Boşanma işlemleri Nasıl Yapılır?

Evliliğin yasal olarak sonlandırılmak istenmesi durumunda merak edilen konuların başında, boşanma işlemleri nasıl yapılır hususu dikkat çeker. Boşanma hukuki bir süreçtir ve bu sürecin doğru bir şekilde yürütülmesi, sağlıklı bir boşanmanın anahtarıdır. Boşanmalarda, öne sürülmesi gereken hukuki sebep, boşanma davasının nerede açılacağı, boşanma davası içerisinde ispat yükümlülüğünün yerine getirilmesi, tanık beyan edilmesi, delillerin sunulması, karşı dava açılması, cevap dilekçesi sunma… gibi bir çok hukuki ayrıntı etkili bir biçimde uygulanmalıdır. Aksi durumda boşanma davaları hakim tarafından reddedebileceği gibi dava sonrası, tarafların velayet, mal paylaşımı nafaka ya da tazminat gibi konularda hak kaybı yaşamaları söz konusu olabilmektedir.

Boşanma işlemleri Nasıl Yapılır?

Öncelikle boşanmaya karar veren kişilerin, hukuki anlamda kusursuz bir şekilde hazırlayacakları boşanma dilekçeleri ile birlikte davalarını açmaları gerekir. Bu aşamada davanın hangi mahkemede açılacağı, dava için hangi sebebin öne sürüleceği gibi temel bilgilere sahip olunması önemlidir. Hangi tutum ve davranışların boşanma sebebi olarak öne sürülebileceği Medeni Kanun’da yer almaktadır. Boşanma işlemleri nasıl yapılır diye merak eden kişiler için davanın açılmasından önce ve dava sürecinde hukuki destek almak hızlı ve sağlıklı bir boşanma için önerilir. Bu süreçte boşanma işlemleri boşanma avukatları tarafından alınacak olan destek ile kolay bir şekilde atlatılabilir.

Boşanma dilekçesinin hazırlanması ile birlikte davacı, yetkili mahkemede davasını açmalıdır. Burada yetkili mahkeme ve görevli mahkeme ayrımının doğru şekilde yapılması gerekir. Boşanma davalarında görevli mahkemeler “Aile Mahkemeleri” olmaktadır. Kimi yerlerde ise Aile Mahkemesi bulunmayabilir. Bu durumda Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatı ile boşanma davalarına bakar. Davacının, boşanma davasını açması gereken yer, eşlerin son altı aydır birlikte ikamet ettikleri yerin bağlı olduğu Aile Mahkemesidir. Eşlerin 6 aydan daha uzun bir süredir resmi olarak farklı yerlerde ikamet ettiği durumlarda ise, davanın açılacağı yetkili mahkeme, davalının ikamet adresidir.

Boşanma İşlemleri Nasıl Başlatılır?

Boşanma işlemleri başlatılırken davacı, hazırladığı boşanma dilekçesi ile birlikte yetkili mahkemeye başvuru yapmalıdır. Boşanma dilekçesi içerisinde davanın sebebi, davanın tarafları, boşanmadan beklenti ve talepler gibi temel bilgiler yer almalıdır. Boşanma dilekçesinin nasıl hazırlanması gerektiği ile ilgili olarak “ boşanma dilekçesi” adlı yazımızı okuyabilirsiniz. Boşanma işlemleri nasıl başlatılır diye merak eden kişiler için dava için başvuru yapıldıktan sonra, mahkeme günü kendisine ve davalı tarafa tebliğ edilir. Bu anlamda fiili olarak hukuken boşanma süreci de başlatılmış olur. Boşanma davasının açılmasından ziyade, bu sürecin nasıl yürütüleceği üzerinde durulması daha fazla yarar sağlayacaktır. Zira gerek anlaşmalı boşanma olsun gerekse de çekişmeli boşanma olsun, boşanmanın maddi ve manevi sonuçlarında herhangi bir hak kaybı yaşanmaması, bu sürecin ne denli doğru yürütüldüğü ile ilgili olacaktır.

Boşanma işlemleri nasıl yapılır diye merak eden kişiler için boşanma sonrası çocuğun velayetinin alınması, boşanmadan kaynaklanacak mağduriyete ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin karşılanması, nafaka alabilmek ya da nafaka ödenmesi, mal paylaşımının nasıl yapılacağı… gibi maddi veya manevi sonuçlar üzerinde herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için mutlaka bu süreçte uzman bir boşanma avukatı tarafından destek alınmalıdır.

İddet Müddeti

Medeni Kanuna göre boşanma davası kesinleştikten sonra boşanan kadının yeniden evlenebilmek için 300 gün beklemesi gerekir. İddet müddeti olarak adlandırılan bu duruma göre boşanma sonrası olası bir gebelik durumunda doğacak çocuğun soybağının belirlenebilmesi için kadının iddet müddetini beklemesi gerekir. Şimdiki yazımızda iddet müddeti ve boşanma sonrası bekleme süresi hakkında bilgiler vermenin yanı sıra, iddet müddetinin kaldırılması davası ve bu davada izlenmesi gereken yollar hakkında da bilgiler vereceğiz. İddet müddeti davası hakkında ayrıntılı bir bilgi vermeden önce boşanma sonrası kadının neden 300 gün bekleyeceği, erkeğin hemen evlenebilirken kadının 300 gün bekleme sebebi üzerinde duracağız.

İddet Müddeti Nedir?

Boşanma davasının kesinleşmesi ile birlikte, boşanan bayanın 300 gün beklemesi gereken süreye iddet müddeti adı verilir. Boşanmadan sonra kadının hamile olması söz konusu olabilir. Geçmişte kadının hamile olup olmadığının belirlenmesi oldukça zordu. Bu yüzden kanun olası bir hamilelik ihtimaline karşı doğacak olan bebeğin babasının belirlenmesi için boşanma sonrası kadının 300 gün beklemesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu yasa günümüzde de devam etmekle birlikte artık teknolojinin gelişmiş olması sebebiyle kadının gebe olup olmadığı doktor raporlarıyla kanıtlanabildiğinden, boşanma sonrası kadının yeniden evlenebilmesi için 300 gün beklemesine gerek duyulmamaktadır. Bu noktada iddet müddetini beklemek istemiyorum diyen bir kadının, iddet müddetinin kaldırılması adına mahkemeye dava açması gerekir. Her ne kadar Medeni Kanun 2002 yılında yeniden düzenlenmiş olsa da iddet müddeti yani boşanma sonrası bekleme süresi uygulamaya devam edilmiştir. Boşanma sonrası bekleme süresi yalnızca kadına özgü bir durum olup erkek boşandığı zaman iddet müddeti gibi bir süreyi beklemek zorunda değildir. Boşanan erkek boşanmanın kesinleşmesinden sonra istediği zaman evlilik yapabilir.

İddet Müddeti Süresi Nedir? Boşanma Sonrası Kadın Ne Kadar Bekler?

İnsanlarda hamilelik süreci ortalama olarak 9 ay 10 gün ( 280 gün) olmakla birlikte bu süre erken doğum ya da geç doğum sebebiyle değişiklik göstermektedir. O yüzden boşanma sonrası beklenmesi gereken süre Medeni Kanun’da 300 gün olarak hesaplanmıştır. Boşanma sonrası kadın yeniden evlenmek isterse 300 gün beklemek zorundadır. Peki kadın bu 300 günü beklemeden, yeniden evlilik yapmak isterne ne yapmalıdır? Burada da tıp teknolojisinin gelişmiş olması kolaylık sağlamaktadır. Artık günümüzde kadının hamile olup olmadığı ufak testlerle ölçülebilmektedir. Hamile olmadığının kanıtlanması ile boşanan kadın iddet müddetinin kaldırılmasını talep edebilir. Bu talep açılacak iddet müddetinin kaldırılması davası ile mümkündür.

İddet Müddeti Nasıl Kaldırılır?

İddet müddetinin kaldırılması ancak açılacak bir dava ile mümkündür. İddet müddetinin kaldırılması davası olarak adlandırılan bu dava, Aile Mahkemelerinde görülür. Bu anlamda boşanan kadın hamile olmadığının ispatını mahkeme huzurunda yaparak boşanma sonrası bekleme süresinin kaldırılmasını sağlayabilir.

İddet Müddetinin Kaldırılması Davası

Boşanma davasının sonlanması ile birlikte kadının beklemesi gereken 300 günlük sürenin kaldırılması için yetkili Aile Mahkemesine bir dilekçe ile başvuru yapılması gerekir. Dava sürecinin doğru bir şekilde yürütülmesi gerekli hukuki prosedürlerin yerinde uygulanması davanın en kısa sürede sonuçlandırılması açısından son derece önemlidir. Kadının mahkeme huzurunda hamile olmadığını kanıtlaması ancak hastane ve doktor raporlarıyla mümkündür. İddet müddeti davası içerisinde gerekli belgelerin hazırlanması ve mahkemeye sunulması kadar, diğer hukuki prosedürler de davanın sonucunu ve süresini etkilemektedir. Bu anlamda iddet müddeti davası için uzman bir avukat ile davayı yürütmeniz en kısa sürede sonuçlanmasına olanak sağlar.

İddet Müddeti Kaldırma Süresi

Boşanma sonrası hayatına devam eden ve yeniden evlenmek isteyen kişiler açısından en önemli konu, iddet müddetinin kaldırılması için harcanacak süredir. 300 günlük bekleme süresini beklemek istemeyen kişiler açısından iddet müddetinin kaldırılması süresi açılacak davanın ne denli etkili yürütülebileceği ile doğru orantılıdır. Bu tür davalarda uzman bir avukat ile davanızı yürütmek istemeniz durumunda iddet müddetinin kaldırılması 1 hafta ile 3 hafta arasında değişiklik gösterecektir. Bireysel olarak açılacak davalarda ise, hukuki anlamda yapılacak hatalar nedeniyle davanın reddi söz konusu olabileceği gibi davanın 4 5 ay sürmesi de söz konusu olabilmektedir.

Boşanma Davası Kesinleşti Yeniden Evlenebilir Miyim?

Bu soru sıklıkla gelen sorular arasındadır. Eğer bu soruyu soran bir kadın ise, hayır yeniden evlenmesi ancak 300 günlük iddet müddetinin bitmesi ile mümkündür. Aksi durumda 300 günlük süreyi beklemek istemezseniz İddet müddetinin kaldırılması davası açmanız gerekecektir.

İddet Müddeti Davası Nerede Açılır?

Boşanma sonrası bekleme süresinin kaldırılması için açılacak davalarda görevli mahkemeler Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesinin olmadığı yerde ise bu dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılabilir. Bu dava için yetkili mahkemeler ise, ikamet adresinizin bulunduğu yerdeki mahkemeler olup, görevli mahkeme ve yetkili mahkeme ayrımının doğru yapılması gerekir.

Boşandıktan Sonra Evlenmek İçin Ne Kadar Beklemeliyim?

Kanunen boşanmış kadının, boşanma davası kesinleşmesi ile birlikte 300 gün beklemesi gerekir. 300 günlük sürenin dolmasının ardından istediği zaman evlenebilir. 300 gün beklememek için ise, iddet müddetinin kaldırılması talep edilir.

Boşanma için Gerekli Belgeler

Boşanma davası açılması ve bu davanın sürdürülebilmesi bir takım, hukuki prosedürlerin yerine getirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Öyle ki bu gerekliliklerin başında boşanma davasında kullanılacak belgeler gelir. Boşanma için gerekli belgeler hukuka uygun şekilde hazırlanmış olmalıdır. Bu süreçte davanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi adına mutlaka boşanma için gerekli belgeler hazırlanırken boşanma ve aile hukukuna hakim bir avukattan destek alınması önerilir. Boşanma için gerekli evraklar davanın seyrinin belirlenmesi ve sürecin nasıl yürütüleceğini belirleyen unsurlardan birisi olması nedeniyle bu tür belgelerde yapılacak yanlışlıklar davanızın yıllarca sürmesine yol açabileceği gibi davanın reddi gibi bir olumsuz sonucun da ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.

Boşanma için Gerekli Belgeler Nelerdir?

Boşanmak için bireyler, bu minvalde bir dava açmak mecburiyetindedirler. Boşanma davası olarak adlandırılan bu dava türü açılmaksızın evliliğin sonlandırılması söz konusu olmaz. Boşanma davaları ise, öne sürülecek boşanma sebebine, tarafların boşanmanın maddi vemanevi sonuçlarında uzlaşıp uzlaşmamalarına ve Medeni Kanun’da belirtilmiş şartlara göre farklı türlerde olabilmektedir. Her durumda boşanma için gerekli belgeler hazırlanırken ilk hazırlanacak olan belge boşanma dilekçesi olmaktadır. Taraflar ister anlaşmalı boşanma davası açacak olsun, isterse de çekişmeli boşanma davası açacak olsun mutlaka boşanma dilekçesi hazırlamaları gerekir. Boşanma dilekçesi açılacak dava türüne göre değişiklik gösterecektir. Bu noktada “ boşanma dilekçesi nasıl hazırlanır” başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak değindiğimiz yazımızı okuyabilirsiniz. Şimdi kabaca boşanma için gerekli belgeler içerisinde önemli bir yere sahip olan boşanma dilekçesi ve boşanma davası türüne göre dilekçenin nasıl hazırlanması gerektiğine değineceğiz.

Boşanma Dilekçesi

Boşanma dilekçesi açılacak olan davanın iskeletini oluşturacak belgedir. Evliliğin hangi nedenle sonuçlandırılacağı, boşanma dilekçesi içerisinde yer alırken, davayı açacak olan kişinin karşı taraftan talep ve istekleri, boşanmaya neden olan tutum ve davranışların evlilik içerisinde nasıl cereyan ettiği, boşanmanın tarafları gibi bir çok ayrıntı boşanma dilekçesi içerisinde yer almaktadır. Boşanma için gerekli belgeler hazırlanırken mutlak suretle boşanma dilekçesi hukuki altyapıya uygun şekilde dizayn edilmelidir. Açılmak istenilen boşanma davasının türü burada dilekçenin farklılık göstermesine sebep olacaktır. Öyle ki anlaşmalı boşanma ya da çekişmeli boşanma davasına göre süreç içerisinde mahkemeye sunulacak dilekçenin içeriği değişecektir.

a) Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi

Anlaşmalı boşanmalarda Kanunun öngördüğü şartların sağlanması durumunda, anlaşmalı boşanma dilekçesi hazırlanarak yetkili mahkemeye sunulmalıdır. Burada boşanmak için gerekli belgeler içerisinde önemli bir yere sahip dilekçenizde tarafların boşanmanın maddi ve manevi tüm sonuçlarında uzlaştığınızı belirterek, bu uzlaşmanın koşullarının yer aldığı “boşanma protokolü”ne atıfta bulunabilirsiniz. Özellikle, boşanma protokolünün varlığından ve her iki tarafın da boşanmayı talep ettiğinden bahsedilerek zengin bir anlaşmalı boşanma dilekçesi hazırlanması mümkündür. Bu belge hukuki açıdan bir çok prosedürü barındıracaktır. Davanın açılacağı mahkeme ismi, evliliğin süresi, tarafların istek ve talepleri… gibi belirleyici konular bu belgede yer alır. Olası bir hak kaybı yaşanmaması için mutlak suretle uzman bir kişi tarafından hukuki destek alınarak anlaşmalı boşanma dilekçesinin hazırlanması önerilir. Bu boşanma davası türü ile ilgili olarak “anlaşmalı boşanma” adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

b) Çekişmeli Boşanma Dilekçesi

Çekişmeli boşanma davaları, açılan boşanma davaları arasında en sıkı takip gerektiren ve doğru bir şekilde yürütülmediğinde çok sık hak kaybına neden olan boşanma davası türüdür. Anlaşmalı boşanmalardan çok daha karmaşık olan ve bir çok hukuki prosedürün yerine getirilmesi gereken çekişmeli boşanma davalarında, davayı açmadan önce hazırlanacak dilekçe, davanın süresini ve seyrini direk olarak etkilemektedir. Örneğin hayata kast nedeniyle açılacak olan bir boşanma davasında, hayatına kast edilen şiddet mağduru kişinin bu tür bir davranışa tekrar maruz kalmaması adına hakim dava sürecini hızlı bir şekilde sonuçlandırır. Çekişmeli boşanma davalarında ispat yükümlülüğü vardır. Boşanma için gerekli belgeler içerisinde ilk olarak davanın açılması için mahkemeye sunulacak dilekçede öne sürülecek hukuki boşanma sebebine dikkat edilmesi gerekir.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Boşanma aşamasındaki bireylerin mahkemeye sunmaları gereken boşanma dilekçesi mutlaka hukuki açıdan doğru şekilde hazırlanmış olmalıdır. Bilinmesi gerekir ki boşanma için gerekli belgeler içerisinde en önemli belgelerden birisi boşanma dilekçesidir ve açılacak davanın seyri ve sonucuna direk olarak etkisi bulunur. Boşanma dilekçesi yazarken, yapılacak hatalar, davanın yıllarca sürmesine sebep olabileceği gibi boşanma davasının reddine ya da nafaka velayet mal paylaşımı ya da tazminat gibi hususlarda hak kaybına uğranılmasına neden olabilecektir. O yüzden boşanma için gerekli belgeler içerisinde önemli bir yere sahip olan boşanma dilekçesinin hazırlanması aşamasında uzman bir hukukçu tarafından destek alınması önerilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Eşlerin boşanma sürecinde anlaşmalı olarak davayı yürütmeleri durumunda açılacak olan davada mahkemeye “anlaşmalı boşanma protokolü” sunmaları gerekir. Bilindiği gibi anlaşmalı boşanmalarda taraflar, boşanmanın maddi ve manevi tüm sonuçlarında uzlaşmak durumundadırlar. Nafaka ödenip ödenmeyeceği, varsa çocuğun velayetinin kimde olacağı, tazminat ödenip ödenmeyeceği, mal paylaşımının nasıl yapılacağı gibi hususlarda eşler anlaşmış olmalıdır ve bu anlaşma zemini, hazırlanacak bir boşanma protokolü ile ayrıntılı bir şekilde beyan edilir. Boşanma için gerekli evraklar arasında, eşlerin anlaşmalı boşanma davası açmaları durumunda boşanma protokolü de yer almaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, anlaşmalı boşanma yapılabilmesinin şartlarından birisini eşlerin protokol imzalamaları olarak belirlemiştir. O yüzden anlaşmalı boşanma protokolü olmaksızın anlaşmalı boşanmak mümkün olmamaktadır.

Boşanma Davasında Mahkemeye Sunulacak Belgeler Nelerdir?

Boşanma Davasında Tanık Listesi

Boşanma için gerekli belgeler içerisinde, çekişmeli boşanmalarda taraflar, öne sürdükleri boşanma sebebini ispat amacıyla tanık gösterebilmektedirler. Boşanma davasında ispat davanın boşanma ile sonuçlanması açısından yükümlülüktür. Bu noktada ister davayı açan kişi isterse de karşı dava açan kişi olsun, gerekli ispatı yapabilmek için tanık beyanlarına ihtiyaç duyacaktır. Boşanma davasında tanık listesi hakkında bilinmesi gereken önemli noktalar vardır. Birincisi hakim, tanıkların verdiği beyana bağlı değildir. İkincisi tanık listesinde yer alan kişilerin hangi olaylara tanıklık ettikleri belirtilmelidir, tanık beyanlarının hakim nazarında bir değer ifade etmesi için tanıkların tutarlı beyanlarda bulunması gerekir. Tanıkların çelişkili ifadeler vermeleri durumunda ise, hakim bu beyanları dikkate almaz. Boşanma için gerekli belgeler içerisinde önemli bir yere sahip tanık listesi içerisinde belirtilecek tanıkların yaş sınırı yoktur.

Boşanma Davalarında Delil Listesi

Boşanmayı getiren olayların ispatına ilişkin kullanılacak olan deliller, delil listesi şeklinde mahkemeye sunulmaktadır. Burada delil olarak öne sürülecek argümanların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Aksi durumda hukuka uygun olmayan bir biçimde elde edilmiş delillerin mahkemede kullanılması mümkün olmadığı gibi, bu tür argümanların elde edilme şeklinden dolayı cezayi yaptırım da uygulanabilmektedir.

Boşanma için gerekli belgeler içerisinde yer alan delil listesi, çekişmeli boşanma davalarında gerekli olup, anlaşmalı boşanma davalarında tarafların her ikisinin de boşanmayı talep etmesi nedeniyle delil listesine ihtiyaç yoktur. Çekişmeli boşanma davalarında ise, öne sürülecek olan hukuki boşanma sebebine göre delil olarak öne sürülecek argümanlar da değişecektir. Örneğin kadına yönelik şiddet ya da dayak nedeniyle açılacak boşanma davalarında hastaneden alınacak darp raporu delil niteliğinde olacaktır. Ya da aldatma nedeniyle boşanma davalarında GSM Operatörlerinden alınacak Mesaj ve Arama Kayıtları aldatmanın ispatı olarak sunulabilir. Boşanma davalarında sık sık kullanılan deliller, doktor raporları, fotoğraf ve videolar, sosyal medya paylaşımları, whatsapp konuşmaları, mail içerikleri, karakol kaydı, kredi kartı ekstresi, bilirkişi raporu şeklinde sıralanabilir.

Boşanmada Mal Kaçırma

Boşanmada mal kaçırma, boşanmanın maddi sonuçları üzerinde uzlaşamayan eşler arasında sıklıkla karşılaşılan bir durum olmaktadır. Özellikle eşlerin çekişmeli boşanma sürecinde olmaları durumunda, taraflardan birisi mal paylaşımına konu olabilecek taşınır veya taşınmaz malları eşinden kaçırabilmektedir. Boşanmada mal kaçırma, bu davranışı sergileyen kişi açısından, eşinin yasal haklarını hiçe saymak olarak ifade edilebilir. Örneğin boşanma davası açılmadan önce sahip olduğu arabayı elden çıkarması, hileli bir satış ile sahip olunan evi kardeşine satması, değerinden düşük bir ücrete gayrimenkulu 3. kişilere devretmesi gibi davranışlar boşanmada mal kaçırma kapsamı içerisinde değerlendirilebilmektedir.

 

Boşanmada Mal Kaçırma Neden Yapılır?

Eşler boşanma sürecinde, maddi hususlarda uzlaşamazlar veya boşanmadan dolayı eşini suçlayan kişi, eşinin mal paylaşımından payına düşecek olan kısmı almasını engellemek ister bu durumda mal üzerine olan kişi, hali hazırda çekişme içerisinde olmaları nedeniyle böyle bir davranışı sergileyebilmektedir. Boşanma zor bir süreç olduğu için, kimi zaman eşler arasındaki çekişme çirkin boyutlarda olabilir. Eşine daha fazla acı yüklemek isteyen bireyler, boşanma sonrası mal paylaşımına konu olacak, gayrimenkul, arsa, ev, yazlık, araba gibi taşınmazları ya da maddi anlamda değere sahip takı, altın, mücevher gibi taşınırları satarak eşinden kaçırabilmektedir. Peki boşanmada mal kaçırma durumu karşısında, yasal haklarını korumak isteyen kişi ne yapmalıdır?

 

Boşanmada Mal Kaçırma Nasıl Engellenir?

Boşanma sürecinde eşin mal kaçırması karşısında hukuki hakların bilinmesi en önemli husustur. Bir çok kişi mal paylaşımından doğacak olan haklarını bilmediği için eşinin bu davranışı karşısında mağdur olabilmektedir. Burada mal paylaşımından doğacak yasal hakların neler olduğunu, mal rejimlerine göre paylaşımın nasıl yapılacağını ve boşanma sonrası hangi malların hangi eş tarafından alınacağını “boşanmada mal paylaşımı” adlı yazımızda okuyabilir.

Boşanmada mal kaçırma nasıl engellenir diye merak eden okuyucularımız için bu süreçte eşinin mal paylaşımından hakkını almasını istemeyerek boşanmada mal kaçırma davranışını sergileyen kişilere karşı farklı metotlar ile bu girişimi nasıl engelleyeceği üzerinde duracağız.

Boşanmada mal kaçıran eşe karşı yapılabilecekler, gerek dava sürecinde gerekse de dava sonrasında eşin mallarını elden çıkarmasının engellenmesidir. Boşanma davasını bir avukat ile yürütmek bu durumda size yardımcı olacaktır. Boşanma avukatı müvekkilinin manevi anlamda bir zarara uğramasını önlemenin yanı sıra boşanma sürecinde ve sonrasında müvekkilinin maddi zarara uğramasını da önleyecek adımlar atacaktır. Eşinin mal kaçırması karşısından bireyler bu satışın iptalini de sağlayabilir. Tutacağınız boşanma avukatı, boşanma sürecinde hileli satış yoluyla ya da 3. kişilere devretme yoluyla mal kaçırma karşısından bu satışların iptalini sağlayabilecektir.

 

Ortak Konuta Aile Konutu Şerhi Koydurma

Aile konutu şerhi adı verilen şerh ile eşin boşanmada mal kaçırma adına sergileyeceği kötü davranış, birlikte yaşanılan ev için engellenebilir. Burada aile konutu kavramı ve aile konutuna konulacak olan şerh hakkında bilgi sahibi olunması gerekir. Kanuna göre eşlerin devamlı olarak birlikte yaşadıkları, resmi ikamet adresleri, aile konutudur. Aile konutuna konulacak olan şerh ile eşin, birlikte yaşadıkları ev üzerindeki tasarrufları kısıtlanır. Diğer bir değişle yaşanılan eve aile konutu şerhi koyularak, eşin evi satması, evi elden çıkarması veya başka bir kişinin üzerine geçirmesi engellenebilir. Boşanmada mal kaçırma davranışının önüne geçmek adına, aile konutu şerhi koydurmak sıklıkla uygulanan bir yöntemdir. Bu şekilde taraflardan birisinin aile konutunu hileli bir satış ya da başkasının üzerine devretmesi engellenir. Aile konutu şerhi koydurma yalnızca ev sahibi olunması durumunda uygulanmaz. Aynı zamanda kirada oturulan ev için de aile konutu şerhi koydurulabilir. Kira olan eve aile konutu şerhi konulması ile birlikte diğer eş, kira sözleşmesini feshedemez.

Boşanmada Karşı Dava Nasıl Açılır?

Evliliğin yasal olarak sonlandırılmak istenmesi durumunda taraflardan birisinin açtığı davada, davalı taraf kimi zaman kendisini savunmak adına doğru savları öne süremeyebilir. Bu durum iki tarafında evliliği bitiren olaylara farklı noktalardan yaklaşmaları sonucunda oluşmuş olabilmektedir. Örneğin aldatma nedeniyle açılan bir boşanma davasına aldatan kişi eşinin ilgisizliğinin bu duruma yol açtığı savını öne süremeyebilir. O nedenle davacının boşanma nedeni olarak öne sürdüğü husus ile davalının kendi savları farklılık gösterecektir. Bu durumda davalı karşı dava açarak ancak kendi savını savunabilir. Boşanma davasında karşı dava, çekişmeli boşanma davalarında sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Her iki taraf da kendi savları üzerinden boşanma davalarını yürütmek isterler. Bu, dava sonucunda haklılığın ispatı ve boşanmada kusur oranlarının belirlenmesi açısından son derece önemlidir. Zira boşanmada kusur, nafaka velayet tazminat gibi maddi ve manevi tüm sonuçları doğrudan etkileyebilmektedir. Boşanma davasında karşı dava konusunda bu makalemizde, karşı dava nasıl açılır, boşanmada karşı dava açmak için gerekli süre nedir, boşanma davasında karşı dava sürecinin nasıl yürütülmesi gerekir… gibi hususlarda değineceğiz.

Boşanmada Karşı Dava Nedir?

Boşanmada karşı dava kavramı, açılmış bir boşanma davası sürerken bireylerin kendi savları üzerinden savunma yapabilmelerine olanak sağlayan davadır. Kendisine açılmış bir boşanma davası sonrası karşı tarafın dayandığı boşanma nedeninden farklı olarak kendi boşanma sebeplerini içeren bir dava açma durumu boşanma davasında karşı dava olarak adlandırılır. Örneğin kendisine terk nedeniyle boşanma davası açılmış kişi boşanma davası içerisinde eşinin kendisine şiddet uyguladığını ve bu nedenle evi terk ettiği yönünde bir savunma yapabilmek için şiddet nedeniyle karşı dava açabilmektedir. Boşanma davalarında kusurlu taraf nafaka velayet tazminat gibi konularda hak kaybı yaşayabilmektedir. O nedenle boşanmayı getiren olaylarda kusurlu olarak karşı tarafın gösterilebilmesi için boşanmada karşı dava açılması mutlak fayda sağlamaktadır.

Boşanmada Karşı Dava Nasıl Açılır?

Boşanma davalarında karşı dava açılabilmesi için 6100 sayılu Hukuk Muhakemeleri Kanunu 132. maddesine göre belirli şartların yerine getirilmiş olması gerekir. Söz konusu maddede yer alan şartların yerine getirilmediği noktada boşanma davası sürerken karşı dava açılamamaktadır. Bu şartların olmadığı durumlarda açılacak olan dava, karşı dava niteliğinde olmayıp farklı bir dava olarak görülecektir. Fakat boşanma davalarında karşı dava, iki davanın birleştirilmesi ve birlikte görülmesi usulune göre sürdürülür.

Boşanmada Karşı Dava Açma Şartları

  • Kendisine açılmış olan boşanma davası davalısının, karşı dava açabilmesi için esas boşanma davasının sonuçlanmamış olması gerekir. Boşanma davası sonuçlandıktan sonra boşanmada karşı dava açılamaz.
  • Boşanma davasında karşı dava içerisinde istenebilecek talepler, asıl boşanma davasındaki talepler ile takas ya da mahsup ilişkisi içerisinde olmalıdır. Ya da karşı dava ile asıl dava arasında bir bağ olması gerekir. Bu durum yok ise yine boşanmada karşı dava açılamaz.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu iki şartın, boşanma davasında karşı dava açılabilmesi için yerine getirilmesine hükmetmiştir. Hali hazırda süren bir boşanma davasında karşı dava açılmış ve bu şartların yerine getirilmediği tespit edilmiş ise, birbirinden farklı iki boşanma davası şeklinde dava yürütülür. Bu iki davanın birleştirilmesi söz konusu değildir. Mahkeme gerekli gördüğü durumlarda karşı dava olarak açılmış olan ikinci davanın görevli mahkemeye gönderilmesine hükmedebilir.

Boşanma Davasında Karşı Dava Nasıl Açılır?

Boşanma davası sürerken karşı dava, esas boşanma davası için cevap dilekçesi ile birlikte açılabileceği gibi esasa cevap süresi devam ederken farklı bir boşanma davası olarak da açılabilmektedir. Karşı dava açabilmek için gerekli süre dolduğunda açılacak olan davalarda hakim esas boşanma davası ile karşı dava olarak açılmış boşanma davasını birbirinden ayırmaktadır.

Boşanmada ispat Nasıl Yapılır?

Boşanmak isteyen bireyler açısından evlilik içerisinde yaşanılan hadiselerin, tutum ve davranışların boşanmayı getirdiği kanıtlanmalıdır. Boşanma davasında ispat olmaksızın hakim boşanma yönünde karar vermez. Bu makalemizde boşanmada ispat yükümlülüğü ve boşanma davasında ispat için öne sürülebilecek deliller, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi.. gibi hususlara değineceğiz. Ama öncelikle boşanmada ispatın neden gerekli olduğu, boşanmada ispat yükümlülüğünün kimde olduğu gibi temel konuları ele almak daha doğru olacaktır.

Boşanma Davasında ispat Neden Gereklidir?

Boşanmada ispat, evlilik içerisinde yaşanmış olan olayların ortak yaşam kurulmasını engellediğine dair hakim kanaati oluşturulabilmesi adına gerekli olan durumdur. Bu noktada boşanma davasını açacak olan kişinin yaşadığı olumsuzlukları ispat etmesi gerekir. Boşanmada ispat yapılmadığı zaman, hakim boşanma yönünde hüküm vermez. Bu durum çekişmeli boşanma davaları için geçerlidir. Anlaşmalı boşanma davalarında taraflar tüm hususlarda uzlaştıkları için yapılacak bir boşanma protokolü ile boşanma yönünde karar alınabilir. Çekişmeli boşanma davalarında ise ispat davada kusur oranlarının belirlenmesi adına mutlaka yapılmalıdır. Boşanma davası sonunda ispatın yapılmaması davanın reddine neden olabileceği gibi, öne sürülen nedenin ispat edilememesinden dolayı alehte bir sonuç gelmesi olasılığı da yüksektir. İspat boşanma davası içerisinde kusurun hangi tarafta olduğunu ve kimin boşanmanmayı getiren olaylarda daha fazla kusura sahip olduğunun anlaşılması için gereklidir. Bilinmelidir ki boşanmada kusur çocuğun velayeti, nafaka ve tazminat gibi maddi ve manevi sonuçları direk olarak etkilemektedir.

Boşanmada ispat Nasıl Yapılır?

Boşanma davalarında ispat yükümlülüğü davayı açan yani davacı tarafındır. Burada davacı evlilik içerisinde boşanmayı getiren tutum ve davranışları farklı şekillerde ispat edebilir. Burada görgü tanıklarının beyanları kullanılabileceği gibi farklı argümanlar da boşanmada ispat aracı olarak kullanılabilir. Örneğin boşanmada ispat yapılacağı zaman aldatan eşin fotoğrafları, sms kayıtları, telefon görüşmeleri, whatsapp ya da sosyal medya yazışmaları, otel ve seyahat kayıtları, kredi kartı harcamaları… gibi pek çok unsur boşanmada ispat aracıdır. Burada boşanmada ispat yapılırken üzerinde durulması gereken husus, ispat olarak öne sürülen boşanma delillerinin hukuka aykırı bir şekilde elde edilmemiş olmasıdır. Hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller boşanma davası içerisinde öne sürülemez. Bu duruma örnek vermek gerekirse eşinin Facebook şifresini kırarak eşinin Facebook yazışmalarına ulaşmak özel hayatın gizliliği kapsamında yer alacağından bu delil hukuka aykırı bir şekilde elde edilmiş sayılır ve boşanmada ispat aracı olarak kullanılamaz.

Boşanmada Delil Olarak Kullanılabilecek Argümanlar Nelerdir?

Boşanmada ispat için tanık beyanları dışında kullanılması mümkün olan bir takım belgeler vardır. Bu belgelerin doğruluğu kimi zaman bilirkişi raporları ile kanıtlanabilir. Şimdi boşanmada delil olarak kullanılabilecek olan argümanların neler olduğunu ve nasıl elde edilmesi gerektiğini tek tek açılayacağız. Boşanmada ispat aracı olarak öne sürülecek olan hukuki sebebe göre farklı unsurlar öne sürülebilir. Örneğin aldatmaya dair eşinin başkası ile çekilmiş olan fotoğrafları boşanma davasında öne sürülebilir. Ya da yine aldatma nedeniyle boşanma davalarında ispat aracı olarak gsm operatörlerinden konuşma ve sms kayıtları alınabilir. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar örneğin “eşimi sevmiyorum, bu evliliği daha fazla yürütemeyeceğim, eşimle zorla evlendirildim…” gibi evlilik birliğini sarsacak paylaşımlar boşanma davasında delil olarak sunulabilir. Kredi kartı harcamaları, ses kayıtları, videolar, sehayat harcamaları, otel harcamaları,whatsapp konuşma kayıtları, hastaneden alınacak darp raporları, şikayet sonrası karakoldan alınacak belgeler… gibi bir çok delil mahkemeye sunulabilir. Fakat yukarıda da belirttiğimiz üzere boşanmada delil ileri sürerken, bu delilin nasıl elde edildiği ve hukuka aykırı bir durumun olup olmadığının bilinmesi gerekir. Aksi durumda hukuka aykırı şekilde elde edilen delilleri sunan kişilere cezayi yaptırım uygulanabilmektedir.

Boşanmada Davasında Tanık Beyanları

Boşanma davalarında öne sürülecek olan ispat araçlarından en güçlüsü tanık beyanlarıdır. Boşanmayı getiren olaylara şahitlik etmiş kişilerin mahkemede verecekleri beyanlar, boşanmada ispat açısından son derece önemlidir. Örneğin aile içi şiddet nedeniyle açılan boşanma davasında eşini darp eden ya da eşini döven kişinin bu davranışına şahit olmuş aile bireyleri, arkadaşlar ya da komşuların mahkemede tanıklık yapmaları, boşanmada ispat için kullanılabilecek sağlam delillerden birisidir. Boşanmada hakim tanık beyanlarına bağlı deildir. Fakat tanıkların söyleceği beyanlar ve olayların akışının olaya şahitlik etmiş kişilerden dinlenmesi önemli ölçüde kusurun anlaşılmasını sağlayabilmektedir. Hakim boşanmayı getiren olayların veya olayın nasıl gerçekleştiği hakkında tanıklara bir takım sorular yöneltecek ve bu olayların açığa kavuşturulmasını sağlayabilecektir. Boşanmada tanık beyanları verilirken, tanıkların birbirleri ile çelişmemesi, tutarsızlık olmaması gerekir. Tanıkların boşanma davasında hakim huzurunda tanıklık yapmaları gerekir ve yazılı bir şekilde tanıklık yapılması mümkün değildir.

Boşanmada Başka Bir Mahkeme Kararı İspat İçin Kullanılabilir Mi?

Boşanmada ispat için kullanılabilecek belgelerden birisi de farklı bir davaya ait mahkeme kararlarıdır. Örneğin eşin yüz kızartıcı bir suçtan hüküm giymesi (uyuşturucu, hırsızlık, rüşvet…) ve bu suça ilişkin mahkeme kararı, boşanma davasında ispat için kullanılabilmektedir. Ya da farklı bir örnek vermek gerekirse, şiddet nedeniyle açılan bir boşanma davasında, eşin uyguladığı şiddete ilişkin açılmış olan bir ceza davası sonucunda alınacak mahkeme kararı boşanma davasında ispat için kullanılabilir.

Boşanmada Whatsapp Konuşmaları Delil Kabul Edilir Mi?

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte boşanma davalarında delil olarak öne sürülen delillerden birisi de Whatsapp konuşmaları ve whatsapp yazışmaları olmaktadır. Burada yine bilinmesi gereken bu delilin nasıl elde edildiğidir. Örneğin eşin Whatsapp üzerinden hakaret etmesi, aldattığını itiraf etmesi gibi durumlarda Whatsapp konuşmaları delil olarak kullanılabilmektedir. Diğer yandan hukuka aykırı bir şekilde elde edilmiş olan konuşma geçmişi mahkemede delil sayılmayacaktır. Boşanmada Whatsapp konuşmalarının doğruluğu bilirkişi incelemesi ile kanıtlanabilen bir durumdur.

Facebook Boşanmada Delil Sayılır Mı?

İnternetin yaygın bir şekilde kullanılması ve sosyal medya mecraları, boşanmayı getiren olayların ispatı açısından sıklıkla kullanılabilmektedir. Örneğin eşin sosyal medya üzerinden yapacağı bir yazışma ya da fotoğraf paylaşımı boşanma davalarında delil olarak öne sürülebilir. Burada da bu paylaşım ya da yazşmaların doğruluğu bilirkişi incelemesi ile ispatlanabilmektedir. Yine bilinmesi gereken husus, Facebook boşanmada delil olarak kabul edilirken, öncelikle öne sürülmüş olan delilin nasıl elde edildiğine bakılır. Hukuka aykırı şekilde alınan deliller mahkemece kabul görmez. Örneğin eşin Facebook hesabına habersiz giriş yapılması sonucu eşin yazışma dökümü mahkemeye sunulamaz.

Telefon Konuşmaları ve Mesajlar Gsm Operatöründen İstenilebilir

Boşanmada ispat için eşin yapmış olduğu telefon görüşmeleri ya da mesajlar GSM operatörlerindedn talep edilebilmektedir. Burada özel hayatın gizliliği nedeniyle operatörler konuşmaların içeriğini kayıt altına alamazlar. Yalnızca konuşma kaydı olarak hangi numara ile görüşüldüğü ve görüşmenin ne kadar sıklıkla ve ne kadar süre olduğu operatörlerce kayıt altına alınır. Aynı durum mesajlar için de geçerli olup Gsm operatörü yalnızca hangi numara ile hangi tarihte ne kadar mesajlaşıldığı bilgisini kayıt altına alabilmektedir. Konuşma ve mesajların içeriği tutulmasa bile boşanmada ispat için bu görüşmelerin hangi tarihte ve ne sıklıkla yapıldığı yeterli olabilmektedir. Örneğin aldatma nedeniyle boşanma davalarında eşin aynı numara ile meşru bir neden olmaksızın sık sık görüşmesi “aldatma şüphesi” taşır ve boşanma davalarında güven sarsıcı davranış unsurunun oluşması için yeterlidir.

Boşanma Ücreti

Boşanma aşamasında olan kişiler açısından merak edilen konulardan birisi de boşanma ücreti olmaktadır. Açılacak olan boşanma davası maliyeti, boşanma davası avukatlık ücreti, boşanma davasında yargılama giderleri, boşanma davası harç ücretleri gibi hususlar, boşanma ücreti içerisinde yer alan farklı maliyet tipleridir. Boşanma ücreti ve boşanma davası masrafları hakkında bilgi vermeden önce açılacak davanın önemi hakkında bilgi vermek daha doğru olacaktır.

Boşanma dendiği zaman insanların aklına öncelikle eşlerinden ayrılmak gelir. Fakat boşanma yalnızca eşlerin fiziksel olarak ayrılmaları anlamına gelmez. Eşlerin hayatlarını ayırmaları, bir çok ortaklığın da sonlandırılması anlamı taşır. Burada eşler, yalnızca ortak yaşadıkları evi ayırmazlar. Boşanmalarda taraflar mal paylaşımı, ortak çocuğun velayeti gibi önemli konularda da ayrılığa giderler. Bu açıdan bakıldığında boşanma yalnızca eşlerin fiziki anlamda hayatlarını ayırmaları değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal anlamda da ortaklıklarını bitirmeleri anlamına gelmektedir. O yüzden boşanma ücreti hakkında araştırma yapan kişilerin, boşanma sürecinin önemini doğru bir şekilde kavramaları gerekecektir.

Boşanma Ücreti ve Boşanma Davası Masrafları

Ülkemizde eşlerin yasal olarak evliliklerini sonlandırmaları adına mutlaka boşanma davası açmaları gerekir. Boşanma davası bir süreçtir ve bu süreç içerisinde ödenmesi gereken zorunlu giderler olabilceği gibi, ödenmesi, yasal hakların korunması adına önemli olan ücretler de bulunur. Boşanma ücreti ne kadar diye merak eden kişiler bu noktada açılacak olan boşanma davası içerisinde yargılama giderlerini karşılamak zorundadırlar. Diğer yandan boşanma davasının açılmasından önce bu boşanma için gerekli belgelerin hazırlanması aşamasında ödenecek tutarlar da boşanma ücreti içerisinde yer alacaktır. Boşanma davası açılmadan önce ödenecek ücretler, boşanma davası içerisinde ödenecek ücretler ve boşanma avukatı tutulması durumunda boşanma avukatı vekalet ücreti, boşanma davası açacak bireylerin ödemeleri gereken masraflardır.

Boşanma davası masrafları veya boşanma ücreti açılacak olan davanın niteliğine, dava için öne sürülecek boşanma sebebine, boşanma avukatı tutulup tutulmamasına, davanın nerede açılacağına göre farklılık gösterebilmektedir. Boşanma davası türüne göre boşanma ücreti değişmesinin sebebi, anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma arasında inceleme,tanık dinleme, bilirkişi atanması… gibi bir çok usul farklı olmasından kaynaklanmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Ücreti

Anlaşmalı boşanma kısaca eşlerin ikisinin de boşanmak istemesi ve Medeni Kanun’da belirtilmiş anlaşmalı boşanma şartlarının yerine getirilmesi durumunda yapılacak olan boşanma şeklidir. Anlaşmalı boşanmanın nasıl yapıldığını “anlaşmalı boşanma” adlı makalemizden erişebilirsiniz. Anlaşmalı boşanmalarda, boşanma ücreti çekişmeli boşanma ile kıyaslandığı zaman daha uygun olmaktadır. Bunun sebebi, yargılamanın anlaşmalı boşanmada tarafların ispat yükümlülüğün olmaması, öne sürülecek olan hukuki sebebin araştırılmasının gerekmemesi gibi durumlar tanık dinleme ve bilirkişi raporu bekleme gibi hususları ortadan kaldırmaktadır. Hal böyle olunca anlaşmalı boşanma davaları daha kısa süreceğinden anlaşmalı boşanma ücreti de daha uygun olmaktadır.

Anlaşmalı boşanma ücreti ve maliyetini belirleyen farklı unsurlar da bulunur.Yargılama giderleri, anlaşmalı boşanma dilekçesi ücreti, anlaşmalı boşanma protokolü hazırlama ücreti,anlaşmalı boşanma avukatlık ücreti gibi kıstaslar bu davanın maliyetini belirler. İstanbul barosunun tavsiye niteliğinde önerdiği anlaşmalı boşanma avukatlık ücreti 4.600 TL’dir. Fakat bu ücret tamamen tavsiye niteliğinde olup tutulacak olan avukatın deneyimi ve ücret tarifesine göre bu rakam farklılık gösterecektir.

Çekişmeli Boşanma Davası Ücreti

Çekişmeli boşanmalar, anlaşmalı boşanmalardan farklı olarak bir takım ispatların yapılması adına araştırma, inceleme, tanık dinleme, delil sunma gibi aşamalardan oluşmaktadır. Bu da çekişmeli boşanma davalarını anlaşmalı boşanma davalarından daha uzun ve daha karmaşık hale getirir. Çekişmeli boşanma yöntemi ile evliliğin noktalanması durumunda dava içerisinde kusur oranlarının belirlenmesi gerekir. Bu kusur oranları dava neticesinde nafaka velayet tazmat gibi hukuki sonuçları direk etkilemektedir. O yüzden çekişmeli boşanma davalarının titizlikle yürütülmesi gerekir.

Çekişmeli boşanma davalarının bu denli karmaşık ve uzun olması sonucu, boşanma davası için ödenecek ücret de daha fazla olacaktır. Çekişmeli boşanma davalarında delil sunulması, bilirkişi tayin edilmesi, tanık dinletilmesi gibi süreçler ve yargılama giderleri çekişmeli boşanma ücreti açısından belirleyici olmakla birlikte bu dava için avukat tutulması da avukatlık ücreti doğuracağından boşanma ücreti hesaplanırken avukatlık ücreti de hesaba katılmalıdır. Çekişmeli boşanma ücreti davanın niteliğine ve tutulacak olan avukatın tecrübesine, ücret tarifesine göre değişiklik gösterecektir. İstanbul Barosunun tavsiye niteliğinde sunduğu çekişmeli boşanma ücreti tabanı 6.800 TL’dir. Ayrıca çekişmeli boşanma davalarında tazminat isteminin bulunması durumunda dava değerinden yüzde ödenmesi de söz konusu olabilmektedir.

Boşanma Davası Masrafları

Evliliğin mahkeme yoluyla bitirilmek istenmesi durumunda açılacak olan davalarda bireylerin davanın niteliğine göre ödemesi gereken farklı kalem giderler olmaktadır. Boşanma davası masrafları olarak dile getirebileceğimiz bu giderler içerisinde davanın açılabilmesi için gerekli olan harçlar, yargılamanın yapılabilmesi için ödenecek yargılama giderleri, dava içerisinde tanık sunulması, ispata ilişkin bilirkişi tayin edimesi gibi durumlarda bu uygulamaların ücretleri, dava açmadan önce gerekli belgelerin hazırlanması için ödenecek ücretler, boşanmada hak kaybı yaşanmaması için doğru bir boşanma süreci yürütülmesi adına tutulacak avukat ücreti… gibi bir çok kalem gider boşanma davası masrafları açısından belirleyici olmaktadır.

Boşanma Davası Avukatlık Ücreti

Boşanma davalarında avukat tutulması zorunlu olmamakla birlikte, davanın en kısa süre içerisinde sonuçlandırılması adına avukat tutulması önerilir. Diğer yandan boşanma avukatları, boşanma davası sonrası yaşanması muhtemel hak kayıplarının da önüne geçilmesi adına müvekkillerine mutlak fayda sağlar. Örneğin boşanma sonrası çocuğun velayetinin alınması, boşanmada nafaka ve tazminat talepleri gibi maddi ve manevi bir çok konuda yaşayabileceğiniz hak kayıplarının telafisi için mutlaka boşanma davasını uzman bir boşanma avukatı ile açmalısınız. Boşanma davası avukatlık ücreti, bu aşamada en fazla merak edilen konudur. Boşanma avukatı ücretleri tutulmak istenilen avukatın deneyimi ve bilgisine göre farklılık göstermektedir. Bu hususta en doğru bilgiyi boşanma avukatları ile iletişime geçerek alabilirsiniz. Diğer yandan her ilde bulunan baroların tavsiye niteliğinde belirttiği avukatlık ücret tarifesi bulunur fakat bu ücretler tavsiye niteliğinde olduğu için avukattan avukata değişiklik gösterecektir.

Kaynak: Boşanma Davası Ücreti

Boşanmada Tazminat Nedir Nasıl Alınır?

Boşanma sürecinde merak edilen husulardan birisini de tazminat konusu olmaktadır. Boşanmada tazminat ile ilgili bu makalemizde maddi ve manevi tazminat nasıl talep edilir, boşanmada tazminat hakkı, kimler boşanmada tazminat alabilir, boşanmada tazminat miktarı nasıl belirlenir, kimler boşanmada tazminat alamaz… gibi hususlar üzerinde duracağız. Boşanma davalarında tazminat, boşanmanın diğer sonuçları gibi titizlikle üzerinde durulması gereken ve sıklıkla hak kaybı yaşanılan konulardan birisi olmaktadır.

Boşanmada Tazminat Hakkı Var Mıdır?

Boşanmanın velayet, mal paylaşımı, nafaka gibi maddi ve manevi sonuçlarından birisi de tazminat olmaktadır. Evliliğin bitirilmesi sadece eşlerin ortak yaşamlarını ayırmaları değil, bunun yanı sıra evlilik içerisinde kurdukları ortak ekonominin de ayrılmasıdır. Burada boşanmanın maddi sonuçlarından birisi de eşlerden birisinin diğer eşe ödeyeceği tazminattır. Boşanamda tazminat hakkı var mıdır diye merak edenler açısından boşanma davalarında tazminat alınabilmesi için talep edilecek olan tazminat türüne göre farklı şartların var olması gerekir.

Boşanmada Maddi Tazminat Şartları

Boşanmada tazminat talebinde bulunacak olan kişilerin uğradığı maddi zararın tazmin edilmesi için Medeni Kanun maddi tazminat şartları öne sürmektedir. Buna göre boşanmayı getiren olaylar dizisi içerisinde eşinden daha az kusura sahip olan ya da boşanmayı getiren olaylarda kusursuz olan kişiler boşanmada maddi tazminat talep edebilirler. Örneğin, aldatma nedeniyle boşanma davası içerisinde eşini aldatan kişi boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha fazla kusura sahip olacağından aldatan kişiye boşanmada tazminat verilmez. Aldatılan kişi ise boşanmada maddi tazminat talep edebilir.

Boşanmada Maddi Tazminat Nasıl Alınır?

Boşanma davalarında maddi tazminat talebinde bulunacak olan kişiler açısından 4721 sayılı Medeni Kanun hangi hallerde maddi tazminat alınabileceğine hükmetmiştir. Buna göre boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip olan ya da kusursuz olan kişi boşanmada maddi tazminat talep edebilmektedir. Boşanma sonrası maddi tazminat talep edecek olan bireyler açısından tazminatın alınabilmesi için boşanmanın maddi bir zarar ortaya çıkarması gerekir ve birey de bu mağduriyetin tazmin edilmesini talep eder. Örneğin evlenme ile birlikte mesleğini yapmayı bırakan ve ev işleri ile ilgilenen, yani evlilikten sonra işinden ayrılıp ev hanımlığı yapan kişi, evlilik olmadığı zaman maddi tasarruf yapabilecekken, evlilik ile birlikte bu tasarrufdan mahrum kalacaktır. Bu durumda boşanmada maddi tazminat talep etmek de mümkündür.

Boşanmada Maddi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Boşanmada tazminat ile ilgili olarak talep edilecek olan maddi tazminatın miktarı, karşı tarafın ödeme gücü oranında olmaktadır. Diğer bir değişle tazminat talep edecek olan kişi karşı tarafın ödeme gücünü baz alarak, tazminat miktarı talep etmelidir. Aksi durumda boşanmayı getiren olaylarda kusurlu olan kişinin maddi yeterliliği olmadığı için bu tazminat gerçekleşmeyecektir. Hakim, talep edilen tazminat miktarının karşı tarafın ödeme gücünden fazla olduğunu belirlerse bu noktada karşı tarafın ödeme gücü oranında bir maddi tazminat miktarına hükmeder.

Boşanmada tazminat miktarı ile ilgili bilinmesi gereken bir başka husus ise, hakimin, talep edilenden daha fazla bir boşanma tazminatına hükmetmediğidir. Örneğin, boşanma sonrası eşinden 600.000 TL maddi tazminat talebinde bulunan bir kişi için, hakim 750.000 TL maddi tazminata hükmetmez. O yüzden boşanmada tazminat hakkı olan bireylerin doğru bir süreç yönetimi ile alabileceği maksimum tazminat miktarını doğru belirlemesi gerekir.

Boşanma sonrası yaşanılacak olan maddi zararın tazmin edilmesi noktasında bireyler tazminat hakkı ile ilgili bir hak kaybı yaşamamak adına uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almalıdırlar. Burada tutulacak olan boşanma avukatı, müvekkillerinin maddi zararlarının karşılanması adına doğru bir boşanma süreci yürüterek gerek boşanmada müvekkilinin kusursuz ya da az kusurlu olmasını sağlama gerekse de boşanmada tazminat miktarı konusunda mutlak fayda sağlayacaktır.

Boşanmada Manevi Tazminat Şartları

Boşanmada tazminat talep edecek olan bireyler açısından talep edilebilecek tazminat türlerinden birisi de manevi tazminattır. Boşanmada manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik haklarının saldırıya uğramış olması gerekir. Manevi tazminat kavramı, kişilik hakları saldırıya uğrayan bireylerin bu durum karşısında yaşadığı mağduriyetin giderilmesi olarak nitelendirilir. Boşanmayı getiren olaylarda kişilik hakları saldırıya uğrayan birey bu durumu öne sürerek boşanmada tazminat talep edebilir. Örneğin eşi tarafından aşağılanan, hakarete uğrayan ve bu nedenle boşanma davası açan kişi eşinden, kişilik haklarının saldırıya uğramış olması nedeniyle manevi tazminat talep edebilir.

Boşanmada Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Boşanmada manevi tazminat miktarını belirleyen yine karşı tarafın ödeme gücü olup bilinmesi gereken bir diğer husus ise, manevi tazminatlarda zenginleşmeme esası uygulanır. Yani manevi tazminat, maddi tazminat kadar yüksek olmamaktadır. Boşanmada tazminat talepleri değerlendirilirken manevi tazminat talep edecek kişiler açısından hakim yine maddi tazminat taleplerinde olduğu gibi karşı tarafın ödeme gücü ve geliri oranında tazminat miktarına hükmeder. Boşanma davalarında manevi tazminat talep edilen tutardan daha fazla olmaz. Örneğin boşanmayı getiren olaylarda eşinin kişilik haklarına saldırıda bulunan kişiden 50.000 TL manevi tazminat talep edildiğinde hakim 60.000 TL manevi tazminat miktarına hükmetmez. Burada boşanmada tazminat talep edecek kişilerin yine doğru bir süreç yönetimi sergilemesi gerekir. Karşı tarafın ödeme gücünün belirlenmesi, talep edilmesi gereken tazminatın miktarının belirlenmesi, kişilik haklarına yapılan saldırının ispatı… gibi bir çok prosedürün etkili şekilde yerine getirilmesi ile boşanmada tazminat alınabilir. Bu noktada boşanmada tazminat talep etmek isteyen kişilerin uzman bir boşanma avukatı ile boşanma davası sürecini yürütmeleri önerilir. Boşanma avukatları hukuki bilgi ve deneyimleri sayesinde boşanmada tazminat hakkı hususunda müvekkillerinin yaşayabileceği hak kayıplarını bertaraf edebilecektir.

Boşanırsam Tazminat Alabilir Miyim?

Sıklıkla merak edilen konulardan birisi olan boşanmada tazminat taleplerine ilişkin bilinmesi gerekir ki her tazminat türüne göre yerine getirilmesi gereken şartlar farklı olacaktır. Boşanmada maddi veya manevi tazminat talep edilebileceği gibi her iki tazminat türü de karşı taraftan talep edilebilmektedir. Boşanırsam tazminat alabilir miyim diyen bireyler açısından tazminat talepleri boşanma sürecinin bir parçası olmakta ve boşanma davasında haklılığın kanıtlanması ve eşinden daha az kusura sahip olunması durumunun ispatlanması gerekir. Bu da boşanma davasının açılmasından davanın sonuçlandırılmasına kadar olan süreç içerisinde atılacak adımların doğru olmasının önemini ortaya çıkarmaktadır.

Boşanmada Velayet Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Boşanma sürecinde eşler arasında en fazla çekişmeye neden olan durumlar da müşterek çocuğun velayetinin kim tarafından alınacağı ve çocuğun boşanmadan sonra kim ile yaşayacağı olmaktadır. Boşanmada velayet ile ilgili hakim kararı verilirken üzerinde durulan esas konu, çocuğun çıkarları olmakta ve hangi ebeveyn çocuğa daha iyi bir yaşam sunarsa çocuk ona verilmektedir. Bu yazımızda boşanmada velayet hakkında bilinmesi gereken konulara değineceğiz.

Boşanmada Velayet Kime Verilir?

Boşanma davalarında çocuğun velayeti hangi eşe verilir konusunda çocuğun menfaatleri ön planda tutulmaktadır. Buna göre çocuğun eğitim hayatı, çocuğun yaşayacağı ortam, çocuğun bu konuda isteği gibi hususlar incelenerek çocuğun velayeti kararı verilir. Bu noktada hangi eşin çocuğa daha iyi bir hayat sunacağı gerekli incelemeler yapılarak velayet kararı verilir.

Boşanırsam Çocuğumun Velayetini Alabilir Miyim?

Boşanma sonrası çocuğun velayetini almak isteyen kişiler, boşanma davasını etkili bir süreç yönetimi ile yürütmeleri gerekir. Velayet, boşanmanın en önemli hukuki sonuçlarından birisidir. Her iki eş de çocuğundan ayrılmak istemeyebilir. Çekişmeli boşanma davalarında da sıklıkla fikir ayrılığı yaşanılan konulardan birisi olan velayet hususunda eşlerin ikisinin de çocuğun velayetini istemeleri olmaktadır. Boşanırsam çocuğumun velayetini alabilir miyim diye merak eden kişiler, açılacak boşanma davası içerisinde çocuğun kendisi ile yaşamasının çocuk açısından daha sağlıklı olacağı yönünde hakim kanaati oluşturmaları gerekir. Bu noktada boşanma davasında hakim kanaati oluşturulabilmesi ancak etkili bir süreç yönetimi ile mümkün bir durum olacaktır.

Boşanma Davasında Küçük Çocuğun Velayeti

Boşanma davalarında velayet kararı verilirken çocuğun yaşı da üzerinde durulan bir husustur. Bebeklerde anne şefkatinin önemi nedeniyle boşanma davasında bebeğin velayeti anneye verilebilmektedir. Fakat bu durum her zaman bebeğin velayeti anneye verilir olarak algılanmamalıdır. Sonuçta yine çocuğun çıkarları söz konusu olduğundan dolayı, hakim kanaati bebeğin anne ile yaşamaması yönünde olması durumunda bebeğin velayeti babaya da verilebilmektedir.

Boşanma Davasında Hakim Çocuğa Ne Sorar?

Boşanma davalarında velayete ilişkin karar alınırken, çocuğun yaşça büyük olması durumunda hakim çocuğa kiminle yaşamak istediği yönünde sorular sorabilmektedir. Burada çocuğun hangi ebeveyn ile yaşamak isteyeceği, boşanmada velayet kararı verilirken göz önüne alınan hususlardan birisidir.

Boşanmada Velayet Kararı Verilirken Hakim Kardeşleri Ayırır Mı?

Boşanmada velayet ile ilgili olarak bilinmesi gerekir ki kardeşlerin ayrılmaması ve birlikte büyümeleri çocuklar açısından önemli bir konudur. Boşanma davalarında da hakim tüm çocukların velayetini aynı kişiye verebilir fakat, yaşça büyük olan ve aklı eren çocuğun farklı bir ebeveyn ile yaşamak istediği yönünde beyan verilmesi durumunda hakim bu beyanı değerlendirerek uygun gördüğü kararı vermektedir.

Çalışmayan Kadına Velayet Verilir Mi?

Boşanmada velayet konusunda belirleyici olan unsurun çocuğun menfaatleri olduğuna değinmiştir. Burada kadının çalışmıyor olması çocuğunun velayetini alamayacağı anlamına gelmez. Yine hakim gerekli incelemeleri ve araştırmaları yaparak çocuk için hangi ebeveyn ile yaşamasının daha olumlu olduğuna karar vererek çocuğun velayetini o kişiye vermektedir. Diğer yandan çocuğun velayetini alan birey çocuğun masraflarının karşılanması adına, karşı taraftan iştirak nafakası talep edebilmektedir. Bu durumda kadının çalışıp çalışmaması boşanmada velayet kararı verilirken öncelik olmamaktadır.

Velayet Değişikliği Davası

Boşanmada velayet, kesin hüküm niteliğinde değildir ve değişen yaşam koşullarına bağlı olarak bireyler, velayetin değişikliği talebinde bulunabilirler. Bunun için velayet değişikliği davası ya da diğer adıyla velayet değiştirme davası açılması gerekir. Burada çocuğun velayetini almak istiyorum diyen birey, açacağı velayet değişikliği davası içerisinde çocuğun kendisi ile yaşamasının çocuk açısından önemine değinerek hakim kanaati oluşturmalıdır. Velayet değiştirme davası içerisinde verilecek olan karar, tıpkı boşanma davasında olduğu gibi çocuğun menfaatleri üzerine kurulur. Bu tip davalarda da hakim çocuğun çıkarlarını gözeterek velayet kararı vermektedir.

2. Evlilik Durumunda Velayet

Boşanma sonrası çocuğun velayeti verilen kişinin yeni bir evlilik yapması tek başına velayet değişikliği için yeterli bir neden değildir. Fakat ikinci evlilik ile birlikte üvey kardeşlerle anlaşamama ya da üvey anne/babadan göreceği duygusal veya fiziksel şiddet çocuğun velayetinin değiştirilmesi adına, velayet değişikliği davası için öne sürülebilecek velayet değişikliği nedenleri arasındadır.

Velayet Davası Nasıl Açılır?

Boşanma sonrası velayet değişikliği yapmak için açılacak velayet davası için görevli mahkemeler, Aile Mahkemeleri olmaktadır. Çocuğunun velayetini eski eşinden almak isteyen kişilerin velayet davası açabilmeleri için geçerli bir velayet değişikliği nedenine sahip olmaları gerekir. Velayet davası açmak isteyen bireyler için hangi nedenlerin velayet değişikliği davasında öne sürülebileceği kanunda belirtilmektedir.

Velayet Avukatı

Boşanmada velayet kararı alınabilmesi ya da velayet değişikliği yapılabilmesi adına bu sürecin doğru yürütülmesi gerekir. Burada velayet avukatı tutularak çocuğun velayetinin alınması sağlanabilir. Velayet avukatı müvekkillinin çocuğunun velayetini almada müvekkiline mutlak fayda sağlayacaktır.

Eşlerden Birisi Boşanmak İstemezse Ne Olur?

Yasal olarak evliliğin bitirilmek istenmesi durumunda eşlerin boşanma davası açmaları gerekmektedir. Boşanma süreci eşlerin ikisinin de boşanmak istemesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içerisinde belirlenmiş anlaşmalı boşanma şartlarının yerine getirilmesi durumunda anlaşmalı olarak sonlandırılabilir. Bu fakat bu süreçte eşlerden birisi boşanmak istemezse bu defa açılacak olan dava çekişmeli olarak yürütülecektir. Bu makalemizde eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur, eşlerden birisinin boşanmayı istememesi, eşlerden birisinin boşanmaya yanaşmaması gibi durumlar ve bu durumların ortaya çıkaracağı sonuçlar üzerinde duracağız.

Eşlerden Birisi Boşanmak İstemezse Ne olur?

Eşlerden birisi boşanmak istemezse, boşanmak isteyen eş, çekişmeli boşanma davası açarak bu boşanmayı gerçekleştirebilir. Çekişmeli boşanma davası açarak boşanma yönünde irade sergileyen eş, boşanma gerçekleştirebilmek adına ispat yükümlülüğünü yerine getirmelidir. Burada boşanmaya neden olan olayların ispatı davacının üzerindedir. Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur diye merak eden kişi açısından boşanma davasını açan eş, öne sürdüğü boşanma sebebini ispat ederek boşanabilir. Boşanmak isteyen eşin boşanmayı gerçekleştirebilmesi için mutlaka öne sürdüğü boşanma sebebini ispat etmesi gerekir. Aksi durumda hakim ortada boşanmayı gerektirecek bir husus olmadığı kanısıyla boşanma davasını reddeder.

Eşlerden Birisinin Boşanmayı İstememesi Durumunda Dava Reddedilir Mi?

Boşanma davasının reddi, evlilik içerisinde gerçekleşen olay ya da durumların ortak yaşam kurulmasını engellemeyecek derecede olduğu ya da boşanma için öne sürülen gerekçenin ispatının yapılamadığı durumlarda olur. Eşlerden birisinin boşanmayı istememesi tek başına davanın reddi için bir neden değildir. Burada boşanma davasını açan kişinin eşinden boşanması için öne sürdüğü haklı boşanma nedenini ispat etmesi yeterlidir. Örneğin aldatma nedeniyle boşanma davası açan kişi, eşi boşanmayı istemese de, aldatma unsurunu ispat ederek eşinden boşanabilir. Eşlerden birisinin boşanmayı istememesi durumunda dava reddedilir mi diye merak eden kişiler açısından davanın reddi ancak gerekli ispatın yapılmaması ile mümkün olmaktadır.

Taraflardan Birisi Boşanmak İstemese de Boşanma Gerçekleşir!

“Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur” diyen bireyler açısından taraflardan birisinin boşanmayı reddetmesi açılacak boşanma davasının sonucunu değiştirmemektedir. Burada boşanma davası açan ve boşanmak isteyen kişinin Medeni kanunda yer alan hukuki sebeplerden herhangi birisine sahip olması ve bunu ispat etmesi yeterlidir. Evlilikte eşlerden birisi boşanmak istemezse diğer eş boşanmayı istemesi durumunda boşanma davası içerisinde hakim kanaati oluşturarak boşanabilir. Boşanmak istemeyen eş bu noktada ancak davanın süresini uzatabilecek hareketlerde bulunabilir.

Boşanmak İstemeyen Eş Neler Yapabilir?

Eşlerden birisi boşanmak istemezse, açılmış bir boşanma davası içerisinde davanın reddini sağlamak adına süreci yürütecektir. Bu noktada boşanma davası açan eşin boşanma için öne sürdüğü sebebin boşanmayı gerektirmeyecek bir husus olduğu yönünde hakim kanaati oluşturulması gerekir. Davacının deliller ve tanıklar ile boşanmada öne sürdüğü hukuki sebebi ispatı durumunda boşanma gerçekleşeceğinden dolayı boşanmak istemeyen eş, bu durumun tersi yönde savunma yapmak zorundadır.

Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur diye merak eden kişiler açısından eşin boşanmak istememesi bir çok nedenden dolayı gerçekleşebilir. Bunlardan ilki boşanmak istemeyen eş, evliliğini ve eşni seviyordur ve boşanmaya yanaşmamaktadır. Bunun dışında eş eşine boşanma sonrası çocuğun velayeti vermek istememe, boşanma sonrası mal paylaşımından eşine pay vermek istememe, boşanma sonrası nafaka ve tazminat ödememe gibi nedenlerden de boşanmayı istemeyebilir. Veya boşanma sürecinde eşine karşı hissettikleri nedeniyle eşinin acı çekmesi adına boşanmayı yokuşa sürme gibi bir tutum içerisinde de olabilmektedir.

Boşanmak İstemeyen Eşe Karşı Ne Yapılmalıdır?

Eşlerden birisi boşanmaya kesin kararlı ise boşanmak istemeyen eşine karşı çekişmeli boşanma davası açabilmektedir. Bu durumda boşanmayı getiren olayların ispatı, boşanma sonrası varsa çocuğun velayetinin alınması, nafaka ve tazminat taleplerinin durumu, mal paylaşımı gibi hususlarda hak kaybına yaşamamak adına uzman bir boşanma avukatı ile çekişmeli boşanma sürecini yürütmelidir. Burada tutulacak olan boşanma avukatı yasal hakların korunması adına hukuki destek verecek olup gerek boşanma davasının istenilen şekilde sonuçlanması gerekse de boşanmadan doğacak olan hakların korunmasını sağlayabilecektir.

Anlaşmalı Boşanmak İstememe

Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur diye merak eden bireyler açısından anlaşmalı boşanmaya karar verilip, daha sonra eşlerden birisinin anlaşmalı boşanmak istememesi durumu da sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Anlaşmalı boşanma hızlı ve sağlıklı bir boşanma yapılması önemlidir. Anlaşmalı boşanmaktan vazgeçme gibi bir durumda, anlaşmalı boşanma çekişmeli boşanmaya dönebilir. Eşlerden birisinin boşanmaktan vazgeçmesi ya da anlaşmalı boşanmanın sonuçlarında uzlaşmaktan vazgeçmesi gibi bir durumda boşanmak isteyen eş boşanma davasını çekişmeli olarak yürütebilir. Burada da yine boşanmayı belirleyecek olan esas unsur, boşanma nedeninin Medeni kanunda yer alması ve boşanma nedeninin tanık ya da delillerle ispatıdır.