler
  • Belirli bir gelire sahip, boşanma sonrası yoksulluk çekmeyecek kişiler
  • Maaşı, aylık geliri, dul aylığı, emekli maaşı, yaşlılık maaşı gibi düzenli gelire sahip kişiler
  • Yeterli miktarda sosyal yardım alan, kira geliri olan, yurtdışından gelire sahip, işsizlik maaşı olan kişiler
  • Mesleği olan, mesleğini icra eden ve buna bağlı olarak belirli bir kazanca sahip kişiler
  • Memur olan eşler
  • Bankada belirli bir miktarda parası olan, faiz gelirine sahip eşler
  • Mesleğe sahip ya da belirli bir yeteneğe sahip fakat bunu isteyerek kullanmaktan imtina eden kişiler
  • Kumar bağımlısı eşler
  • Eşi ile aynı gelire sahip eş
  • Eşi yoksul olan eş boşanma sonrası yoksulluk nafakası alamaz.

Nafaka Artırma Davası

Boşanma davalarında nafaya ilişkin olarak verilen kararların kesin hüküm niteliği yoktur. Yani bu durum şu anlama gelir. Değişen hayat koşullarına bağlı olarak nafakada artırım ya da indirim yapılabilir. Hayat standartlarında yaşanabilecek değişikliğe göre bireyler nafakanın artırılması davası açabilirler. Örneğin çocuk için alınan nafaka, çocuğun okula başlaması ile artırılabilir. Çocuğun masraflarının artması, çocuk için alınanan nafakanın da artırılmasına sebep olacak nafakayı arttırma davası gerekçelerinden birisidir. Ya da yıllar içerisinde enflasyona bağlı olarak kira giderleri ve diğer giderlerin artması durumunda, hakimin hükmettiği nafakanın miktarı enflasyona yenik düşebilir. Bu durumda da nafaka artırma davası açılarak bu maduriyet giderilebilir. Ayrıca nafaka artırım davası açarak bireyler hakimden nafakanın her yıl enflasyona dayalı şekilde artırılmasını talep edebilirler. Bu durumda hakim nafakanın tefe tüfe artış oranlarına bağlı kalarak nafakanın her yıl arttırılması gerektiğine hükmeder.

Nafaka İndirme Davası ( Nafaka Azaltma Davası)

Nafakanın indirilmesi de değişen hayat koşullarına bağlı olarak mümkün olabilen bir durumdur. Örneğin nafakanın borçlusunun yaşam standarlarında oluşabilecek bir düşüş, maaş azalması, iş değişikliğine bağlı gelir azalışı gibi nedenler nafakanın indirilmesi davası açılabilmesine olanak sağlamaktadır.

Nafaka Kaldırtma Davası – Nafakanın İptali Davası

Nafakanın kaldırtılması da mümkün olabilen bir durumdur. Nafakanın alacaklısının, nafakayı alabilmek için gerekli şartları yerine getirmediği tespit edilirse, nafakanın borçlusu nafakanın iptali davası açabilir. Örneğin, nafaka ödenen eski eşin belirli bir gelire sahip olması, yeni bir işe girmesi, başkası ile evli gibi yaşaması… gibi durumlarda nafaka iptal davası açılabilir.

Geçmişe Dönük Nafaka Nasıl Tahsil Edilir?

Geçmişe dönük birikmiş nafaka borcu, nafaka borçlusundan icra yolu ile tahsil edilebilir. Nafaka borçlusunun nafakayı düzenli ödenememesinden ya da hiç ödememesinden kaynaklanan geçmişe dönük birikmiş nafakalar nafakanın türüne göre ilamlı ya da ilamsız icra takibi yapılması ile tahsil edilebilir.

Nafaka Ödememenin Cezası Nedir?

Nafaka borçlusu, her ay düzenli bir şekilde nafakasını ödemekle yükümlüdür. Burada nafakanın ödenmemesi durumunda alacaklı olan kişi icra yoluyla nafakanın tahsilini yapabilir. Nafaka ödememenin cezası ise, 3 aylık tazyik hapsi olmaktadır. Nafaka borçlusu nafakayı ödemez ise 3 aylık bir hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. 3 aylık tazyik hapsine mahkum edilen kişi, hapse girdikten sonra nafakayı ödeyerek hapis cezasını ortadan kaldırabilir. 3 aylık hapis cezasının yatılması durumunda ise nafaka ortadan kalkmamaktadır. Bu nafakanın borçlusu yine bu parayı ödemekle yükümlüdür. Burada nafakanın borçlusu nafakayı ödeyemeyecek maddi durumda ise nafakanın azaltılması ya da nafaka kaldırma davası açabilmektedir.

Nafaka Davası Avukatı

Nafakaya ilişkin yaşanan sorunların çözümü için bireyler nafaka davası avukatı ile iletişime geçerek yaşadıkları anlaşmazlığın hukuki olarak nihayete erdirilmesini sağlayabilirler. Nafaka davası avukatı, nafakanın artırılması, nafakanın kaldırılması, nafaka yükseltme ya da nafakanın indirilmesi gibi süreçlerde müvekkillerine hukuki destek vermektedir.

Boşanmada Nafaka ile İlgili Sıklıkla Merak Edilen Konular

Boşanırsam Nafaka Alabilir Miyim?

Boşanmada nafaka alabilmek için hangi nafaka türünü talep ettiğinize göre o nafakanın şartları gereklidir. Boşanma sonrası nafaka alabilir miyim diyen bireyler, yoksulluk nafakası alabilmek için eşinden daha fazla kusura sahip olmamalıdırlar. İştirak nafakası için ise çocuğun velayetini almak gerekir.

Çalışan Eş Nafaka Alabilir Mi?

Asgari ücretle çalışan eş, boşanma sonrası eşinden nafaka alabilir. Bununla ilgili olarak kimler nafaka alabilir başlığını okuyabilirsiniz.

Kusurlu Eş Nafaka Alabilir Mi?

Yoksulluk için alınacak nafakalarda eşinden daha fazla kusura sahip kişilerin nafaka talepleri karşılanmaz, çocuk için alınacak nafakalarda ise çocuğun velayetini almış olmak yeterlidir. İştirak nafakalarında kusur oranlarına bakılmaz.

Nafaka Ödemezsem Ne Olur?

Nafakanızı ödememeniz, tazyik hapsine çarptırılmanıza neden olacaktır. Burada nafakanızı ödeyemiyor olmanız durumunda nafakanın kaldırılması ya da nafaknın indirilmesi davası açabilirsiniz. Fakat gelirinizde bir değişiklik olmamasına rağmen nafakayı ödemekten imtina etmeniz durumunda, icra yoluyla nafaka sizden tahsil edilebileceği gibi,borcunuz nedeniyle 3 aylık tazyik hapsine de çarptırılabilirsiniz.

Boşanmada Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Boşanmalarda nafakanın ne kadar ödeneceğine ilişkin hakim, nafakayı ödeyecek kişinin geliri oranında bir miktara hükmetmektedir.

İştirak Nafakası Ne Kadar Süre Ödenir?

Çocuğun masrafları için ödenen iştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar ödenmektedir. Çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra eğitim hayatına devam etmesi durumunda ise eğitim hayatı bitene kadar iştirak nafakasının ödenmesi devam eder.

Nafakadan Nasıl Kurtulurum?

Nafaka borçlulularının en fazla merak ettiği konulardan birisi de hayat boyu nafaka ödeyip ödemeyecekleridir. Nafakanın hayat boyu ödenmemesi için bireyler nafakanın iptali davası açabilirler. Tabi ki burada nafakanın ödendiği kişinin nafaka alma şartlarını yerine getirmiyor olması gerekir.

Aldığım Nafaka Yetmiyor Ne Yapmalıyım?

Boşanma sonrası hakimin hükmettiği nafakanın miktarı yeterli olmuyor ise nafakanın artırılması davası açılması gerekir. Nafakanın artırılması davalarında miktarın artırılması için geçerli bir neden ortaya koyulması gerekir. Örneğin çocuğun okul masraflarının artması ya da kira bedeli, yaşamsal faaliyetlerin fiyatlarındaki artış… gibi nedenler öne sürülebilir.

Boşanma Davasının Reddi

Boşanma davası açan bireylerin, dava içerisinde öne sürdükleri hukuki sebebi ispat etmeleri gerekir. Bu hukuki sebepler aldatma (zina) terk, akıl hastalığı, hayata kast… gibi pek çok farklı boşanma nedenleri olabilmektedir. Boşanma davalarında davacı öne sürdüğü boşanma nedenini ispat edemez ise boşanma davası reddedilir. Boşanma davasının reddi durumunda ise 4721 sayılı Medeni Kanun, aynı boşanma nedeni ile 3 yıl içerisinde tekrar boşanma davası açılamayacağına hükmetmektedir. Bu makalemizde boşanma davasının reddi ve boşanma davası reddedilirse ne yapılması gerektiği konularını işleyeceğiz.

Boşanma Davasının Reddi Durumunda Tekrar Boşanma Davası Açılabilir mi?

Boşanma davası reddedilirse Medeni Kanuna göre aynı boşanma nedeni ile tekrar boşanma davası açılabilmesi için 3 yıl beklenmesi gerekir. Yani aldatma nedeniyle boşanma davası açan bireyler açısından, davaları içerisinde eşinin aldattığı hususu ispat edilemez ise boşanma davası reddedilir. Davacı açısından boşanma davasının reddi durumunda 3 yıl içerisinde tekrar aldatma nedeniyle boşanma davası açmak mümkün değildir. Aldatma nedeniyle boşanma davasının reddi durumunda başka bir hukuki sebep ile boşanma davası açılması için ise 3 yıl beklenmesine gerek yoktur.

Boşanma Davası Reddedilirse Ne Olur?

Boşanma davalarında hukuki sebebin ispat yükümlülüğü davacınındır. Bu noktada dava açacaklar açısından merak edilen konulardan birisi de boşanma davasının reddi durumunda ne olur hususudur. Boşanma davası reddedilirse aynı boşanma nedeni ile boşanma davası açılması için 3 yıllık bir sürenin beklenmesi gerekir. Bu 3 yıllık süre boşanmak istiyorum diyen bireye zaman kaybı anlamına gelecektir. O yüzden mutlak suretle boşanma davasının reddine neden olmayacak şekilde boşanma sürecinin hukuki anlamda doğru bir şekilde yürütülmesi gerekir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davasının Reddi

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel boşanma nedenleri arasındadır. O yüzden bir çok davranış evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin eşlerin şiddetli geçimsizlik yaşamaları, çocuk istememe, ilgisizlik, sevginin bitmesi, çocuk istememe… gibi bir çok durum ve davranış evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamındadır. Bu noktada açılacak boşanma davası Medeni Kanunun 166. Maddesine dayanacağından dolayı boşanma davasının reddi gibi bir durumda tekrar 166. Madde öne sürülerek boşanma davası açılamaz. Bunun için 3 yıl beklenmek durumundadır. O yüzden boşanamk istiyorum diyen kişilerin böyle bir durumlar karşılaşmadan önlemlerini almaları gerekir. Boşanma davasının reddi gibi bir durum ortaya çıkmaması için boşanma süreci doğru şekilde yürütülmelidir.

Boşanma Davası Neden Reddedilir?

Boşanma davası farklı nedenlerle reddedilebilir. Bunlardan ilki davacının boşanma sebebi olarak öne sürdüğü hukuki sebebi ispat edememesidir. Diğer bir boşanma davası ret nedeni ise usulde yapılacak yanlışlıklar nedeniyle boşanma davasının reddidir.

 

Boşanma Davası Nasıl Yürütülmelidir?

Boşanma davası süreci içerisinde gerekli hukuki prosedürlerin doğru bir şekilde yerine getirilmediği durumda açılacak boşanma davası reddedilecektir. O yüzden boşanmanın hukuki boyutu göz önüne alınmalı ve boşanma süreci uzman bir boşanma avukatı ile yürütülmelidir.

Boşanma Dilekçesi Nedir Nasıl Hazırlanır?

Boşanma davasının açılabilmesi adına hazırlanması gereken belgelerden birisi olan boşanma dilekçesi hakkında bu yazımızda boşanma dilekçesinin nasıl olması, boşanma dilekçesinin nasıl hazırlanması ve boşanma dilekçesinde nelere dikkat edilmesi gerektiği üzerinde duracağız. Öncelikle boşanma dilekçesi nedir ve bireylerin boşanmak için neden dilekçe hazırlamaları gerektiğine değinelim.

Boşanma Dilekçesi Nedir?

Boşanmak için 4721 sayılı Medeni Kanuna göre boşanma davası açılması gerekir. Yasal olarak evliliğin noktalanması sürecinde açılacak olan boşanma davası için, boşanmak isteyen kişi, Aile Mahkemesine boşanma dilekçesi ile başvuru yapmak durumundadır. Burada yetkli Aile Mahkemesi eşlerin son altı aydır birlikte ikamet ettikleri yerde bulunan mahkemelerdir. İkamet edilen yerde Aile Mahkemesinin bulunmaması durumunda ise boşanma dilekçesi Asliye Hukuk Mahkemesine verilir.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Boşanma dilekçesi hazırlayacak kişi açısından bu belgenin öneminin doğru anlaşılması gerekir. Zira boşanma dilekçesi açılacak olan davanın iskeletini oluşturur ve çocuğun velayeti, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat gibi bir çok konu açısından belirleyici olabilmektedir. O yüzden mutlaka hukuki anlamda kusursuz bir boşanma dilekçesi ile davanın açılması önerilir.

Burada boşanma dilekçesi nasıl hazırlanır diyen bireyler, hukuki destek alarak açacakları dava için uygun bir boşanma dilekçesi hazırlanmasını sağlamalıdır. Boşanma dilekçesinde yapılacak hatalar ya da eksiklikler biraz önce belirttiğimiz boşanmanın maddi ve manevi koşullarında hak kaybı yaşanmasına neden olabilir.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Olmalıdır?

Boşanma dilekçesi, boşanma nedeni, açılacak boşanma davasının türü gibi unsurlara bağlı olarak farklılık gösterecektir. Örneğin anlaşmalı boşanma için gerekli dilekçe ile çekişmeli boşanma için gerekli dilekçe birbirinden farklı olmalıdır. Ya da terk nedeniyle boşanma dilekçesi ile aldatma nedeniyle boşanam dilekçesi farklılıkdır.

Boşanma dilekçesi yazarken, boşanma dilekçesinde mutlaka kanunda yer alan haklı boşanma sebeplerinden birisinin boşanma gerekçesi olarak belirtilmesi gerekir. Bu da boşanma dilekçesinin hangi nedenle boşanma davası açıldığı zemininde değişiklik göstermesine sebep olur. Boşanma nedenine göre boşanma davası için gerekli prosedürler farklılık göstereceği için boşanma dilekçesi de evliliğe özel olarak hazırlanmış olmaldır.

Boşanma Davası Dilekçesi Yazarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boşanma davası dilekçesi hazırlarken bu belge içerisinde bireyler, evlilik içerisindeki boşanmayı getiren davranışların neler olduğu, boşanma sonrası varsa çocuğun velayeti, nafak ve tazminat talepleri gibi hususları açıkça belirtmelidir. Boşanma dilekçesinde dikkat edilmesi gereken hususlar, boşanma davasının süresini ve sonucunu etkileyecek olan konular olduğu için mutlaka hukuki anlamda kusursuz bir dilekçe hazırlanması önerilir. Ki boşanma dilekçesi hazırlanırken en fazla yapılan hatalardan birisi de gelişi güzel hazırlanmış olmasıdır.

Öncelikle boşanma davası dilekçesi kişiye özel olarak hazırlanmış olmalıdır. Her evlilikde boşanmayı getiren davranışlar birbirinden farklıdır. O halde yapalacak olan en büyük hata başka bir boşanma dilekçesi ile dava açmak olacaktır. Eşlerin mal rejimleri, boşanmayı getiren olayların nasıl cereyan ettiği, tazminat ya da nafaka talep edilip edilmeyeceği gibi önemli hususlar boşanma sonrası hak kaybı yaşanabilecek durumalr olduğu için evliliğe özel bir boşanma dilekçesi ile dava açılması daha doğru olacaktır.

Boşanma Dilekçesi Örneği

Boşanma davası açacak kişiler açısından yapılan hatalardan birisi de boşanma dilekçesi örneği üzerinden bireylerin kendi davalarını açmaları olmaktadır. Boşanma dilekçesi örneği günümüzde internet üzerinden kolaylıkla erişilebilen bir belgedir. Fakat internetten bulacağınız boşanma dilekçesi örneği, kim tarafından hazırlandığı belli olmadığı gibi hukuki açıdan doğru hazırlanıp hazırlanmadığı da tartışmaya açıktır. Bu nedenle bireylerin boşanma dilekçesi örneği ile davalarını açmalarındansa uzman bir boşanma avukatı ile bu belgeyi yazmaları, bu noktada hukuki destek almaları önerilir.

Sağlıklı bir boşanma davası süreci için öncelikle boşanma dilekçesi doğru bir şekilde yazılmış olmaldıır. Boşanmak istiyorum diyen bireyler de boşanma dileçesi yazarken hukuki altyapının doğru oluşturulup oluşturulmadığı üzerinde durmalıdırlar. Aksi halde boşanma davası reddedilebileceği gibi, davanın olması gerekenden daha uzun sürmesi ya da dava sonucunda çocuğun velayeti, mal paylaşımının nasıl yapılacağı, tazminat ve nafaka alınıp alınmayacağı konularında hak kaybı yaşanabilir.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Boşanma dilekçesi yazarken en önemli konulardan birisi de boşanma için öne sürülmesi gereken boşanma nedeninin doğru seçilmesidir. Boşanmayı getiren olayların ispatı, davayı açan kişidedir. O yüzden hukuki boşanma sebepleri arasından kendi yaşamış olduğu boşanma nedenini seçecek olan kişi boşanma dilekçesi içerisinde bu durumu doğru bir şekilde izah etmelidir. Bu anlamda boşanma dilekçesi nasıl yazılır diye merak eden bireylerin hazırlayacakları boşanma dilekçeleri de hukuki sebebin ne olduğuna göre farklı şekillerde olacaktır. Şimdi boşanma nedenleri ve bu nedenlere dayanarak hazırlanacak olan boşanma dilekçelerinin nasıl olması gerektiğine değineceğiz.

Boşanma Dilekçesi Avukatsız

Boşanma dilekçesi hazırlayacak bireyler mutlaka avukat aracılığı ile bu belgeyi hazırlasınlar. Burada hukuki altyapı doğru kurulamaz ise boşanma davası reddedilir. Bu da bireylerin 3 yıl içerisinde yeniden aynı nedenle boşanma davası açabilmelerinin önüne geçecektir. Boşanma dilekçesi avukatsız hazırlanır ise, hukuki anlamda yetersiz bir boşanma dilekçesi hazırlanmış olma olasılığı yüksek olacaktır. Bu da dava boşanma ile sonuçlansa bile, boşanmanın maddi ve manevi sonuçlarında hak kaybı yaşanmasına yol açabilir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Şiddetli geçimsizlik olarak bilinen durumun hukuki olarak karşılığı evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, ortak yaşam kurusulmasının taraflardan beklenmeyecek şekilde evlilik birliği temelinden sarsıldığında boşanma davası açılabileceğine hükmetmektedir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlamak isteyen kişiler de bu zeminde bir boşanma dilekçesi hazırlamalıdırlar. Kanunun 166. maddesi evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma hükümlerini içerir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında dilekçe yazarken bireyler, bu belgede kanunun 166. maddesini hukuki boşanma sebebi olarak öne sürmelidirler. Şiddetli geçimsizlik oldukça geniş bir kavramdır. Bir çok davranış ve tutum bu boşanma nedeni içerisinde yer alacaktır. Örneğin kadının ev işlerini yapmaktan kaçınması, erkeğin çalışmaktan kaçınması, cinsel sorunlar nedeniyle boşanma istemleri, çocuklarla ilgilenmeme, eşin ailesiyle olan sorunlar… gibi bir çok durum evliliğin temelinden sarsılmasına neden olacağı için şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlayacak olan kişiler kanunun bu maddesini öne sürerek boşanma istemiyle dava açabilirler.

Terk Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için gerekli hukuki prosedür, diğer boşanma nedenlerinden farklılık göstermektedir. Buna göre öncelikle hangi durumların terk kapsamında değerlendirildiği ve terk durumunda ne yapılması gerektiği bilinmesi gerekir. Terk nedeniyle boşanma için eşlerden birisinin ortak yaşam kurulmasını engellemek amacıyla bir takım davranışlar sergilemesi gerekir. Burada terk, sadece eşlerden birisinin evden ayrılması olarak algılanmamalıdır. Eşi evden kovmak, eşi ailesine göndermek, eşin eve girmesini engellemek amacıyla kilidi değiştirmek… gibi bir çok davranış terk sebebiyle boşanma davalarına konu olacaktır. Terk nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlamak isteyen bireylerin de bilmeleri gereken esas nokta, eşin ortak hayatı bitirme gayesiyle bu davranışı sergilemiş olması gerekir. Terk nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlamadan önce terk eden eşe, terk davranışından sonraki 4. aydan itibaren ihtar yapılır. Bu ihtar eşin tekrar ortak hayatı kurması gerektiği yönünde olur. 4. aydan itibaren yapılan dön çağrısına eşin 2 ay içerisinde olumlu karşılık vermemesi durumunda ise terk nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Aldatma nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlarken, aldatma olayının nasıl öğrenildiği, aldatmanın ne zaman öğrenildiği, aldatmaya ilişkin tanık ya da farklı bir ispat unsurunun olup olmadığı, dilekçe içerisinde beyan edilerek zengin bir boşanma dilekçesi hazırlanabilir. Burada aldatma nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için yerine getirilmiş olması gereken hususlar vardır. Örneğin aldatma eylemi öğrenildiğinden itibaren 6 ay içerisinde, aldatılan kişi dava açmak zorundadır. Eğer aldatmanın öğrenilmesinden sonra 6 ay içerisinde aldatılan kişi dava açmaz ise, bu sebeple boşanma davası açma hakkı düşer. O yüzden aldatma nedeniyle boşanma dilekçesi içerisinde mutlaka aldatmanın ne zaman öğrenildiği beyan edilmelidir.