Evliliğin İptali Nasıl Yapılır?

4721 sayılı Medeni Kanun, taraflara yaptıkları evliliğin iptali hakkını tanımaktadır. Söz konusu kanuna göre evlilik iptali ancak gerekli şartlar sağlanması durumunda gerçekleşebilmektedir. Bu makalemizde evliliğin iptali davası nasıl açılır, evlilik nasıl iptal edilir, evliliğin iptali şartları ve hangi durumlarda evlilik iptal edilebilir konuları üzerinde duracağız.

Evliliğin İptali Nasıl Yapılır?

Evliliğin iptali için, evlilik iptali davası açılması gerekir. 4721 sayılı Medeni Kanun evliliğin iptali hususunda ancak haklı bir iptal sebebi olması durumunda evliliğin yasal olarak iptal edilebileceğine hükmeder. Bu noktada kanun evliliğin iptali için mutlak sebepler ve nispi sebepler öne sürülebileceğini belirtmektedir. Kanunun öngördüğü bu iptal sebeplerinin olmaması durumunda evliliğin iptali de mümkün olmaz.

Evliliğin İptali için Mutlak Sebepler

  • Evlenilen kişinin zaten evli olması durumunda evliliğin iptali davası açılabilir. Kanunun hükmettiği evlilik iptali mutlak sebepleri arasında evlenilen kişinin hali hazırda zaten evli olduğunun öğrenilmesi de yer almaktadır.
  • Evlenilen kişinin sürekli ayırt etme gücünden yoksun olması durumunda evliliğin iptali mümkündür. Bu durumda evliliği iptal etmek isteyen kişileri evlilik iptali davası açabilirler.
  • Evliliğe engel teşkil edecek ölçüde akıl hastalığının bulunması durumunda evliliğin iptali davası açılabilir. Akıl hastalığına sahip bir kişiyle yapılmış olan evliliklerde bu evliliğin iptali mümkündür.
  • Evliliğin iptali için öne sürülebilecek mutlak sebeplerden birisi de evlenilen kişinin, evliliği engelleyecek kadar hısım olmasıdır. Evlilik gerçekleştirilen kişinin hısım olması durumunda evlilik iptali davası açılabilir.

Evlilik nasıl iptal edilir diye merak eden kişilerin 4721 sayılı Medeni Kanun uyarınca evliliklerini iptal edebilecekleri mutlak sebepler bu şekilde sıralanabilmektedir. Evlilik iptali davası için mutlak sebepler dışında nispi sebepler de vardır.

 

Evliliğin İptali için Nispi Sebepler

  • Evlilik yapıldığı zaman evlenen taraflardan birisinin ayırt etme gücünden geçici yoksun olması durumunda evlilik iptali yapılabiblir. Geçici ayırt etme gücünden yoksunluk evlilik nasıl iptal edilir diye merak eden kişiler açısından öne sürülebilecek nispi nedenler arasında yer almaktadır.
  • Evlilik gerçekleşirken yanılmış olma hali de evlilik iptali davası için öne sürülebilecek nedenler arasında yanılma hali de yer almaktadır. Burada evlilik gerçekleştiren kişilerden birisi hiç evlenmeyi istememiş olabileceği gibi evlendiği kişi ile evlenmeyi istememiş olmasına rağmen yanılgıyla evlilik gerçekleşmiş olabilir. Yanılma hali olarak öne sürülebilecek durumlardan birisi de evlilik gerçekleştirilen kişide sahip olunduğu düşünülen bir özelliğin aslında olmadığının anlaşılması halidir. Bu durumda da evliliğin iptali davası açılabilir.
  • Evliliğin iptali davası için öne sürülecek nispi iptal sebeplerinden birisi de aldatılmış olmaktır. Burada evlendiği kişi tarafından ya da 3. bir kişi tarafından aldatılan ya da diğer bir ifadeyle kandırılan kişi evlilik iptali davası açabilmektedir.
  • Evlilik sürecinde eşlerden birisinin tehdit şantaj yolu ile evliliğe ikna edilmiş olması durumunda evliliğin iptali davası açılabilir. Burada evlenilen kişi direk olarak tehdit veya şantaja maruz kalabileceği gibi evlenen kişilerden birisinin yakınının tehdit veya şantaja maruz kalması durumunda da öne sürülebilecek nispi sebep sayılmaktadır.

Evliliğin İptali İçin Zaman Aşımı Var Mıdır?

Evlilik iptali davalarında zaman aşımı, öne sürülecek olan iptal sebebinin nispi ya da mutlak olmasına göre farklılık gösterir. Örneğin evliliğin iptali davası açacak bireylerin mutlak sebeplerden herhangi birisine sahip olması durumunda evlilik iptal davası için zaman aşımı yoktur. Evliliğin iptali için zaman aşımı, nispi nedenlerde ise 6 ay olarak öngörülmüştür. Evlilik iptali için öne sürülecek nispi nedenlerde altı ay içerisinde davanın açılmış olması gerekir. Örneğin eşin ailesini tehdit ederek evliliğe razı olmasının sağlanması durumunda bu tehdit unsurunun ortadan kalkmasından itibaren altı ay içerisinde evlilik iptali davası açılması gerekir. Nispi nedenle evlilik iptali davası açmak isteyen kişilerin bu altı aylık süre zarfında davayı açmamaları durumunda evliliğin iptali davası açma hakları düşer.

Evlilik Nasıl İptal Edilir?

Evlilik iptali için açılacak olan evliliğin iptali davası, tıpkı boşanma davalarında olduğu gibi Aile Mahkemelerinde açılmaktadır. Aile Mahkemesinin her yerde bulunmaması nedeniyle bu tür Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde evlilik iptali davası, Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılabilir. Evlilik nasıl iptal edilir diyen kişilerin bu davayı açmaları gereken yetkili mahkeme ise eşlerin birlikte ikamet ettikleri yerde bulunan mahkemelerdir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanma süreci içerisinde merak edilen hususlardan birisini de boşanma durumunda mal paylaşımı almaktadır. Boşanmada mal paylaşımı eşlerin bağlı oldukları mal rejimi doğrultusunda yapılmaktadır. Boşanmada mal paylaşımı ile ilgili olarak bu makalemizde boşanma davasında mal paylaşımı nasıl yapılır, mal paylaşım davası, mal paylaşımı esasları, boşanma sonrası mal paylaşımı, anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı gibi konulara değineceğiz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanmanın maddi sonuçlarından birisi de eşler arasında yapılacak olan mal paylaşımıdır. Evliliğin boşanma ile noktalanması yalnızca eşlerin fiziki olarak birbirlerinden ayrılmaları değil bunun yanı sıra ekonomik olarak da ortaklıklarının bitirilmesi anlamına gelmektedir. Bu noktada boşanmada mal paylaşımı hususu, en fazla anlaşmazlık yaşanılan durumlardan birisidir. Boşanmada mal paylaşımı yapılırken hukuki olarak eşlerin bağlı oldukları mal rejimi esasına göre eşler arası mal paylaşımı yapılmaktadır.

Kanuna göre eşler arasındaki yasal mal rejimi, “edinilmiş mallara katılma rejimi” olmaktadır. 2002 yılında yasada yapılan değişiklikten önce eşler mal ayrılığı rejimi esaslarına göre boşanmada mal paylaşımı yaparken, 2002 yılından sonra yapılan evliliklerde eşler aksi bir mal rejimi seçmedikleri sürece edinilmiş mallara katılma rejimi doğrultusunda mal paylaşımı yaparlar. 2002 yılından önceki evliliklerde ise 2002 yılına kadar olan kısım için mal ayrılığı 2002 yılından sonraki kısım için ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.

Boşanmada mal paylaşımı konusunda sıklıkla uzlaşmazlık yaşanmakta ve bireyler bu konu üzerinde kimi zaman hak kaybı ile karşılaşmaktadır. Boşanmada mal paylaşımı yapılırken hak kaybı yaşamamak adına hukuki bilgi ve deneyime ihtiyaç duyulması nedeniyle mutlaka boşanma avukatı tarafından destek alınması önerilir.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma davası ile evliliğini sonlandıracak olan çiftlerin,bu süreçte tüm konularda uzlaşmaları gerekir. Bu durum anlaşmalı boşanma şartları arasındadır ve eşlerin her konuda uzlaşma sağlamadan anlaşmalı boşanma gerçekleştirmeleri mümkün olmamaktadır. Eşler açısından uzlaşma sağlanması gereken konulardan birisi de anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı olmaktadır. Anlaşmalı boşanmalarda hakim eşlerin hangi hususta anlaştıklarına müdahale etmez. Eşler mal paylaşımına kendi aralarında karar verir ve boşanma protokolü içerisinde bu şekilde beyan ederler. Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı yapılırken sıklıkla hak kaybı yaşanabilmektedir. Özellikle eşlerin bir an önce boşanmak istemeleri gibi bir durumda yasal haklarından vazgeçmeleri görülebilmektedir.

Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı

Çekişmeli boşanma isminden de anlaşılabileceği gibi eşlerin boşanma sürecinde hukuki sonuçlar üzerinde uzlaşı sağlayamamalarıdır. Bu çekişmeye neden olan konulardan birisi de mal paylaşımı olabilmektedir. Evlilik içerisinde sahip olunan malların nasıl paylaşılacağı, boşanma sonrası hangi malın kime verileceği hususları çekişmeli boşanma davalarında sıklıkla yaşanan çekişme mevzularından birisidir. Burada çekişmeli boşanma davasında mal paylaşımı yapılırken eşlerin mal rejimlerine bakılır. Eşler evlenirken mal ortaklığı, mal ayrılığı gibi farklı mal rejimleri de seçebilmekle birlikte genellikle herhangi bir mal rejimi seçmemektedirler. Bu durumda boşanmada mal paylaşımı yapılırken evliliğiniz 2002 yılından sonra gerçekleşmişse yasal olarak mal rejiminiz edinilmiş mallara katılma olmaktadır. Evlilik 2002 yılından önce gerçekleşmiş ve eşler herhangi bir mal rejimi seçmemişler ise bu durumda çekişmeli boşanmada mal paylaşımı 2002 yılına kadar olan kısım için mal ayrılığı esasına göre, 2002 yılından sonrası için ise edinilmiş mallara katılma rejimi esaslarına göre yapılır.

Boşanmada Miras, Mal Paylaşımına Dahil Edilir Mi?

Boşanmada yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma olan evliliklerde yapılacak mal paylaşımlarında kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı yapılmaktadır. Buna göre edinilmiş mal kapsamında olan taşınır ve ya taşınmaz her mal eşler arasında ortak şekilde paylaştırılır. Burada miras kalan kişi açısından bu miras payı, kişisel mal kapsamındadır ve boşanmada mal paylaşımına dahil edilmez.

Fakat kalan mirastan elde edilen gelir, yine edinilmiş mal kapsamına girmektedir. Örneğin aileden kalan ev boşanmada mal paylaşımına dahil edilmezken, bu evin kira geliri ve bu gelirle alınmış olan diğer mallar edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında yer alır.

Nafaka Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Boşanma sürecinde merak edilen konulardan birisi de nafaka olmaktadır. Bu makalemizde nafaka ile ilgili bilinmesi gereken önemli noktalar hakkında bilgi verirken, nafakanın türleri, nafaka nasıl alınır, kimler nafaka alabilir, kimler nafaka alamaz, nafaka artırma davası, nafakayı kaldırma davası, nafakanın ödenmemesi, geçmişe dönük nafakanın alınması, nafakanın tahsil edilmesi gibi hususlar üzerinde duracağız.

Nafaka Nedir?

Nafaka, boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinden sonra maddi olarak zorluğa düşecek olan kişiye bağlanan ve her ay ödenmesi gereken para olarak ifade edilebilir. Her nafaka türü için farklı şartlar gerekir. Bu şartların yerine getirilmiş olması durumunda ancak alınabilir.

Nafaka Türleri Nelerdir?

Boşanma sonrası ve boşanma davası sürerken alınabilecek 3 farklı nafaka türü bulunmaktadır. Bunlardan ilki tedbir nafakası olmaktadır. Tedbir nafakası, boşanma davası sürerken eşlerden birisinin maddi anlamda zor duruma düşmesi durumu var ise, boşanma davalarında hakimden tedbir nafakası bağlanması istenebilir. Boşanma davası boyunca maddi olarak mağduriyet yaşayacak olan eşin tedbir nafakası talebi hakim tarafından değerlendirilir ve kendisine nafaka bağlanır. Tedbir nafakası yalnızca boşanma davası sürerken alınabilir. Boşanmanın kesinleşmesinden sonra tedbir nafakası ödenmez. Boşanma davası sona erdikten sonra alınabilecek iki farklı nafaka türü bulunur. Bunlar iştirak nafakası yani çocuk bakım nafakası ve yoksulluk nafakası olmaktadır. İştirak nafakası ve yoksulluk nafakası alabilmek için bu iki nafaka türünün gerektirdiği şartları sağlamak gerekir. Şimdi ayrıntılı olarak hangi nafaka türünün ne anlama geldiği ve nasıl alınabileceğini başlıklar halinde vereceğiz.

Tedbir Nafakası Nedir Tedbir Nafakası Nasıl Alınır?

Tedbir nafakası, boşanma davası sürerken eşlerden yoksulluğa düşecek olana verilecek olan nafaka türüdür. Tedbir nafakası alabilmek için boşanma davası sürecinde hayat standardı belirli ölçüde düşecek olan eşin hakimden tedbir nafakası talep etmesi gerekir. Uygulamada tedbir nafakası çoğunlukla kadınlar tarafından talep edilir. Kadın eş boşanma sürecinde çalışmıyor ise hakimden geçimini sağlamak adına tedbir nafakası talep eder. Tedbir nafakası geçici bir nafaka türüdür ve tedbir nafakasının ödenme süresi boşanma davasının sona ermesiyle dolar.

Yoksulluk Nafakası Nedir Yoksulluk Nafakası Nasıl Alınır?

Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası alınabilecek nafaka türlerinden birisidir. Yoksulluk nafakası ödenmesindeki amaç, evlilik içerisinde maddi bir gelire sahip olan eşin, boşanma sonrası bu maddiyattan mahrum kalması ve yoksulluğa düşmesidir. Yoksulluk nafakası alabilmek için belirli şartların yerine getirilmiş olması gerektiğine değinmiştik. Boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip olunması ya da kusursuz olunması durumunda yoksulluk nafakası alınabilir. Eşinden daha fazla kusura sahip kişiler yoksulluk nafakası alamazlar. Örneğin aldatma nedeniyle açılmış bir boşanma davasında aldatan eş yoksulluk nafakası alamaz. Burada yoksulluk nafakası alabilmek için boşanma sürecinin doğru bir şekilde yürütülmesi gerekir. Eşinden nafaka almak isteyen kişilerin boşanma davasını doğru yürütememeleri bu gelirden yoksun kalmalarına neden olacaktır. Aynı şekilde eşine nafaka ödemek istemeyen kişiler de boşanma davasını doğru şekilde yürütememeleri durumunda kendisinden daha fazla kusura sahip eşine yoksulluk nafakası ödemek mecburiyetinde kalabilirler. Kimi zaman boşanma davalarında hakim iki eşi de eşit kusurlu olarak görebilir. Bu durumda nafakaya hükmedecek olan hakim incelemeyi yaparak nafakanın ödenip ödenmemesi noktasında karar vermektedir. Eğer ki eşit kusur durumunda eşlerden birisinin yoksulluğa düşeceği belirlenmişse yoksulluk nafakası alabilir.

İştirak Nafakası Nedir İştirak Nafası Nasıl Alınır?

İştirak nafakası, çocuğun bakımının yapılabilmesi ve çocuğun bakımı için gerekli olan mali desteğin sağlanması adına ödenen nafaka türüdür. İştirak nafakası halk arasında çocuk bakım nafakası olarak da adlandırılır. İştirak nafakası almak için tek şart çocuğun velayetini almış olmaktır. Çocuğun velayetini alan kişiye hakim çocuğun temel ihtiyaçlarının sağlanması amacıyla iştirak nafakası ödenmesine hükmeder.

Kimler Nafaka Alabilir?

Boşanma sürecinde ve boşanma davası sonrası nafakayı alabilecek olan kişiler;

  • Düşük gelire sahip ya da geliri olmayan kişiler
  • İş akdi sona erdirilmiş, yani işten kovulmuş ya da işten çıkartılmış kişiler
  • Ev hanımları
  • Asgari ücretle çalışan eşler
  • Geçici işlerde çalışan düzenli bir işi ve geliri olmayan eşler yoksulluk nafakası alabilirler.

Kimler Nafaka Alamaz?

Boşanma sonrası yoksulluk nafakası alamayacak olan kişiler;

  • Resmi olarak evli olmasa da fiili olarak başkası ile evli gibi yaşayan kişiler
  • Belirli bir gelire sahip, boşanma sonrası yoksulluk çekmeyecek kişiler
  • Maaşı, aylık geliri, dul aylığı, emekli maaşı, yaşlılık maaşı gibi düzenli gelire sahip kişiler
  • Yeterli miktarda sosyal yardım alan, kira geliri olan, yurtdışından gelire sahip, işsizlik maaşı olan kişiler
  • Mesleği olan, mesleğini icra eden ve buna bağlı olarak belirli bir kazanca sahip kişiler
  • Memur olan eşler
  • Bankada belirli bir miktarda parası olan, faiz gelirine sahip eşler
  • Mesleğe sahip ya da belirli bir yeteneğe sahip fakat bunu isteyerek kullanmaktan imtina eden kişiler
  • Kumar bağımlısı eşler
  • Eşi ile aynı gelire sahip eş
  • Eşi yoksul olan eş boşanma sonrası yoksulluk nafakası alamaz.

Nafaka Artırma Davası

Boşanma davalarında nafaya ilişkin olarak verilen kararların kesin hüküm niteliği yoktur. Yani bu durum şu anlama gelir. Değişen hayat koşullarına bağlı olarak nafakada artırım ya da indirim yapılabilir. Hayat standartlarında yaşanabilecek değişikliğe göre bireyler nafakanın artırılması davası açabilirler. Örneğin çocuk için alınan nafaka, çocuğun okula başlaması ile artırılabilir. Çocuğun masraflarının artması, çocuk için alınanan nafakanın da artırılmasına sebep olacak nafakayı arttırma davası gerekçelerinden birisidir. Ya da yıllar içerisinde enflasyona bağlı olarak kira giderleri ve diğer giderlerin artması durumunda, hakimin hükmettiği nafakanın miktarı enflasyona yenik düşebilir. Bu durumda da nafaka artırma davası açılarak bu maduriyet giderilebilir. Ayrıca nafaka artırım davası açarak bireyler hakimden nafakanın her yıl enflasyona dayalı şekilde artırılmasını talep edebilirler. Bu durumda hakim nafakanın tefe tüfe artış oranlarına bağlı kalarak nafakanın her yıl arttırılması gerektiğine hükmeder.

Nafaka İndirme Davası ( Nafaka Azaltma Davası)

Nafakanın indirilmesi de değişen hayat koşullarına bağlı olarak mümkün olabilen bir durumdur. Örneğin nafakanın borçlusunun yaşam standarlarında oluşabilecek bir düşüş, maaş azalması, iş değişikliğine bağlı gelir azalışı gibi nedenler nafakanın indirilmesi davası açılabilmesine olanak sağlamaktadır.

Nafaka Kaldırtma Davası – Nafakanın İptali Davası

Nafakanın kaldırtılması da mümkün olabilen bir durumdur. Nafakanın alacaklısının, nafakayı alabilmek için gerekli şartları yerine getirmediği tespit edilirse, nafakanın borçlusu nafakanın iptali davası açabilir. Örneğin, nafaka ödenen eski eşin belirli bir gelire sahip olması, yeni bir işe girmesi, başkası ile evli gibi yaşaması… gibi durumlarda nafaka iptal davası açılabilir.

Geçmişe Dönük Nafaka Nasıl Tahsil Edilir?

Geçmişe dönük birikmiş nafaka borcu, nafaka borçlusundan icra yolu ile tahsil edilebilir. Nafaka borçlusunun nafakayı düzenli ödenememesinden ya da hiç ödememesinden kaynaklanan geçmişe dönük birikmiş nafakalar nafakanın türüne göre ilamlı ya da ilamsız icra takibi yapılması ile tahsil edilebilir.

Nafaka Ödememenin Cezası Nedir?

Nafaka borçlusu, her ay düzenli bir şekilde nafakasını ödemekle yükümlüdür. Burada nafakanın ödenmemesi durumunda alacaklı olan kişi icra yoluyla nafakanın tahsilini yapabilir. Nafaka ödememenin cezası ise, 3 aylık tazyik hapsi olmaktadır. Nafaka borçlusu nafakayı ödemez ise 3 aylık bir hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. 3 aylık tazyik hapsine mahkum edilen kişi, hapse girdikten sonra nafakayı ödeyerek hapis cezasını ortadan kaldırabilir. 3 aylık hapis cezasının yatılması durumunda ise nafaka ortadan kalkmamaktadır. Bu nafakanın borçlusu yine bu parayı ödemekle yükümlüdür. Burada nafakanın borçlusu nafakayı ödeyemeyecek maddi durumda ise nafakanın azaltılması ya da nafaka kaldırma davası açabilmektedir.

Nafaka Davası Avukatı

Nafakaya ilişkin yaşanan sorunların çözümü için bireyler nafaka davası avukatı ile iletişime geçerek yaşadıkları anlaşmazlığın hukuki olarak nihayete erdirilmesini sağlayabilirler. Nafaka davası avukatı, nafakanın artırılması, nafakanın kaldırılması, nafaka yükseltme ya da nafakanın indirilmesi gibi süreçlerde müvekkillerine hukuki destek vermektedir.

Boşanmada Nafaka ile İlgili Sıklıkla Merak Edilen Konular

Boşanırsam Nafaka Alabilir Miyim?

Boşanmada nafaka alabilmek için hangi nafaka türünü talep ettiğinize göre o nafakanın şartları gereklidir. Boşanma sonrası nafaka alabilir miyim diyen bireyler, yoksulluk nafakası alabilmek için eşinden daha fazla kusura sahip olmamalıdırlar. İştirak nafakası için ise çocuğun velayetini almak gerekir.

Çalışan Eş Nafaka Alabilir Mi?

Asgari ücretle çalışan eş, boşanma sonrası eşinden nafaka alabilir. Bununla ilgili olarak kimler nafaka alabilir başlığını okuyabilirsiniz.

Kusurlu Eş Nafaka Alabilir Mi?

Yoksulluk için alınacak nafakalarda eşinden daha fazla kusura sahip kişilerin nafaka talepleri karşılanmaz, çocuk için alınacak nafakalarda ise çocuğun velayetini almış olmak yeterlidir. İştirak nafakalarında kusur oranlarına bakılmaz.

Nafaka Ödemezsem Ne Olur?

Nafakanızı ödememeniz, tazyik hapsine çarptırılmanıza neden olacaktır. Burada nafakanızı ödeyemiyor olmanız durumunda nafakanın kaldırılması ya da nafaknın indirilmesi davası açabilirsiniz. Fakat gelirinizde bir değişiklik olmamasına rağmen nafakayı ödemekten imtina etmeniz durumunda, icra yoluyla nafaka sizden tahsil edilebileceği gibi,borcunuz nedeniyle 3 aylık tazyik hapsine de çarptırılabilirsiniz.

Boşanmada Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Boşanmalarda nafakanın ne kadar ödeneceğine ilişkin hakim, nafakayı ödeyecek kişinin geliri oranında bir miktara hükmetmektedir.

İştirak Nafakası Ne Kadar Süre Ödenir?

Çocuğun masrafları için ödenen iştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar ödenmektedir. Çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra eğitim hayatına devam etmesi durumunda ise eğitim hayatı bitene kadar iştirak nafakasının ödenmesi devam eder.

Nafakadan Nasıl Kurtulurum?

Nafaka borçlulularının en fazla merak ettiği konulardan birisi de hayat boyu nafaka ödeyip ödemeyecekleridir. Nafakanın hayat boyu ödenmemesi için bireyler nafakanın iptali davası açabilirler. Tabi ki burada nafakanın ödendiği kişinin nafaka alma şartlarını yerine getirmiyor olması gerekir.

Aldığım Nafaka Yetmiyor Ne Yapmalıyım?

Boşanma sonrası hakimin hükmettiği nafakanın miktarı yeterli olmuyor ise nafakanın artırılması davası açılması gerekir. Nafakanın artırılması davalarında miktarın artırılması için geçerli bir neden ortaya koyulması gerekir. Örneğin çocuğun okul masraflarının artması ya da kira bedeli, yaşamsal faaliyetlerin fiyatlarındaki artış… gibi nedenler öne sürülebilir.

Boşanma Davasının Reddi

Boşanma davası açan bireylerin, dava içerisinde öne sürdükleri hukuki sebebi ispat etmeleri gerekir. Bu hukuki sebepler aldatma (zina) terk, akıl hastalığı, hayata kast… gibi pek çok farklı boşanma nedenleri olabilmektedir. Boşanma davalarında davacı öne sürdüğü boşanma nedenini ispat edemez ise boşanma davası reddedilir. Boşanma davasının reddi durumunda ise 4721 sayılı Medeni Kanun, aynı boşanma nedeni ile 3 yıl içerisinde tekrar boşanma davası açılamayacağına hükmetmektedir. Bu makalemizde boşanma davasının reddi ve boşanma davası reddedilirse ne yapılması gerektiği konularını işleyeceğiz.

Boşanma Davasının Reddi Durumunda Tekrar Boşanma Davası Açılabilir mi?

Boşanma davası reddedilirse Medeni Kanuna göre aynı boşanma nedeni ile tekrar boşanma davası açılabilmesi için 3 yıl beklenmesi gerekir. Yani aldatma nedeniyle boşanma davası açan bireyler açısından, davaları içerisinde eşinin aldattığı hususu ispat edilemez ise boşanma davası reddedilir. Davacı açısından boşanma davasının reddi durumunda 3 yıl içerisinde tekrar aldatma nedeniyle boşanma davası açmak mümkün değildir. Aldatma nedeniyle boşanma davasının reddi durumunda başka bir hukuki sebep ile boşanma davası açılması için ise 3 yıl beklenmesine gerek yoktur.

Boşanma Davası Reddedilirse Ne Olur?

Boşanma davalarında hukuki sebebin ispat yükümlülüğü davacınındır. Bu noktada dava açacaklar açısından merak edilen konulardan birisi de boşanma davasının reddi durumunda ne olur hususudur. Boşanma davası reddedilirse aynı boşanma nedeni ile boşanma davası açılması için 3 yıllık bir sürenin beklenmesi gerekir. Bu 3 yıllık süre boşanmak istiyorum diyen bireye zaman kaybı anlamına gelecektir. O yüzden mutlak suretle boşanma davasının reddine neden olmayacak şekilde boşanma sürecinin hukuki anlamda doğru bir şekilde yürütülmesi gerekir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davasının Reddi

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel boşanma nedenleri arasındadır. O yüzden bir çok davranış evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin eşlerin şiddetli geçimsizlik yaşamaları, çocuk istememe, ilgisizlik, sevginin bitmesi, çocuk istememe… gibi bir çok durum ve davranış evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamındadır. Bu noktada açılacak boşanma davası Medeni Kanunun 166. Maddesine dayanacağından dolayı boşanma davasının reddi gibi bir durumda tekrar 166. Madde öne sürülerek boşanma davası açılamaz. Bunun için 3 yıl beklenmek durumundadır. O yüzden boşanamk istiyorum diyen kişilerin böyle bir durumlar karşılaşmadan önlemlerini almaları gerekir. Boşanma davasının reddi gibi bir durum ortaya çıkmaması için boşanma süreci doğru şekilde yürütülmelidir.

Boşanma Davası Neden Reddedilir?

Boşanma davası farklı nedenlerle reddedilebilir. Bunlardan ilki davacının boşanma sebebi olarak öne sürdüğü hukuki sebebi ispat edememesidir. Diğer bir boşanma davası ret nedeni ise usulde yapılacak yanlışlıklar nedeniyle boşanma davasının reddidir.

 

Boşanma Davası Nasıl Yürütülmelidir?

Boşanma davası süreci içerisinde gerekli hukuki prosedürlerin doğru bir şekilde yerine getirilmediği durumda açılacak boşanma davası reddedilecektir. O yüzden boşanmanın hukuki boyutu göz önüne alınmalı ve boşanma süreci uzman bir boşanma avukatı ile yürütülmelidir.

Boşanma Dilekçesi Nedir Nasıl Hazırlanır?

Boşanma davasının açılabilmesi adına hazırlanması gereken belgelerden birisi olan boşanma dilekçesi hakkında bu yazımızda boşanma dilekçesinin nasıl olması, boşanma dilekçesinin nasıl hazırlanması ve boşanma dilekçesinde nelere dikkat edilmesi gerektiği üzerinde duracağız. Öncelikle boşanma dilekçesi nedir ve bireylerin boşanmak için neden dilekçe hazırlamaları gerektiğine değinelim.

Boşanma Dilekçesi Nedir?

Boşanmak için 4721 sayılı Medeni Kanuna göre boşanma davası açılması gerekir. Yasal olarak evliliğin noktalanması sürecinde açılacak olan boşanma davası için, boşanmak isteyen kişi, Aile Mahkemesine boşanma dilekçesi ile başvuru yapmak durumundadır. Burada yetkli Aile Mahkemesi eşlerin son altı aydır birlikte ikamet ettikleri yerde bulunan mahkemelerdir. İkamet edilen yerde Aile Mahkemesinin bulunmaması durumunda ise boşanma dilekçesi Asliye Hukuk Mahkemesine verilir.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Boşanma dilekçesi hazırlayacak kişi açısından bu belgenin öneminin doğru anlaşılması gerekir. Zira boşanma dilekçesi açılacak olan davanın iskeletini oluşturur ve çocuğun velayeti, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat gibi bir çok konu açısından belirleyici olabilmektedir. O yüzden mutlaka hukuki anlamda kusursuz bir boşanma dilekçesi ile davanın açılması önerilir.

Burada boşanma dilekçesi nasıl hazırlanır diyen bireyler, hukuki destek alarak açacakları dava için uygun bir boşanma dilekçesi hazırlanmasını sağlamalıdır. Boşanma dilekçesinde yapılacak hatalar ya da eksiklikler biraz önce belirttiğimiz boşanmanın maddi ve manevi koşullarında hak kaybı yaşanmasına neden olabilir.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Olmalıdır?

Boşanma dilekçesi, boşanma nedeni, açılacak boşanma davasının türü gibi unsurlara bağlı olarak farklılık gösterecektir. Örneğin anlaşmalı boşanma için gerekli dilekçe ile çekişmeli boşanma için gerekli dilekçe birbirinden farklı olmalıdır. Ya da terk nedeniyle boşanma dilekçesi ile aldatma nedeniyle boşanam dilekçesi farklılıkdır.

Boşanma dilekçesi yazarken, boşanma dilekçesinde mutlaka kanunda yer alan haklı boşanma sebeplerinden birisinin boşanma gerekçesi olarak belirtilmesi gerekir. Bu da boşanma dilekçesinin hangi nedenle boşanma davası açıldığı zemininde değişiklik göstermesine sebep olur. Boşanma nedenine göre boşanma davası için gerekli prosedürler farklılık göstereceği için boşanma dilekçesi de evliliğe özel olarak hazırlanmış olmaldır.

Boşanma Davası Dilekçesi Yazarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boşanma davası dilekçesi hazırlarken bu belge içerisinde bireyler, evlilik içerisindeki boşanmayı getiren davranışların neler olduğu, boşanma sonrası varsa çocuğun velayeti, nafak ve tazminat talepleri gibi hususları açıkça belirtmelidir. Boşanma dilekçesinde dikkat edilmesi gereken hususlar, boşanma davasının süresini ve sonucunu etkileyecek olan konular olduğu için mutlaka hukuki anlamda kusursuz bir dilekçe hazırlanması önerilir. Ki boşanma dilekçesi hazırlanırken en fazla yapılan hatalardan birisi de gelişi güzel hazırlanmış olmasıdır.

Öncelikle boşanma davası dilekçesi kişiye özel olarak hazırlanmış olmalıdır. Her evlilikde boşanmayı getiren davranışlar birbirinden farklıdır. O halde yapalacak olan en büyük hata başka bir boşanma dilekçesi ile dava açmak olacaktır. Eşlerin mal rejimleri, boşanmayı getiren olayların nasıl cereyan ettiği, tazminat ya da nafaka talep edilip edilmeyeceği gibi önemli hususlar boşanma sonrası hak kaybı yaşanabilecek durumalr olduğu için evliliğe özel bir boşanma dilekçesi ile dava açılması daha doğru olacaktır.

Boşanma Dilekçesi Örneği

Boşanma davası açacak kişiler açısından yapılan hatalardan birisi de boşanma dilekçesi örneği üzerinden bireylerin kendi davalarını açmaları olmaktadır. Boşanma dilekçesi örneği günümüzde internet üzerinden kolaylıkla erişilebilen bir belgedir. Fakat internetten bulacağınız boşanma dilekçesi örneği, kim tarafından hazırlandığı belli olmadığı gibi hukuki açıdan doğru hazırlanıp hazırlanmadığı da tartışmaya açıktır. Bu nedenle bireylerin boşanma dilekçesi örneği ile davalarını açmalarındansa uzman bir boşanma avukatı ile bu belgeyi yazmaları, bu noktada hukuki destek almaları önerilir.

Sağlıklı bir boşanma davası süreci için öncelikle boşanma dilekçesi doğru bir şekilde yazılmış olmaldıır. Boşanmak istiyorum diyen bireyler de boşanma dileçesi yazarken hukuki altyapının doğru oluşturulup oluşturulmadığı üzerinde durmalıdırlar. Aksi halde boşanma davası reddedilebileceği gibi, davanın olması gerekenden daha uzun sürmesi ya da dava sonucunda çocuğun velayeti, mal paylaşımının nasıl yapılacağı, tazminat ve nafaka alınıp alınmayacağı konularında hak kaybı yaşanabilir.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Boşanma dilekçesi yazarken en önemli konulardan birisi de boşanma için öne sürülmesi gereken boşanma nedeninin doğru seçilmesidir. Boşanmayı getiren olayların ispatı, davayı açan kişidedir. O yüzden hukuki boşanma sebepleri arasından kendi yaşamış olduğu boşanma nedenini seçecek olan kişi boşanma dilekçesi içerisinde bu durumu doğru bir şekilde izah etmelidir. Bu anlamda boşanma dilekçesi nasıl yazılır diye merak eden bireylerin hazırlayacakları boşanma dilekçeleri de hukuki sebebin ne olduğuna göre farklı şekillerde olacaktır. Şimdi boşanma nedenleri ve bu nedenlere dayanarak hazırlanacak olan boşanma dilekçelerinin nasıl olması gerektiğine değineceğiz.

Boşanma Dilekçesi Avukatsız

Boşanma dilekçesi hazırlayacak bireyler mutlaka avukat aracılığı ile bu belgeyi hazırlasınlar. Burada hukuki altyapı doğru kurulamaz ise boşanma davası reddedilir. Bu da bireylerin 3 yıl içerisinde yeniden aynı nedenle boşanma davası açabilmelerinin önüne geçecektir. Boşanma dilekçesi avukatsız hazırlanır ise, hukuki anlamda yetersiz bir boşanma dilekçesi hazırlanmış olma olasılığı yüksek olacaktır. Bu da dava boşanma ile sonuçlansa bile, boşanmanın maddi ve manevi sonuçlarında hak kaybı yaşanmasına yol açabilir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Şiddetli geçimsizlik olarak bilinen durumun hukuki olarak karşılığı evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, ortak yaşam kurusulmasının taraflardan beklenmeyecek şekilde evlilik birliği temelinden sarsıldığında boşanma davası açılabileceğine hükmetmektedir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlamak isteyen kişiler de bu zeminde bir boşanma dilekçesi hazırlamalıdırlar. Kanunun 166. maddesi evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma hükümlerini içerir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında dilekçe yazarken bireyler, bu belgede kanunun 166. maddesini hukuki boşanma sebebi olarak öne sürmelidirler. Şiddetli geçimsizlik oldukça geniş bir kavramdır. Bir çok davranış ve tutum bu boşanma nedeni içerisinde yer alacaktır. Örneğin kadının ev işlerini yapmaktan kaçınması, erkeğin çalışmaktan kaçınması, cinsel sorunlar nedeniyle boşanma istemleri, çocuklarla ilgilenmeme, eşin ailesiyle olan sorunlar… gibi bir çok durum evliliğin temelinden sarsılmasına neden olacağı için şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlayacak olan kişiler kanunun bu maddesini öne sürerek boşanma istemiyle dava açabilirler.

Terk Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için gerekli hukuki prosedür, diğer boşanma nedenlerinden farklılık göstermektedir. Buna göre öncelikle hangi durumların terk kapsamında değerlendirildiği ve terk durumunda ne yapılması gerektiği bilinmesi gerekir. Terk nedeniyle boşanma için eşlerden birisinin ortak yaşam kurulmasını engellemek amacıyla bir takım davranışlar sergilemesi gerekir. Burada terk, sadece eşlerden birisinin evden ayrılması olarak algılanmamalıdır. Eşi evden kovmak, eşi ailesine göndermek, eşin eve girmesini engellemek amacıyla kilidi değiştirmek… gibi bir çok davranış terk sebebiyle boşanma davalarına konu olacaktır. Terk nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlamak isteyen bireylerin de bilmeleri gereken esas nokta, eşin ortak hayatı bitirme gayesiyle bu davranışı sergilemiş olması gerekir. Terk nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlamadan önce terk eden eşe, terk davranışından sonraki 4. aydan itibaren ihtar yapılır. Bu ihtar eşin tekrar ortak hayatı kurması gerektiği yönünde olur. 4. aydan itibaren yapılan dön çağrısına eşin 2 ay içerisinde olumlu karşılık vermemesi durumunda ise terk nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Aldatma nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlarken, aldatma olayının nasıl öğrenildiği, aldatmanın ne zaman öğrenildiği, aldatmaya ilişkin tanık ya da farklı bir ispat unsurunun olup olmadığı, dilekçe içerisinde beyan edilerek zengin bir boşanma dilekçesi hazırlanabilir. Burada aldatma nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için yerine getirilmiş olması gereken hususlar vardır. Örneğin aldatma eylemi öğrenildiğinden itibaren 6 ay içerisinde, aldatılan kişi dava açmak zorundadır. Eğer aldatmanın öğrenilmesinden sonra 6 ay içerisinde aldatılan kişi dava açmaz ise, bu sebeple boşanma davası açma hakkı düşer. O yüzden aldatma nedeniyle boşanma dilekçesi içerisinde mutlaka aldatmanın ne zaman öğrenildiği beyan edilmelidir.

Boşanma Avukatı

Boşanma davası zor bir süreç olması nedeniyle bu süreçte bireyler hukuki desteğe ihtiyaç duyabilmektedirler. Burada yasal hakların korunabilmesi ve açılacak boşanma davasının en kısa sürede sonuçlandırılabilmesi adına boşanma avukatı tutulmak istenebilir. Avukatlarda, doktorlar gibi branş uygulaması bulunmaz ama boşanma avukatı kavramı iş yoğunluğu olarak boşanma davalarına bakan ve boşanma süreçlerinde tecrübeli avukatları tanımlamak için kullanıllan bir sözdür. Boşanma davalarında tutulacak olan boşanma avukatı, müvekkilinin ihtiyacı olan profesyonel süreç yönetimini üstlenerek, boşanmadan doğacak olan çocuğun velayeti, mal paylaşımının nasıl yapılacağı, tazminat ve nafaka ödenip ödenmeyeceği gibi hususlarda müvekkillerinin yasal haklarının korunmasını sağlamak adına hizmet vermektedir. Boşanma avukatı tutmak isteyen bireyler açısından bu makalemizde, boşanma avukatı tutmanın zorunlu olup olmadığı, boşanma avukatının deneyimi ve bilgisinin boşanma sürecine etkisi, boşanma avukatının nasıl bulunacağı gibi hususlar üzerinde duracağız.

Boşanma Avukatı Tutmak Şart Mıdır?

Hayır, boşanma avukatı tutmadan da bireyler boşanma davası açabilirler. Fakat bilinmesi gerekir ki boşanmanın maddi ve manevi sonuçlarında sık sık hak kaybı yaşanabilmektedir Bu noktada en önemli hak kayıpları, çocuğun velayetinin kaybedilmesi, tazminat ve nafaka konusunda yaşanılacak hak kayıpları, mal paylaşımının nasıl yapılacağı ve hangi malların paylaşıma dahil olması gerektiği… şeklinde sıralanabilir. O yüzden böylesi hak kayıplarıyla karşılaşmamak adına her ne kadar boşanma avukatı tutmanın şart olmadığını söylesek de önerimiz açılacak olan boşanma davasının uzman bir boşanma avukatı ile yürütülmesidir. Boşanma sürecinde hukuki prosedürlerin etkili bir şekilde uygulanmaması yukarıda saydığımız konularda hak kaybı getirebilmekle birlikte boşanma davasının olması gerekenden daha uzun sürmesi ya da boşanma davasının istenilen sonuçla sonlanmaması gibi durumları ortaya çıkaracaktır. Boşanma davası sürecinde boşanma avukatı tutmak bu noktada bireyleri rahatlatacaktır.

Boşanma Avukatı Tutmanın Avantajları

Boşanma avukatı tutmak, ilk olarak açılacak boşanma davası içerisindeki taleplerin yerine getirilmesi noktasında mutlak fayda sağlayacaktır. Bu talepler, çocuğun velayeti, nafaka miktarı, tazminat miktarı gibi hususlarda olabilir. Diğer yandan boşanma avukatının avantajları, boşanma sürecinin en kısa sürede sonuçlanmasının sağlanmasıdır. Boşanma süreci tarafları maddi ve manevi anlamda oldukça yıpratan bir süreç olması nedeniyle açılacak davanın en kısa sürede bitirilmesi, bu sürecin de daha kolay bir şekilde atlatılmasına olanak sağlar. Boşanma avukatı ile açılacak olan anlaşmalı boşanma davaları tek celsede sonuçlandırılabilmektedir. Bu da ortalama olarak 10 gün ile 2 ay arasında bir zamana tekabul eder. Çekişmeli boşanma davaları ise normal şartlarda 4 5 yıl gibi bir sürede sonuçlandırılabilirken boşanma avukatı tutulması davanın 8 ay ile 1 yıl arasında bir sürede sonuçlanmasına katkı sağlar. Burada boşanma davası süresini belirleyen en önemli etmen, dava içerisinde gerekli prosedürlerin ne kadar hızlı ve etkili yerine getirildiğidir. Bu yüzden boşanam avukatı tecrübesi oldukça önemlidir.

Boşanma Avukatı Nasıl Olmalıdır?

Boşanma avukatı, müvekkilini bilgilendirici ve rahatlatıcı olmalıdır. Hali hazırda zor bir süreçte olan müvekkilinin hukuki zorluklarla karşılaşmaması adına bu yükü onun sırtından alabilmeli ve süreç hakkında müvekkilini aydınlatıcı olmalıdır. Boşanma sürecinde olumlu ve ya olumsuz karşılaşılabilecek her konu hakkında boşanma avukatı müvekkilini bilgilendirmelidir. İyi bir boşanam avukatı boşanma sürecini toz pembe göstermek yerine, süreç içerisinde hangi durumların müvekkilini beklediğini ve nasıl çözüm yolları izleneceğini anlatmalıdır. Boşanma davalarında avukat tecrübeli olmalıdır. Boşanma avukatı tutmak isteyen bireylerde bu doğrultuda hareket ederek kendilerini savunacak olan boşanma avukatında bu özellikleri aramalıdırlar.

Boşanma Davası Avukatı

Boşanma davası süreçlerinde deneyimli olan avukatlar, boşanma davası avukatı olarak adlandırılır. Boşanma davalarında bir çok önemli nokta vardır ve bu tür avukatlar, bu önemli noktaların çözümünde deneyimli olmaları nedeniyle boşanma davası avukatı olarak kendilerini sıfatlandırırlar. Eşinden boşanmak isteyen kişiler, boşanma davalarını bu avukatlar ile yürüterek sağlıklı bir boşanma süreci yürütebilirler. Bu doğrultuda da bireylerin maddi ve manevi anlamda boşanma sürecinde yaşayacakları yıpranma minimuma indirilebilmektedir.

Boşanma Avukatı Arama

Boşanma davası açacak bireyler için bu süreçte boşanma avukatı arama, titzlikle yürütülmesi gereken bir çalışma olmalıdır. Boşanma avukatı arama işlemi yaparken, bir boşanma avukatında bulunması gereken deneyim, bilgi gibi olmazsa olmaz özellikleri tespit ederek boşanma için tutacağı avukata doğru karar vermelidir. Boşanma avukatı arama işlemi farklı şekillerde yürütülebilir. Örneğin boşanma avukatı için bulunulan şehirlerdeki barolara kayıtlı avukatlar ile iletişime geçilebileceği gibi internet üzerinden boşanma avukatı arama işlemi de yürütülebilir. Google gibi arama motorlarına yapılacak olan “ boşanma avukatı” şeklindeki aramalar sonucunda bireyler bir çok avukat ile iletişime geçme şansına sahip olacaklardır. İnternet üzerinden boşanma avukatı ararken bireyler, aradıkları avukatlara dair, lokasyon belirterek de bu aramayı zenginleştirebilirler. Örneğin Boşanma avukatı Kadıköy, Boşanma avukatı Bakırköy, Boşanma Avukatı Şişli, Boşanma Avukatı Beylikdüzü.. şeklinde de arama yapılabilmektedir.

Boşanma Avukatı İstanbul

Boşanma davası açarak evliliğini yasal olarak bitirmek isteyen bireyler için, boşanma davasının açılacağı yer, eşleri ile son altı ay birlikte ikamet etttikleri yerdir. Burada İstanbul’da boşanma davası açacak bireylerin de boşanma avukatı aramaları durumunda Boşanma Avukatı İstanbul Barosuna kayıtlı avukatlar arasından seçilebilir. Tutulmak istenilen boşanma avukatı İstanbul barosuna kayıtlı avukatlardan olması şart olmasa bile İstanbul’da boşanma avukatı tutmak, avukatınız ile daha kolay iletişim kurulmasını sağlayacağından İstanbul’da boşanacak bireylere tutcakları boşanma avukatı istanbul barosuna kayıtlı olması önerilir.

Boşanma Avukatı Arıyorum

Boşanma avukatı arıyorum diyen bireyler yukarıda da belirttiğimiz üzere bu işlemi bulundukları şehirdeki barolara kayıtlı avukatlar ile çözebilecekleri gibi, boşanma avukatı arıyorum şeklinde internette yapacakları aramalar ile de çözebilirler. Boşanma avukatı arıyorum diyen kişiler tutuacakları boşanma avukatı ile ilgili sıkı bir araştırma yaprak boşanma konularında ne kadar deneyimli olduklarına göre kendilerine boşanma avukatı tutabilirler.

Boşanma Avukatı Ücreti

boşanmak istiyorum diyen bireylerin merak ettiği konulardan birisi de boşanma avukatı ücreti olmaktadır. Boşanma avukatı ücreti açısından belirleyici olan unsurlar vardır. Boşanma davasının türü, boşanma davasının nerede açılacağı, mal paylaşımlı ve tazminat talepli olup olmadığı gibi bir çok husus boşanma avukatı ücreti açısından belirleyicidir. Burada baroların açıklamış olduğu tavsiye niteliğindeki ücretler olsa da bu ücretlerin tavsiye niteliğinde olduğu bir gerçektir ve bireylerin boşanma avukatı ücreti hakkında doğru bir bilgi alabilmeleri için avukatlar ile iletişime geçmeleri gerekir.

Boşanmada Kadının Hakları

Boşanma davaları ile ilgili olarak merak edilen konulardan birisi de ” Boşanmada Kadının Hakları ” olmaktadır. Boşanma sürecinde kadının haklarını bilmesi ve koruma adına Aile Hukukuna hakim olunması gerekir. Aksi durumda boşanmada kadın hakları hususunda hak kaybı yaşanması ihtimali oldukça yüksektir. Bu makalemizde boşanmada kadın hakları konusuna değineceğiz.

Boşanmada Kadının Hakları Nelerdir?

Evliliğin yasal olarak bitirilmek istenmesi sürecinde kadın, velayet, mal paylaşımı, nafaka ya da tazminat gibi bir çok konuda haklara sahiptir. Fakat bu hakların kullanılabilmesi için belirli koşullarında yerine getirilmesi gerekir. Boşanmada kadının hakları ile ilgili olarak hangi hakkın nasıl kullanılacağı hususunda ayrıntılı bilgiler vereceğiz.

Boşanma Davasında Kadının Mal Paylaşımı Hakkı Var Mıdır?

Boşanmalarda kadının mal paylaşımı hakkı, eşlerin seçmiş oldukları mal rejimi esasına göre yapılmaktadır. 2002 yılında yapılan düzenleme ile birlikte bu tarihten itibaren yapılan evliliklerde eşlerin farklı bir mal rejimi seçmemiş olmaları durumunda, yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimi olmaktadır. Buna göre boşanma davasının kadının mal paylaşımı hakkı edinilen malların yarısıdır. Burada kanun ortak mal ve kişisel mal ayırımı yapmaktadır. Evlilik içerisinde edinilen ev, araba, arsa gibi mallar ortak mal kapsamındadır ve boşanmada kadın hakları açısından mal paylaşımı hakkı bulunmaktadır.

Boşanmada Kadının Velayet Hakkı Var Mıdır?

Boşanma davalarında kadının hakları açısından elde edebilecekleri haklardan birisi de velayet hakkıdır. Fakat velayetin alınabilmesi için temel belirleyici unsur, çocuğun menfaatleri olması nedeniyle velayet hususunda boşanmada kadının haklarını koruyabilmesi için etkili bir savunma yapması gerekir. Bu noktada çocuğun anne ile yaşamasının çocuğun geleceği açısından daha olumlu olacağına hakimin kanaat getirmesi durumunda velayet için boşanmada kadının hakları korunabilmektedir.

Boşanmada Kadının Nafaka Alma Hakkı Nasıl Olur?

Boşanma davası sürerken ya da boşanma davası sonrası nafaka alabilmek, boşanmada kadının hakları arasında yer alan bir unsurdur. Boşanmada kadının nafaka alma hakkından yararlanabilmesi adına talep edeceği nafaka türüne göre belirli şartları sağlaması gerekir. Boşanma davası sürerken alınabilecek olan tedbir nafakasında herhangi bir şart aranmaksızın, kadının maddi zorluğa düşeceği durumlarda talep edilmesi ile alınabilir. Boşanamda kadının hakları açısından yoksulluk nafakası alınabilmesi içinse, boşanmayı getiren olaylardakadının eşinden daha az kusura sahip olması ya da kusursuz olması gerekir. Yani aldatma nedeniyle açılan boşanma davasında aldatan kadın kusurlu olacağından yoksulluk nafakası alamaz. İştirak nafakası ise çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması adına ödenen nafaka türüdür. Kadının iştirak nafakası alabilmesi için çocuğun velayetini almış olması gerekir. Çocuğun velayetini alan kadının, boşanmada iştirak nafakası alma hakkı vardır. Boşanmada kadının hakları açısından önemli bir unsur olan nafaka hususunda, etkili bir savunma yapılarak gerek çocuğun velayeti sonrası iştirak nafakası gerekse de eşinden daha az kusura sahip olunarak yoksulluk nafakası alınabilir.

Boşanmada Kadının Tazminat Hakkı Var Mıdır?

Boşanmada kadının hakları açısından bir diğer önemli konu ise tazminat hakkıdır. Medeni Kanun talep edilecek olan tazminat türüne göre farklı koşullar aramaktadır. Buna göre boşanmada kadının hakları arasında yer alan tazminata ilişkin olarak maddi tazminat talep edecek kadının, boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip olması ya da kusursuz olması gerekir. Boşanmada kadının hakları arasında manevi tazminat talep etme hakkı da yer alır. Boşanmada manevi tazminat talep edecek kadının, boşanmayı getiren gerekçede kişilik haklarının saldırıya uğramış olması gerekir. Ancak bu durumda kadın manevi tazminat almaya hak kazanabilir.

Boşanmak istiyorum Ne Yapmalıyım?

Evliliğin beklendiği gibi gitmediği ve ortak yaşam kurulmasını imkansız hale getiren unsurların varlığı durumunda bireyler boşanma davası açarak yasal olarak evliliklerini bitirebilmektedirler. Bu noktada boşanmak istiyorum diyen kişilerin açacakları boşanma davası, farklı türlerde olabilmektedir. Tarafların boşanma hususunda hem fikir olmaları ve tüm hukuki sonuçlarda uzlaşmaları sonucunda “anlaşmalı boşanma” gerçekleştirebilecekleri gibi boşanma sürecinde eşlerin anlaşamamaları durumunda “çekişmeli boşanma davası da açılabilir. Boşanmak istiyorum diyen kişiler açısından boşanma sürecinin sağlıklı yürüyebilmesi ancak açılacak boşanma davasında hukuki altyapının doğru kurulabilmesi ile mümkün olacaktır.

 

Anlaşmalı Boşanmak istiyorum

Anlaşmalı boşanma davaları, çekişmeli boşanma ile kıyaslandığında hem daha kısa sürede sonuçlanmaktadır hem de boşanma davası süreci daha kolay atlatılmaktadır. Anlaşmalı boşanmak istiyorum diyen kişilerin bu noktada eşleri ile anlaşmalı olarak boşanabilmeleri için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içerisinde hükmedilen “anlaşmalı boşanma şartlarını” yerine getirmeleri gerekir. Kanuna göre anlaşmalı boşanma şartları, eşlerin en az 1 yıldır evli olmaları, eşlerin tüm konularda uzlaşmış olmaları ve bu durumu imzalayacakları anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde tek tek beyan etmeleri ve son olarak açılacak anlaşmalı boşanma davasında duruşmalara katılmaları şeklindedir.

 

Çekişmeli Boşanmak istiyorum

Çekişmeli boşanma davaları, taraflardan birisinin boşanma yönünde irade sergilememesi ya da her iki taraf da boşanmak istese dahi boşanmanın hukuki sonuçları olan çocuğun velayetinin alınması, mal paylaşımı yapılması, nafaka talepleri veya tazminat talepleri gibi hususlarda anlaşamamaları durumunda açılacak olan boşanma davasıdır. Çekişmeli boşanmak istiyorum diyen bireylerin açacakları boşanma davası anlaşmalı boşanma davasına göre daha uzun sürede sonuçlanabilmektedir. Hukuki anlamda doğru yürütülen bir çekişmeli boşanma davası ortalama olarak 4 ile 6 celse arasında sürecektir. Bu da davanın 1 yıl içerisinde sonuçlanmasını sağlar. Diğer yandan çekişmeli boşanmak istiyorum diyen bireyler açısından dava sürecinde gerekli adımların hızlı ve doğru şekilde atılmaması davanın 3 4 yıl sürmesine neden olabileceği gibi davanın reddi durumu da ortaya çıkabilmektedir. O nedenle boşanmak istiyorum diyen kişi mutlaka bu süreçte uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almalıdır.

 

Boşanmak istiyorum Ne Yapmalıyım?

Öncelikle boşanma davası açılması için gerekli belgeler ile birlikte yetkili Aile Mahkemesine Başvuru yapılmalıdır. Boşanma davalarında Aile Mahkemeleri görevlidir. Aile Mahkemesi olmayan yerlerde ise bu dava, Aile Mahkemesi görevini üstlenen Asliye Hukuk Mahkemesinde açılabilir. Davanın açılacağı yer mahkemesi ise, eşlerin son altı ay içerisinde birlikte ikamet ettikleri bölgede bulunan mahkemelerdir. Boşanmak istiyorum ne yapmalıyım diyen kişiler, boşanma dilekçeleri ile birlikte yetkili mahkemeye başvuru yapmalıdır. Bilinmesi gerekir ki boşanma zor bir süreçtir ve hukuki boyutu doğru yürütülemez ise gerek maddi gerekse de manevi hak kayıpları ile karşılaşılması kaçınılmazdır.

 

En Kısa Sürede Boşanmak istiyorum

En kısa sürede boşanma ancak eşlerin boşanma sürecinde uzlaşmaları ve anlaşmalı boşanma davası açmaları ile mümkündür. Anlaşmalı boşanma davalarında boşanmak istiyorum diyen kişi açısından tek celsede boşanmak mümkündür. Bu noktada açılacak boşanma davasında hukuki altyapı doğru bir şekilde işletilmelidir. Aksi durumda en kısa sürede boşanmak istiyorum diyerek anlaşmalı boşanma davası açan kişinin açacağı dava daha uznu bir vadede sonuçlanabilir.

 

Karımdan Boşanmak istiyorum Ne Yapmam Gerekir?

Eşinden boşanmak isteyen kişiler boşanma dilekçesi ile birlikte yetkili Aile Mahkemesine başvuru yaparak bu isteklerinin sonuçlanması adına boşanma davası açabilirler. Boşanma davası açarken mutlaka Medeni Kanunda belirtilmiş bir boşanma nedenine sahip olunması gerekir. Kanun içerisinde hangi durumların boşanma için gerekli olan haklı nedenler olduğu ifade edilmektedir. Söz konusu kanun, boşanma nedenlerini, özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenleri olarak ayırmaktadır. Bu haklı boşanma nedenlerine sahip bireyler boşanma davası açarak evliliklerini yasal olarak sonlandırabilirler.

 

Hemen Boşanmak istiyorum Ne Yapmalıyım

Boşanmanın en kısa süre içerisinde gerçekleşmesi isteniyorsa, hemen boşanmak istiyorum diyen kişilerin eşleri ile her konuda uzlaşarak anlaşmalı boşanma yoluna gitmeleri gerekmektedir. Medeni Kanun hangi durumlarda anlaşmalı boşanma yapılabileceğini ifade etmiştir. Hemen boşanmak istiyorum diyen kişilerin de bu noktada anlaşmalı boşanma şartlarını yerine getirmeleri gerekir.

 

Kocamdan Boşanmak istiyorum Ne Yapmalıyım

Yasal Olarak evlilik birliğinin sonlandırılabilmesi için boşanma davası açılması gerekir. Kocamdan boşanmak istiyorum diyen bireyler de yetkili aile Mahkemesine boşanma dilekçesi ile birlikte başvuru yaparak boşanma istemleri için hukuki süreci başlatabilirler. Boşanma süreci zor ve karmaşık bir süreçtir. Bu süreç sonunda kocamdan boşanmak istiyorum diyen bireylerin yasal haklarını bilmeleri ve korumaları önemlidir. Zira boşanma sonrası çocuğun velayeti, mal paylaşımı, nafaka, tazminat gibi hususlarda sıklıkla hak kaybı yaşanabilmektedir.

 

Boşanmak istiyorum Ama Çocuğum var

Boşanmak istiyorum diyen kişilerin bu süreçte en fazla merak ettikleri konulardan birisi de boşanma sonrası çocuğun velayetini alıp almayacaklarıdır. Boşanma sonrası çocuğun velayetini almak isteyen kişiler bilmelidirler ki, boşanma davalarında velayet belirlenirken esas üzeirnde durulan unsur, çocuğun menfaatleridir. Bu anlamda hakim çocuğun hangi ebeveyn ile yaşamasının çocuk adına yararlı olduğuna karar verir ve çocuğun velayetini anneye ya da babaya verir. Boşanmak istiyorum ama çocuğum var diyen bireyler açılacak boşanma davasında etkili bir savunma yaparak çocuklarının velayetini alabilirler. Diğer yandan boşanma davalarında verilen velayet kararı kesin karar niteliğinde olmadığından boşanma davasından sonra velayeti alamayan kişiler de velayet davası açarak çocuğunun velayetini alma adına girişimde bulunabilmektedirler.

 

Boşanmak istiyorum Ama Gidecek Yerim Yok

Boşanmak isteyen kişilerin merak ettiği bir diğer konu ise boşanma sonrası yaşam ile ilgilidir. Bu hususta boşanan kişi, maddi olarak yoksulluğa düşecekse eğer, mahkemede nafaka talebinde bulunabilmektedir. Yoksulluk nafakası alabilmek için, talepde bulunan kişinin boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip olması ya da kusursuz olması gerekir. Lakin kimi zaman hakimler eşlere eşit kusur biçseler bile boşanma sonrası yoksulluk nafakası bağlayabilirler. Boşanmak istiyorum diyen kişilerin bu noktada velayeti almaları durumunda çocuk için de iştirak nafakası almaları mümkündür. İştirak nafakalarında herhangi bir şart olmaksızın sadece çocuğun velayetini almış olmak yeterlidir.

 

Tek Celsede Boşanmak istiyorum

Tek celsede boşanma gerçekleştirilebilmesi için açılacak boşanma davası şekil ve usul olarak çekişmeli boşanma davasından farklıdır. Anlaşmalı boşanma davası olarak adlandırılan bu boşanma davası türünde taraflar etkili bir boşanma süreci yönetimi yapılarak tek celsede boşanma gerçekleştirebilirler.

Boşanma Nedenleri

Evliliğin yasal olarak bitirilmesinin şartları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içerisinde açıklanmıştır. Buna göre boşanmak isteyen kişilerin haklı boşanma nedeni ile birlikte boşanma davası açması gerekir. Boşanma için öne sürülecek haklı boşanma nedenleri Kanunda Özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenleri olarak ayrılmaktadır. Bu makalemizde hangi durumların boşanmaya yol açacağı ve açılacak boşanma davası içerisinde boşanma nedeni olarak öne sürülebilecek gerekçelerin neler olduğu ile ilgili ayrıntılı bilgiler vereceğiz.

Boşanma Nedenleri

Aldatma Nedeniyle Boşanma

Aldatma nedeniyle boşanma kavramı, evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirine olan sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmediği durumlarda gerçekleşen boşanma şeklidir. Medeni Kanun taraflardan birisinin aldatma davranışı gerçekleşmesi durumunda boşanma davası açılabileceğine hükmeder. Buna göre aldatma nedeniyle boşanma davası açacak kişilerin dava içerisinde ispat yükümlülüğü vardır. Aldatma nedeniyle boşanma davalarında ispat aracı olarak tanık beyanları kullanılabileceği gibi farklı belge ve argümanlar da kullanılabilir. Örneğin Facebook, Whatsapp, instagram, gibi internet mecralarında yapılan konuşmalar, fotoğraf paylaşımları, durum güncellemeleri, mesaj içerikleri boşanma davasında delil olarak sunulabilir. Aldatma nedeniyle boşanma davalarında aldatan kişi kusurlu durumdadır. Aldatılan birey bu hususta maddi ve manevi tazminat talep edebileceği gibi aldatma olayının gerçekleştiği 3. kişiye de manevi tazminat davası açabilmektedir. Diğer yandan aldatan kişi kusurlu olduğu için yoksulluk nafakası talep edemez. Aldatma nedeniyle boşanma davası içerisinde etkili bir savunma yapılması noktasında bireylerin tutacakları boşanma avukatı onların sağlıklı bir şekilde boşanma gerçekleştirmelerine olanak sağlayacaktır. Nafaka tazminat, mal paylaşımı ve çocuğun velayeti gibi konularda hak kaybı yaşanmaması için aldatma nedeniyle boşanma davası açacak bireylere uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almaları önerilir.

Aldatma nedeniyle boşanma, günümüzde en fazla görülen boşanma nedenleri arasında yer alır.

Eşi Darp Etme, Eşe Şiddet Uygulama , Dayak Atma, Eşi Dövmek Nedeniyle Boşanma

Eşi tarafından darp edilen kişiler bu husustan dolayı boşanma davası açabilirler. Eşi darp etme nedeniyle boşanma davası açarken bireylerin yaşadıkları darp ya da şiddeti ispat etmeleri gerekir. Bu noktada eşi dövme ya da eşe dayak atma nedeniyle açılacak boşanma davalarında, şiddete maruz kalan kişiler tanık beyanları ile bu durumu ispat edebilecekleri gibi hastane ve karakol kaydı, darp raporu, darp nedeniyle suç duyurusu gibi belgelerle de bu ispatı yapabilirler. Özellikle kadına yönelik şiddet nedeniyle boşanma davaları son yıllarda ülkemizde sıklıkla karşılaşılmaktadır. Kadına yönelik şiddet nedeniyle boşanma davası açacak kişilerin dava içerisinde yaşadığı şiddet olayının bir daha yaşanmasının önüne geçilmesi adına bazı tedbirleri de hakimden talep edebilmektedir. Örneğin eşin evden uzaklaştırılması, şiddet uygulayan eşin, kadına ve çocuklara yaklaşmasının engellenmesi… gibi koruma kararları boşanma sürecinde alınabilmektedir.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma

Evlilik içerisinde yaşanılan hayata kast ya da eşi öldürme girişimi, boşanma nedenleri arasında yer alır. Tıpkı aile içi şiddet, eşi darp etme, eşe karşı fiziksel şiddet uygulama durumlarında olduğu gibi bu tür boşanma davalarında da koruma talepleri uygulanabilir. Hayata kast nedeniyle boşanma davası, yaşanılan durumun önemi nedeniyle daha kısa süre içerisinde sonuçlandırılabilir. Hayata kast nedeniyle boşanma davalarında hakimler aynı durumun bir daha yaşanmaması adına davanın elzem bir hal olduğu kanısından dolayı daha kısa sürede boşanma kararı vermektedir. Hayata kast boşanma nedenleri içerisinde bu tür bir durumlar karşılaşmış olan birey hukuki prosedürleri etkili bir şekilde yerine getirerek gerek boşanmanın en hızlı şekilde sonuçlanmasını sağlarken gerekse de boşanmadan doğacak yasal haklarının da korunmasını sağlar.

Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında yer alan bir başka davranış biçimi ise onur kırıcı davranış olmaktadır. Eşlerden birisinin diğer eşi küçük düşürmesi, başkalarının yanında ağır bir şekilde rencide etmesi, eşe sürekli olarak ağır hakaretlerde bulunması gibi davranışlar, onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma kapsamında yer alır. Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davalarında hakimler eşler arasında olan küçük sayılabilecek saygısızlıklardan ziyade yapılan davranışın karşı taraf açısından ağır olması durumunda boşanmaya hükmederler. Onur kırıcı davranış boşanma nedenleri için bir kaç örnek verilebilir. Örneğin eşlerden birisinin diğer eşin cinsel hayatına dair yaşadığı problemleri başkalarının yanında dile getirmesi, başkalarının yanında eşi yalancılıkla suçlama, eşi ailesinin yanında rencide etme, başkalarının yanında eşinin sorumsuz olduğunu beyan etme… gibi durumlar onur kırıcı davranış çerçevesinde değerlendirilmektedir. Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davalarında bireylerin bu davayı açabilmesi için onur kırıcı davranışın gerçekleşmesinden itibaren altı ay içerisinde dava açılmış olmalıdır. Aksi takdirde maruz kalınan davranışın affedildiği algısı olması nedeniyle bpianma davası açma hakkı düşecektir.

Eşin Suç İşlemesi Nedeniyle Boşanma

Eşin suç işlemesi durumu her zaman boşanma nedenleri arasında yer almaz. Bu durumun boşanma nedenleri arasında yer alabilmesi için işlenilen suçun yüz kızartıcı ya da küçük düşürücü bir suç olması ve bunun neticesine ortak yaşamın kurulmasının imkansız olması gerekir. Eşin suç işlemesi nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için yaşanabilecek durumlara örnek vermek gerekirse; eşin cinsel taciz suçu işlemesi, eşin uyuşturucu satıcılığı yapması, Eşin hırsızlık yapması… gibi durumlar örnek gösterilebilir.

Terk Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında yer alan durumlardan birisi de eşlerden birisinin ortak yaşamı sekteye uğratmak amacıyla evi terk etmesidir. Terk nedeniyle boşanma davası, diğer boşanma nedenleri gibi olmayıp kendisine has prosedürleri içerir. Terk nedeniyle boşanma davası açacak kişiler açısından öncelikle evi terk eden eşe ihtar gönderilmiş olması gerekir. Eşin evi terk etmesinin ardından 4. aydan itibaren eşe ihtar gönderilebilir. Gönderilen eve dön ihtarına 2 ay sonunda yanıt alınamaz ve eş eve dönmemiş ise terk nedeniyle boşanma davası açılabilir. Terk boşanma nedenleri farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Burada esas unsur ortak yaşam kurmayı reddetmek olarak algılanmalıdır. Bu tür bir davranış sergilendiğinde terk nedeniyle boşanma davası gerekli prosedürlerin de uygulanmasıyla yapılabilir. Terk nedeniyle boşanma kapsamında değerlendirilen durumlar;

a) Eşin Evi Terk Etmesi

Eşin evi terk etmesi sonucu boşanma davası açılabilmesi için eşin meşru bir neden olmaksızın evi terk etmesi gerekir. Örneğin askerlik görevi için eşin askere gitmesi durumu terk nedeniyle boşanma kapsamında yer almaz. Burada eşin evi terk etmesi durumunun, boşanma nedenleri içerisinde yer alabilmesi için, ortak yaşamı devam ettirmemek için eşin evden ayrılması gerekir.

b) Eşi Evden Kovmak

Eşi evden kovmak da terk nedeniyle boşanma kapsamında yer alır. Terk nedeniyle boşanma davaları sadece evi terk eden kişiye değil, eşini evden kovan kişiye de açılabilir. Burada ortak yaşam kurmayı reddeden kişi eşini evden kovan kişi olduğundan, eşini evden kovan birey, açılacak boşanma davasında kusurlu olacaktır.

c) Eşin Eve Girmesini Engellemek (Kilidi Değiştirmek)

Eşin eve girmesinin engellenmesi amacıyla kilidi değiştirme davranışı da terk nedeniyle boşanma kapsamında yer alır. Kilidi değiştirme sonucu taraflardan birisinin eve girmesinin engellenmesi durumunda terk nedeniyle boşanma davası açılabilir. Boşanma nedenleri arasında terk nedeniyle boşanma kapsamında yer alan bu davranışta, boşanma davası açılması durumunda kilidi değiştiren kişi kusurlu olmaktadır.

d) Eşi Ailesine Göndermek

Boşanma nedenleri arasında terk nedeniyle boşanma içerisinde yer alan bir başka davranış ise, eşi ailesine göndermek, eşin ailesini arayarak gelip almalarını söylemek gibi davranışlardır. Eşi ailesine gönderen birey terk nedeniyle açılacak boşanma davası içerisinde kusurlu taraf olmaktadır.

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında yer alan bir başka unsur ise taraflardan birisinin haysiyetsiz yaşam sürmesidir. Haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için “haysiyetsiz yaşam sürme” unsurunun süreklilik arz etmesi gerekir. Örneğin eşin uyuşturucu ya da madde bağımlısı olması bu bu bağımlılığın evlilik birliğini çekilemez kılması geerekir. Bu durumda haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Akıl hastalığı Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında yer alan unsurlardan birisi de eşlerden birisinin akıl hastalığı sahibi olmasıdır. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için akıl hastalığının evlilikten sonra oluşmuş olması gerekir. Zaten kanunlarımıza göre de akıl hastası bir kişinin evlenebilmesi mümkün değildir. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için söz konusu hastalığın tedavisinin mümkün olmaması gerekir. Akıl hastalığı sonucu boşanma davası açacak kişinin akıl hastalığını ispat etmesi gerekir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma

En fazla görülen boşanma nedenleri arasında yer alan durum şiddetli geçimsizliktir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma kavramı halk arasında sıklıkla dile getirilen bir tabir olup hukuki olarak karşılığı “evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma” olmaktadır. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmak isteyen kişiler bu husustar bir çok davranışı öne sürerek boşanma davası açabilirler. Boşanma nedenleri arasında en geniş kapsamlı gerekçe şiddetli geçimsizliktir. Öyle ki ortak yaşam kurulmasını engelleyen her durum şiddetli geçimsizlik kapsamında yer alabilir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarında da hakim yaşanılan durumun evlilik birliğinin devamının sağlanıp sağlanamayacı ve ortak yaşam kurulup kurulamayacağı üzerinde durmaktadır. Medeni Kanun, ortak yaşam kurulmasının taraflardan beklenmeyecek şekilde evlilik birliğinin sarsıldığı durumlarda boşanma davası açılabileceğine hükmetmiştir.

Eşin Alkol Kullanması Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Boşanma nedenleri arasında alkol kullanımı tek başına bir neden olarak sayılamaz fakat, alkol kullanımının getirdiği davranışlar boşanma davasına konu olabilmektedir. Örneğin eşin sürekli alkol kullanması ya da eşin alkol bağımlısı olması sonucu evlilik birliği içerisindeki görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği noktada boşanma davası açılabilir.

Bir Kerelik Aldatma Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Boşanma nedenleri arasında yer alan aldatma davranışının kaç defa gerçekleştiğinin hukuki açıdan bir önemi yoktur. Aldatma nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için aldatılma olayının öğrenilmesinden sonra 6 ay içerisinde boşanma davası açılmalıdır. Aksi durumda aldatma nedeniyle boşanma davası açma hakkı düşecektir.

Güven Sarsıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Güven sarsıcı davranışlar evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan unsurlardan birisidir. Boşanma nedenleri içerisinde sıklıkla görülen güven sarsıcı davranış kaba tabiri ile evlilik içerisinde açıklanamayan davranışları ifade eder. Örneğin eşin gittiği yerleri söylemekten kaçınması, ya da açıklanamayan telefon görüşmeleri güven sarsıcı davrnaış olarak kabul edilir. Boşanma nedenleri içerisinde yer alan güven sarsıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılmak istenmesi durumunda öne sürülecek hukuki sebep, evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanmadır.

Yalan Nedeniyle Boşanma

Evlilik içerisinde eşlerden birisinin sürekli olarak yalan söylemesi de evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamında yer alır. Yalan söyleme nedeniyle boşanma davalarında hakim söz konusu tutum ve davranışların ortak yaşam kurulmasını engelleyip engellemediğine bakar.

Kumar Oynama Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Kumar oynamak tek başına boşanma nedeni değildir. Fakat eşin kumar oynaması sonucu evlilik içerisindeki görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği durumlarda boşanma nedenleri arasında kumar bağımlılığı gösterilerek boşanma davası açılabilir.

Eşin Psikolojik Tedavi Görmesi Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Psikolojik tedavi görme boşanma nedenleri arasında direk olarak öne sürülebilecek geçerli bir neden olmasa bile psikolojik tedavi görülen dönemde sergilenen davranışların evlilik birliğini temelden sarsması durumunda boşanma davası açılabilmektedir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınma – Cinsel İlişkiye Girmeme Boşanma Nedeni

Eşlerden birisinin meşru bir neden olmaksızın cinsel birlikteliğe girmemesi, eşiyle yatmama, cinsel ilişkiye girmekten kaçınma gibi durumlar da boşanma nedenleri arasında yer alır. Bu gibi durumlarda hakimler ortada meşru bir neden olup olmadığı üzerinde durur. Örneğin eşin regl olması nedeniyle cinsel ilişkiye girmek istememesi meşru bir neden olduğundan boşanma nedeni olarak öne sürülemez.

Eşi Ailesiyle Görüştürmeme Boşanma Nedeni Midir?

Boşanma nedenleri arasında yer alan bir başka unsur ise eşi ailesiyle görüştürmeme, eşin ailesiyle görüşmesini engelleme gibi davranışlardır. Bu gibi davranışlar evlilik birliğinin temelden sarsılması kapsamında değerlendirilir ve açılacak boşanma davası içerisinde hakim ortak yaşamın kurulmasını engelleyen bir durum olup olmadığını inceler.

Eşi Arkadaşları ile Görüştürmeme Boşanma Nedeni Sayılır Mı?

Eşi tarafından sosyal ortamlardan soyutlanan ve arkadaşları ile görüştürülmeyen kişiler bu tutumun ortak yaşam kurulmasını engellediği durumlarda boşanma davası açabilirler. Yine bu boşanma sebebiyle dava açılmak istenmesi durumunda hakim evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığına bakar.

Ev işlerini Yapmama Boşanma Nedeni Midir?

Her ne kadar Medeni Kanun evlilik içerisinde eşlerin eşit sorumluluğa sahip olduğuna hükmetse de pratikte ev işlerini yapmama davranışı sergileyen kadına boşanma davası açılabilmektedir. Ev işlerini yapmama nedeniyle boşanma davası açacak kişiler Medeni Kanunda yer alan evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilirler.

Erkeğin Çalışmaması Boşanma Nedeni Midir?

Evin geçimini sağlamakla yükümlü olan erkeğin, meşru bir neden olmaksızın çalışmaması ya da çalışmayı reddetmesi boşanma nedenleri arasında yer alır. Burada meşru bir neden olup olmaması asıl unsurdur. Yani erkeğin hali hazırda iş arıyor olması, işinden yeni ayrılmış olması, işinden kovulması gibi durumlar erkeğin çalışmaması nedeniyle boşanma kapsamında yer almaz.

Eşin Ailesine Hakaret Etme Boşanma Nedeni Midir?

Eşin ailesine hakaret boşanma nedenleri arasında yer alır. Burada da asıl bakılan durum eşin ailesine hakaret davranışının evliliği temelden sarsıp sarsmadığıdır. Eşin ailesine hakaret nedeniyle boşanma davası açacak kişiler Medeni kanunun 166. maddesi uyarınca ortak yaşamı kuramadıkları için dava açabilirler.

Baskı Nedeniyle Boşanma

Evlilik içerisinde yapılan baskılar, boşanma nedeni olarak öne sürülebilmektedir. Eşlerden birisinin diğer eşe yaptığı psikolojik baskı ya da psikolojik şiddet evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olacağından boşanma nedenleri arasında gösterilebilmektedir.

Çocuklarla ilgilenmeme Boşanma Nedeni Midir?

Evlilik içerisinde müşterek çocuğun ya da üvey çocuğun bakımı ve ilgisi için her iki eş de eşit sorumluluğa sahiptir. Bu noktada çocuklarla ilgilenmeme ya da çocuğa bakmama evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle çocuklarla ilgilenmeme durumunda boşanma davası açılabilir.

İlgisizlik Nedeniyle Boşanma

Son yıllarda en fazla görülen boşanma nedenleri arasında ilgisizlik yer almaktadır. İlgisizlik nedeniyle boşanma davaları 2014 yılında aldatma nedeniyle boşanma davalarından daha fazla görülmüştür. İlgisizlik nedeniyle boşanam davası açılırken, yaşanılan ilgisizlik durumu farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin eşlerden birisinin diğer eşe karşı ilgisiz olması durumu yaşanabileceği gibi, çocuklarla ilgilenmeme, eşin ailesine karşı ilgisizlik… gibi farklı durumlar da oluşabilmektedir. İlgisizlik nedeniyle boşanma davası açacak bireyler yine Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilirler.

Çocuk İstememe Boşanma Nedeni Midir?

Evlilik içerisinde taraflardan birisinin çocuk istememesi durumunda oluşacak evlilik birliğinin temelden sarsılması gibi bir sonuç, boşanma nedenleri arasında çocuk istememe davranışının da yer almasına sebep olur. Bu durumda boşanma davası açılabilmektedir.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşlarının bulunduğu ülkede açtığı boşanma davası sonucunda evliliğini yasal olarak bitirmesi,bu boşanma kararının ülkemizde geçerli olduğu anlamına gelmemektedir. Milletlerarası Özel Hukuk’a göre her mahkeme kararı, verildiği ülke sınırları içerisinde geçerlidir. O yüzden yurtdışında boşanan kişilerin de bu boşanmalarının ülkemizde geçerli olabilmesi ancak boşanma tanıma tenfiz davası açılması ile mümkündür. Boşanmanın Türkiye’de tanınması, Boşanmanın Türkiye’de tenfizi işlemleri ile ilgili olarak bu makalemizde tanıma tenfiz davası sürecinin nasıl işlediğini anlatacağız.

Boşanma Tanıma Davası Nedir?

Yurtdışı boşanma davalarında alınan mahkeme kararlarının ülkemizde geçerli olabilmesi için boşanma tanıma davası açılması gerekir. Boşanma tanıma davası, açılmadığı zaman yabancı mahkemenin vereceği boşanma kararı ülkemizde geçerli olmayacağı için bu kişiler Türkiye’de hala evli olarak görünmektedirler. Bu durum ileride bir çok sorunun yaşanmasına yol açabilmektedir. Örneğin Türkiye’de hala yasal olarak evli görünecek kişiler yeniden evlenmek istemeleri durumunda evlilik gerçekleşmeyecektir. Diğer yandan hala evli görünme sonucunda bireylerin vefatı gibi bir durum olması sonucu yurtdışında boşanılan kişi hala yasal olarak mirasçı statüsünde olacaktır. O yüzden boşanma tanıma davası açılması önemlidir.

Boşanma Tanıma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma tanıma davası açacak bireyler açısından davanın nasıl açılacağı, boşanma tanıma davası için gerekli belgeler ne olduğu, davanın ne kadar süreceği ve davanın maliyeti gibi konular sıklıkla merak edilen konulardır. Boşanma tanıma davası, açılacak görevli mahkemeler tıpkı boşanma davalarında olduğu gibi Aile Mahkemeleridir. Bireyler boşanma tanıma tenfiz davası belgeleri ile birlikte yetkili Aile Mahkemesine başvuru yaparak dava sürecini başlatabilirler.

Boşanma Tanıma Davası Nerede Açılır?

Boşanma tanıma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Yabancı ülkede boşanan kişiler yurtdışında ikamet etmeleri durumunda dava İstanbul Aile Mahkemelerinde, İzmir Aile Mahkemelerinde ve ya Ankara Aile Mahkemelerinde açılabilir. Hali hazırda yurtdışında ikamet eden bireylerin davayı açmaları durumunda duruşmalara katılmaları zorunlu değildir. Fakat dava sürecinin uzun ve karmaşık olması nedeniyle boşanma tanıma tenfiz davası mutlaka takip edilmelidir.

Boşanma Tenfiz Davası Nedir?

Boşanma tenfiz davası, yurtdışında ikamet eden kişilerin bulunduğu ülkede gerçekleştirdikleri boşanmaya ilişkin hukuki sonuçların ülkemizde icra edilebilmesi adına açılacak dava türüdür. Boşanmaya ilişkin icra edilebilir sonuçlar, çocuğun velayeti, mal paylaşımı, nafaka, tazminat gibi hususlardır. Yurtdışındaki boşanmanın hukuki sonuçları Türkiye’de icra edilmediği zaman ilerde müşterek çocuğun velayeti, mal paylaşımının yapılamaması, tazminat ve nafaka ödemelerinin yapılamaması gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. O yüzden boşanma tenfiz davası, yurtdışındaki boşanma kesinleştikten sonra mutlaka açılmalıdır.Her ne kadar boşanma tanıma ve boşanma tenfiz davaları birbirinden farklı dava türleri olsa da boşanma tenfiz davası aynı zamanda boşanmanın tanınmasını da içerdiği için tek bir dava ile hem boşanmanın tanınması hem de tenfizi sağlanabilmektedir.

Boşanma Tenfiz Davası Nasıl Açılır?

Boşanma tenfiz davalarında da görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Yurtdışında boşanan kişilerin ülkemizde açacakları tenfiz davası, gerekli belgeler ile birlikte yetkili Aile Mahkemelerine açılabilir. Boşanma tenfiz davası nasıl açılır diye merak eden bireylerin bu noktada uzman bir tanıma tenfiz avukatı tarafından alacakları hukuki destekle süreci yürütmeleri onlara mutlak fayda sağlayacaktır. Bilinmesi gerekir ki boşanma tenfiz davaları zor ve karmaşık bir süreci ifade eder.

Boşanma Tenfiz Davası Nerede Açılır?

Boşanma tenfiz davası açacak bireylerin ülkemizde davanın açılacağı yetkili mahkemeyi doğru tespit etmeleri önemlidir. Bu noktada yurtdışında ikamet eden bireyler davası İstanbul, Ankara ya da İzmir şehirlerinden birisinde açabilirler.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası için Gerekli Belgeler

  • Yabancı mahkemenin vermiş olduğu boşanma kararının aslı: Boşanma tanıma tenfiz davası için gerekli belgeler arasında yer alan boşanma kararı aslı ya da mahkemeden alınacak olan aslı gibidir belgesi
  • Yabancı Mahkeme Kararının Kesinleşme Belgesi: Yabancı ülke mahkemesinin vermiş olduğu kararın kesinleştiğine dair şerh yada apostille belgesi boşanma tanıma tenfiz davası için gerekli belgeler içerisindedir. Bu belgenin eksik yada yanlış olması durumunda tanıma tenfiz davası sonuçlanmaz.
  • Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Belgeleri Çevirisi: Boşanmanın ülkemizde tanınması ve tenfizi için gerekli belgelerin yeminli tercüman tarafından Türkçe’ye çevirisi yapılmalıdır. Bu noktada çeviriyi yapacak olan kişinin yeminli tercüman olması gerekir. Bu çeviri ayrıca noter ya da konsolosluk tarafından onaylanmalıdır. Aksi durumda boşanma tanıma tenfiz işlemi gerçekleşmemektedir.
  • Pasaport ve Nüfus Cüzdanı Fotokopileri
  • Avukatlık Vekaletname Belgesi

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanma tanıma tenfiz davası açacak bireylerin merak ettiği sorulardan birisi de dava süresidir. Boşanma tanıma tenfiz davası süresini belirleyen en önemli husus “tanıma tenfiz avukatı” olacaktır. Yabancı ülkede boşanan eşlerin ikisinin de Türkiye’de bulunan farklı tanıma tenfiz avukatı tarafından davayı açmaları onların en kısa sürede davayı sonuçlandırmalarına olanak sağlar. Boşanma tanıma tenfiz avukatları ile açılacak olan dava ortalama 1 hafta ile 3 ay arasında bir sürede sonuçlanabilirken bireysel olarak açılan boşanma tanıma tenfiz davaları 3 4 yıl sürebilmektedir.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma Tanıma Tenfiz Avukatı Tutmak Zorunlu Mudur?

Hayır, boşanmanın Türkiye’de tanınması için avukat tutmak zorunlu değildir. Fakat gerek istenilen tanınma ve tenfiz kararının alınması gerekse de davanın bir an önce sonuçlanması için tarafların boşanma tanıma tenfiz avukatı tutmaları onlara mutlak avantaj sağlar.

Yurtdışında Boşandım Türkiye’de Evli Görünüyorum Neden?

Yabancı ülke mahkemelerinin vermiş olduğu kararın sadece bulunduğu ülke sınırları içerisinde geçerli olması nedeniyle yurtdışında boşanan kişiler ülkemizde evli görünmeye devam ederler. Bu durumun çözümü ancak boşanma tanıma tenfiz davası açılması ile mümkündür.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Açmazsam Ne Olur?

Boşanma tanıma tenfiz davası açılmadığı zaman bireyler ülkemizde hala yasal olarak evli olacaklarından dolayı yeniden evlenmek istemeleri durumunda evlenemezler. Bunun dışında evliliğin Türkiye’de yasal olarak sona ermemiş olması nedeniyle velayet, mal paylaşımı, tazminat, nafaka gibi bir çok hususta hak kaybı yaşanır. Diğer yandan Türkiye’de hala evli olarak görülen kişiler vefat ettiklerinde yurtdışında boşandıkları eşleri hala mirasçı statüsünde olacaklarından dolayı miras paylaşımı konusunda sıklıkla anlaşmazlık ve hak kaybı yaşanmaktadır.

Yurtdışında Boşandım Türkiye’de Dava Açmam Gerekir Mi?

Evet, yabancı ülke mahkemelerine açılan boşanma davaları ülkemizde geçerli olmadığından bu mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi için boşanma tanıma tenfiz davası açılması gerekir.

Boşanmanın Türkiye’de Tanınması Nasıl Sağlanır?

Boşanmanın Türkiye’de tanınması ancak açılacak boşanma tanıma tenfiz davası ile mümkündür. Bu davanın açılmaması durumunda bireyler ülkemizde evli görünmeye devam edecekler ve her yasal işlemleri evlilik devam ediyor gibisürecektir.

Boşanmanın Türkiye’de Tenfizi Nasıl yapılır?

Boşanmanın Türkiye’de tenfizi için bireyler boşanma tenfiz davası açmalıdırlar. Yurtdışı mahkemesinin verdiği boşanmaya ilişkin icra edilebilir sonuçlar Türkiye’de geçerli olmadığından dolayı boşanma tenfiz davası açılmaz ise, nafaka velayet mal paylaşımı tazminat konularında hak kaybı yaşanması kaçınılmazdır.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası Konusu Olan Ülkeler

Almanya Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

İngiltere Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Fransa Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Amerika Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Kanada Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Avusturya Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

İsviçre Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Belçika Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Hollanda Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Danimarka Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Slovakya Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Macaristan Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Özbekistan Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Kazakistan Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Japonya Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

İsveç Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Finlandiya Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Norveç Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

İtalya Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Azerbaycan Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Çek Cumhuriyeti Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Avustralya Boşanma Tanıma Tenfiz Davası